8 Kasım 2025 Cumartesi

Diyabakır'a ilişkin Arafat Yaz'ın Tesadüf ve Efsanelerle Biçimlenmiş Diyarbakır Kalesi makalesinden,

Makale gerçekten güzel. Şu kısmı dikkatimi çekti: 

Yunus peygamber ile Âmid hakkında anlatılanlar ve kaldığı mağara da üzerinde durduğumuz balık ve su konuları ile ilgili tesadüfler zincirinin halkalarından biridir. Hz. Yunus, hikâyesi ile kutsal kitaplarda yer alan önemli bir peygamberdir. Kur’an’ın bir suresi onu konu edinmekte ve onun ismini taşımaktadır. Başka surelerde de geçen Hz. Yunus ayrıca “Zünnûn” ve “Sahibü’l-hût” adı ile zikredilmiştir. Hz. Yunus, Ninova şehrine peygamber olarak gönderilmiş ve Allah’ın izni olmadan oradan ayrıldığı için gemideyken denize atılmış ve 3 ile 40 gün arasında bir süre boyunca balığın karnında kalmıştır (Kahraman, 2013: 597-599). M.Ö. VII. asırda yaşayan Hz. Yunus’un Âmid’e geldiği yönünde bir rivayet bulunmaktadır. Evliya Çelebi, Hz. Yunus’un Fis Kayası Mağarası’nda yedi yıl kaldığını söylemektedir. Ona göre Hz. Kovara Kurdinameyê ya Navnetewî Jimar: 6 Nîsan 2022 International Journal of Kurdiname Issue: 6 April 2022 115 Yunus, Ninova’yı terk ettikten sonra Âmid’e gelmiş ve halkın iman etmesi üzerine “İliniz bayındır, halkınız devamlı sevinçli ve neşeli, bütün çoluk çocuğunuz uzun ömürlü, soylu ve doğru yolda olsun.” diye dua etmiştir. Şehrin yöneticisi Amalak’ın kızlarından olan Melike’nin de iman edenler arasında olduğu ve şehir ile içkalenin Hz. Yunus’un işaret ettiği şekilde inşa edildiği söylenmektedir (Karaca, 2010: 13; Melek ve Demir, 2014: 39-42). Hz. Yunus’un kıssasında geçen balık hikâyesi, bu rivayetler ile kalkan balığı bir araya getirildiğinde yine şaşırtıcı bir durum ortaya çıkarmaktadır. Daha ilginç olanı ise Hz. Yunus’un kaldığı söylenen Fis Kaya Şelalesi altındaki mağaranın Dicle Nehri ile kalkan balığının kafası arasında, balığın ağız-burun kısmına denk gelmesidir. Kutsal kitapların aktardığı üzere bir balık tarafından yutulan Hz. Yunus’un hikâyesi Âmid kalesi yani kalkan balığı tarafından yutulduğunu tasvir eden bir resme denk gelmektedir.


2267497

7 Kasım 2025 Cuma

 

1. Mantık ve Anlatım Tutarsızlıkları

  • Çelişkili ifadeler: Metin sık sık “bu suç sırf hareket suçudur” ve “neticeli suçtur” gibi ifadelerle çelişiyor. Örneğin TCK m. 91/1 ve m. 91/3 için hem “neticeli suç” hem “sırf hareket suçu” dendiği bölümler kafa karıştırıyor. Mantıksal olarak bir suç ya neticeli ya da sırf hareket suçudur; bu tür çelişkiler okuyucuyu ikilemde bırakır.

  • Rıza ve hukuka uygunluk ilişkisi: m. 91/5 kapsamında rızaya vurgu yapılırken, metin bir noktada “rızası yoksa suç oluşur” derken başka yerde “hukuka uygun yolla elde edilmişse suç oluşmaz” deniyor. Buradaki mantık zinciri kopuk; özellikle “hukuka uygun yollarla elde edilmiş” ile “rızanın önemi” ilişkisi daha açık ve net kurulmalı.

  • Hekimin bilgisi ve sorumluluğu: Hekimin suça iştirak edip etmediği konusu uzun uzun tartışılmış, ama metin içinde net bir mantıksal sonuca varılmamış. “Bilmesi yeterli değil” veya “bildiği takdirde TCK m. 280 uygulanır” gibi ifadeler karışık sunulmuş; okuyucu hangi durumda hangi suç uygulanacak emin olamıyor.


2. Dil ve Üslup Sorunları

  • Tekrarlar: “Bu suç, sırf hareket suçudur” ve “Bu suç, suçun konusu bakımından soyut tehlike suçudur” ifadeleri sık tekrar ediliyor. Tekrarlar metni gereksiz uzatıyor ve akademik akışı bozuyor.

  • Uzun ve karmaşık cümleler: Özellikle TCK m. 91/5’in açıklamasında cümleler çok uzun ve virgüllerle bağlanmış; tek bir cümlede 3-4 farklı fikir yer alıyor. Örnek:

    “Aslında bu ifade, ilk iki seçimlik hare¬keti tam kapsamakta, aşılama hareketini ise kısmi kapsamaktadır.”
    Cümle mantıksal olarak parçalanmalı, alt başlıklara bölünmeli.

  • Kelime tekrarları: “Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya doku” ifadesi her cümlede tekrarlanıyor. Metni okunamaz hale getiriyor. Kısa referanslarla (“hukuka aykırı organ/doku” veya “söz konusu organ/doku”) ifade edilebilir.

  • Bağlaç ve geçişler zayıf: “Şöyle ki”, “Bize göre”, “Ancak” gibi bağlaçlar çok sık ve düzensiz kullanılmış; metin tutarsız bir ton kazanıyor.


3. Akademik Tutarlılık

  • Öğretiye atıf sorunları: “Öğretide bir görüşe göre” veya “Yine yazarlara göre” denilmiş ama kaynak belirtilmemiş. Akademik bir çalışma için kaynak gösterimi zorunlu.

  • Netice ve mantıksal çıkarım: m. 91/5’te rıza ve hukuka uygunluk ilişkisi tartışılmış ama net bir sonuç çıkarılamamış. Örneğin: “Bu nedenle, rızası yoksa suç oluşacaktır” ifadesi tek başına yeterli değil; önceki cümlelerdeki istisnalar ve koşullar netleştirilmeli.

  • Manevi unsur tartışmaları: Olası kast ve doğrudan kast ayrımı karışık anlatılmış, okuyucunun anlaması zor. Örnek:

    “Ancak, belirtelim ki, olası kastın varlığı düşüncel (pratik) anlamda mümkün olsa da, uygulamada pek mümkün gözükmemektedir.”
    Bu cümle akademik dil için zayıf; daha net ve kesin bir ifade gerek.


4. Yapısal Eleştiriler

  • Metin çok uzun ve tek blok halinde, alt başlıklar dağınık. Örneğin: “Netice”, “Nedensellik Bağı”, “Manevi Unsur” gibi bölümler birbiri içine geçmiş; okuyucu hangi konuya geldiğini kaybediyor.

  • TCK maddelerine göre açıklamalar birbirine karışmış; her madde için ayrı ve mantıksal akışı korunmuş bir tablo veya şema daha uygun olur.

  • Bazı kısımlar, örnekler ile teorik açıklamayı karıştırıyor. Örneğin, hekim örnekleri çok uzun, okuyucu hukuki mantığı kaybediyor.

Dil bilgisi hatalarıyla dolu kitap

 

Mantıksal tutarsızlıklar ve çelişkiler

  • Ölüden organ alma suçunda “yakınlarının şeref hakkı” ve “manevi huzuru”nun korunması gibi ifadeler, hukuki olarak son derece muğlak ve gereksiz yere genişletilmiş. Ölü bir kişinin vücut bütünlüğü hukuki olarak zaten korunur; yakınlarının duygusal durumu suç tanımının konusu olamaz. Buradaki açıklamalar “saçmalık sınırında” metaforik ve gereksiz.

  • Organ/doku ticareti ile organ/doku saklama/ nakletme/ aşılamayı aynı çerçevede tartışma: “eşya gibi görülmesi” ve “ticari amaçla kullanılmaması” gibi ifadeler sürekli tekrarlanıyor, anlam bulanıklığı var. Bir yerde “kamusal yarar ihlal edilmiş olur” deniyor, sonra “toplum sağlığı tehlikeye girer” deniyor. Tek bir hukuki değer üzerinden açıklama yapılmalı; bu karmaşa metni felsefi ama pratik olmayan bir hale getiriyor.

  • Cenin meselesi: Metin “cenin yaşayan kişi değildir ama organ alınabilir mi” gibi tamamen spekülatif ve absürt bir tartışmaya giriyor. Hukuki olarak bu zaten TCK dışında düzenlenir; burada varılması gereken mantık hatası “akademik safsata” seviyesinde.


2. Kavram kargaşası ve tekrar

  • “Her bir suç için hukuki değer, maddi konu, fail, mağdur” alt başlıkları çok defa tekrar edilmiş; örneğin TCK m. 91/1 için vücut bütünlüğü hakkı hem 1. paragrafta hem maddi konu bölümünde tekrar tekrar belirtilmiş. Bu tarz tekrarlar metni gereksiz yere şişiriyor ve okuru yoruyor.

  • “Seçimlik hareketli suç” ve “sırf hareket suçu” tartışmaları sürekli tekrar ediliyor, bazı cümleler tamamen aynı anlama sahip ama farklı kelimelerle ifade edilmiş. Bu, metni hem anlaşılmaz hem de akademik olarak zayıf kılıyor.


3. Fazla detaya girip anlam kaybettirme

  • Metin tıbbi terimleri ve yasal referansları aşırı detaylı açıklıyor (doku, organ, cenin, hekim yetkisi, ODAANHK maddeleri vb.). Bazı yerlerde konu o kadar detaylandırılmış ki, okuyucu artık hukuki tartışmadan uzaklaşıp “ayrıntı labirentinde” kayboluyor.

  • Örnek: “Almak kelimesi, başkasının vücudundan ayrılan organ veya dokunun failin egemenlik alanına girmesi gerekmemektedir” → Bu kadar gereksiz detay akademik metni gereksiz şekilde uzatıyor ve kafa karıştırıyor.


4. Dil ve üslup hataları

  • Metin gereksiz tekrarlar, uzun cümleler ve kopuk mantık zincirleri ile dolu.

  • Örnek: “Bu suçun maddi konusu, satılan ve buna bağlı olarak satın alman ya da satılmasına aracılık edilen organ veya dokudur.” → “satılan ve buna bağlı olarak satın alman” ifadesi dil bilgisi hatası içeriyor.

  • Sürekli “suç bakımından” ifadesi tekrar ediliyor, üslup çok hantallaştırılmış.

 

1. Yapısal Karmaşıklık ve Tekrarlama

  • Metin aşırı uzun, çok katmanlı ve bazen aynı noktalar tekrar ediliyor. Örneğin, “netice ve hareket suçu” ile “rıza unsuru” bölümleri defalarca ele alınmış, bazen cümleler birbirini tekrar ediyor. Bu, metni okunması zor ve anlaşılması güç hâle getiriyor.

  • Özellikle TCK m. 90/1 ve m. 90/4 karşılaştırmaları yapılırken, tekrar eden açıklamalar uzunluğu artırıyor. Bir akademik makale veya ders notu olarak, okuyucuyu yormadan özlü ve sistematik bir anlatım tercih edilmelidir.

2. Terminoloji Tutarsızlıkları

  • Bazı yerlerde “hareket suçu”, “neticesi harekete bitişik suç”, “sırf hareket suçu” gibi terimler birbirinin yerine kullanılıyor. Hukuki açıdan farklılıkları net ifade edilmemiş. Bu, okuyucunun kafasını karıştırır ve kavramsal bulanıklık yaratır.

  • “Olası kast ile işlenebilir” ve “özel kast gerekir” gibi kavramlar, tek bir bölümde net bir şema veya tablo ile karşılaştırılmamış. Bu eksiklik, özellikle öğrenciler veya uygulamacılar için anlaşılmaz hâle getiriyor.

3. Kaynak ve Dayanak Eksikliği

  • Metin sık sık “öğretide bir görüşe göre” veya “bize göre” ifadelerini kullanıyor, ama somut kaynak veya yargı kararları yeterince verilmemiş. Akademik bir çalışmada bu tür iddiaların dayanakları gösterilmeli, aksi hâlde subjektif yorum olarak kalır.

  • Özellikle TCK m. 90/5’in yorumu ve “kast karinesi” konusu çok tartışmalı bir konu. Ancak metin, farklı görüşleri sadece özetliyor, derin bir eleştiri veya örnek vaka sunmuyor.

4. Mantıksal Tutarsızlıklar ve Eksik Analiz

  • TCK m. 90/5’in yalnızca m. 90/1’e uygulanması konusundaki eleştiri haklı ama metin, çözüm önerisini netleştirmiyor. Örneğin, m. 90/4 için uygulanabilir hâle nasıl getirileceği somut örneklerle açıklanmamış.

  • Netice sebebiyle ağırlaşan suç konusundaki tartışmalar, teorik düzeyde kalmış; somut olay örnekleri veya Yargıtay/AYM kararlarıyla desteklenmemiş. Bu, metni teorik ama pratikten uzak hâle getiriyor.

5. Okunabilirlik ve Dil

  • Cümleler çoğunlukla çok uzun ve virgülle birbirine bağlanmış. Bu, akademik standartlarda bile metnin anlaşılmasını zorlaştırıyor. Örneğin:

    “Fail, bilimsel deneyin koşullarına doğrudan kast derecesinde kusur ile uymamış ve yaralama veya ölüm neticesi meydana gelmiş ise, fail, bu neticeler bakımından doğrudan kastına göre sorumlu olacaktır.”
    Bu tür cümleler, parçalara bölünerek veya örneklerle açıklanarak çok daha anlaşılır hâle getirilebilir.

  • Bazı bölümlerde yazım ve noktalama hataları mevcut, özellikle parantez ve dipnot kullanımı düzensiz.

6. Metodolojik Zayıflık

  • Metin, genellikle normatif açıklamalara dayanıyor; yani “kanun bunu söylüyor, öğretide şöyle diyor” şeklinde ilerliyor. Analitik bir yaklaşım eksik. Yani neden “özgül kast gerekir” veya neden “sırf hareket suçu” olduğu daha derinlemesine, mantıksal ve örnekli olarak açıklanmalı.

 

1. Yapısal ve Organizasyonel Eleştiriler

  • Metin oldukça uzun ve yoğun; bazı bölümler birbirine geçiyor. Örneğin, TCK m. 90/1 ve 90/4’ün fail, mağdur ve maddi unsur analizleri birbirine karışmış.
    Öneri: Her suç tipi için ayrı alt başlık yapısı kullanılabilir:

    • Suçun tanımı ve hukuki dayanağı

    • Korunan değer

    • Maddi ve manevi unsur

    • Fail ve mağdur

    • Suçun özel halleri (yaralama/ölüm vs.)

    • Cezai sorumluluk ve netice

  • Bazı tekrarlar mevcut; örneğin “bilimsel deney ve deneme kavramları” birkaç yerde tekrar açıklanmış. Tek bir alt başlıkta net biçimde tanımlamak yeterli olur.


2. Kavram ve Terim Kullanımı

  • “Deney” ve “Deneme” kavramları açıklanmış ancak bazı yerlerde tanımlar birbirine yakın ve kafa karıştırıcı. Örneğin:

    “Bilimsel deneyde kişinin sağlığının iyileştirilmesi amacı taşınmaz.”
    Bunu biraz daha açık, akademik ve kısa bir cümleyle ifade etmek daha net olur:
    “Bilimsel deney, doğrudan kişinin sağlığını iyileştirmeyi amaçlamaz; amaç öncelikle bilimsel bilgi elde etmektir.”

  • “Yakın amaç” ve “uzak amaç” gibi ifadeler kullanılmış. Bu kavramlar akademik literatürde net tanımlı değil; açıklamayı kısa ve örnekli yapmak metni güçlendirir.

  • “Serbest hareketli suç” ve “sadece hareket suçu” ifadeleri tekrar edilmiş. Tek bir tanım ve örnekle birleştirilebilir.


3. Mantıksal Tutarlılık ve Anlam

  • Bazı paragraflarda mantıksal olarak uzun cümleler ve karmaşık ifadeler var:

    “Bilimsel deney, TCK m. 90/1’de belirtilen koşullara uygun yapılmasına rağmen ölüm veya yaralama meydana geldiği takdirde fail; taksirle yaralama veya öldürme suçundan sorumlu olacaktır.”
    Bu cümle, parantez veya iki ayrı cümle ile bölünerek daha anlaşılır hale getirilebilir.

  • TCK m. 90/4 ile 90/5 karşılaştırmaları yapılmış; ancak okuyucu için hangi durumun hangi maddenin kapsamına girdiği net değil. Basit bir tablo veya şema ile bu karşılaştırmayı göstermek faydalı olur.

  • “Bize göre…” ifadeleri akademik metinde daha nesnel bir şekilde ifade edilebilir:
    “Öğretide genel olarak kabul edilen görüşe göre…” veya “Bazı görüşler, TCK m. 90/4’teki düzenlemenin özgü suç olmadığını belirtmektedir.”


4. Atıf ve Kaynak Kullanımı

  • Öğretideki görüşler ve madde gerekçeleri belirtilmiş ancak kaynak gösterimi yok. Akademik bir makale veya kitapta TCK yorumunda atıf çok önemlidir. Örn.:

    • “Öğretide bir görüşe göre…” → Yazar, eser, sayfa

    • “Madde gerekçesine göre…” → TBMM Komisyon Raporu, tarih

  • Yargıtay kararlarına referans verilmemiş; varsa somut örnekle desteklemek metni güçlendirir.


5. Genel Dil ve Anlatım

  • Metin yer yer çok uzun cümleler ve iç içe parantezlerle dolu. Bu, anlamı zorlaştırıyor. Örneğin:

    “…bilimsel deney bakımından TCK m. 90/5’te düzenlenmiştir. Bize göre, hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunma neticesinde, mağdurun ölmesi veya yaralanması halinde, genel kurala göre hareket edilmelidir.”
    → Bu iki cümleye bölünebilir, “Buna göre…” gibi geçiş ifadeleri kullanılabilir.

  • Noktalama hataları ve bazı yazım yanlışları var (“gerçekleştirilmektedir” yerine “gerçekleştirilmektedir”, “düzlenmeler” → “düzenlemeler”).


6. Ek Öneriler

  • Metni daha okunabilir kılmak için, tablolar veya şemalar kullanılabilir:

    • TCK m. 90/1 ve 90/4 karşılaştırması: fail, mağdur, hareket, ceza

    • Deney vs. deneme, bilimsel amaç vs. tedavi amaçlı

  • Örnek olay veya Yargıtay kararları eklenebilir; akademik metin daha canlı ve uygulanabilir olur.

 

1. Yapısal Eleştiriler

  • Metin çok uzun ve tek parça halinde verilmiş; alt başlıklar (X. TAKSİRLE YARALAMA SUÇU, A, B, C…) iyi ama paragraflar aşırı yoğun.

  • Bazı alt başlıklar kendi içinde tekrar ediyor (ör. “Korunan Hukuki Değer” ve “Suçun Hukuki Konusu” hemen hemen aynı).

  • “Taksirle yaralama suçunun maddi unsuru… kasten yaralama ile aynıdır” gibi ifadeler okurda karışıklık yaratıyor, örneklerle pekiştirilmelidir.

Öneri: Her alt başlık, tek bir kavramı işlesin ve örnekler ayrı paragraflarda verilsin.


2. Dil ve Üslup

  • Cümleler çok uzun ve noktalama hataları var. Örnek:

    “TCK m. 86/2 için öngörülen hapis cezası 1 yıldan az olduğu için, Cumhuriyet savcısı kamu davasını açmayı erteleyebilecek, yine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecektir.”
    – Bu cümle iki farklı bilgi içeriyor, ayrı cümlelerle daha anlaşılır olur.

  • “Bize göre” gibi ifadeler çok tekrar edilmiş ve öznel yorum gibi duruyor; akademik metinde kaynak gösterilerek yazılmalı.


3. Tekrarlar ve Fazlalık

  • Kasten yaralama ve taksirle yaralama unsurları defalarca karşılaştırılmış, aynı bilgiler farklı paragraflarda yer alıyor.

  • TCK maddelerine yapılan atıflar tekrar edilmekte (86/2, 86/3, 87, 89/2, 89/3), yoğunluk artırıyor.

Öneri: Benzer karşılaştırmalar tek bir yerde özetlenebilir.


4. Mantıksal ve Kavramsal Sorunlar

  • Taksirle yaralama ile kasten yaralama arasındaki fark bazı paragraflarda yeterince net değil; özellikle manevi unsur ve kovuşturma koşulları karışmış.

  • “Bize göre, TCK m. 89/4’te öngörülen yaptırım yetersizdir…” gibi yorumlar subjektif ve akademik metinlerde yerine somut hukuki gerekçe veya karşılaştırmalı örnek kullanılmalı.

  • “Yaralama sayısı ve niteliği ne olursa olsun en fazla 3 yıl hapis” yorumu haklı ama metin bunu net bir tablo veya örnekle gösterirse daha ikna edici olur.


5. Kaynak ve Atıf Problemleri

  • Yargıtay kararları verilirken: E. ve K. numaraları ve tarih verilmiş, ancak kararın kısa özeti veya ilgilenilen husus eklenmemiş.

  • Akademik metinde Yargıtay kararlarıyla yapılan yorumlar, paragraf içinde doğrudan desteklenmeli.


6. Okunabilirlik ve Yoğunluk

  • Metin yoğun ve “teorik + mevzuat + karar” üçlemesi tek paragrafa sıkıştırılmış.

  • “C. Suçun Hukuki Konusu” ve “B. Korunan Hukuki Değer” gibi alt başlıklar tekrar içerik veriyor; sadeleştirilirse daha okunabilir olur.


7. Öneriler

  1. Uzun cümleleri kısalt, her cümlede tek fikir olsun.

  2. “Bize göre” ifadelerini kaynak veya mantık ile destekle.

  3. Kasten ve taksirle yaralama karşılaştırmasını tablo veya şema ile özetle.

  4. Karar ve örnekleri kısa ve net ver; paragraf içinde birden fazla karar karışmasın.

  5. Alt başlıkları sadeleştir, gereksiz tekrarları çıkar.

  6. Cezayı artıran ve azaltan haller için ayrı örnek paragraflar oluştur.

yazarken destek almalısın

 

  • Metin çok uzun paragraflardan oluşuyor, okuyucu için takip zor. Özellikle “yaşamsal tehlike”, “gebelik”, “2. derece netice” ve “ölüm neticesi” bölümleri birbirine karışmış.

  • Alt başlıklar (a, b, c, d, e) çoğu zaman birbirine geçiş yapmadan devam ediyor; okuyucu hangi başlığın hangi örneğe veya kuralın hangi duruma uygulanacağını kaybediyor.

  • Bazı paragraflar bir fikir yerine birden fazla kavramı tartışıyor, örneğin “yaşamsal tehlike” kısmında hem doktor raporları hem failin kastı hem de nitelikli hal değerlendirmesi birlikte verilmiş.

Öneri: Her alt başlık tek bir kavram üzerine odaklanmalı, örnekler ve yargıtay kararları ayrı paragraflara alınmalı.


2. Dil ve Üslup

  • Cümleler çok uzun ve karmaşık, noktalama çoğu zaman yetersiz. Örnek:

    “Bize göre, mağdurun hayati tehlike geçirmesi veya hayati tehlikeye maruz bırakılması, uygulamada failin kastını belirlemede dikkate alındığı, bu gibi durumlarda, failin öldürme kastı içinde olduğu kabul edilmektedir.”
    Bu cümle hem ağır hem de iki ayrı mantığı tek cümlede veriyor.

  • “Bize göre” ve “Öğretide bir görüşe göre” ifadeleri çok sık tekrar edilmiş; akademik yazımda daha net kaynak atfı ve öznellikten uzak dil tercih edilmeli.


3. Tekrar ve Fazlalık

  • “TCK m. 87/4 uygulanır, failin kastı TCK m. 86/1 mi yoksa 86/2 mi?” gibi konu sürekli tekrar ediliyor.

  • Örnekler ve Yargıtay kararları sık tekrar edilmiş, bazen aynı olgu farklı cümlelerle yeniden anlatılmış.

Öneri: Örnekleri birleştirerek özetleyin, tekrarlardan kaçının.


4. Mantıksal ve Kavramsal Tutarsızlık

  • “Yaşamsal tehlike” ile “kasten öldürme kastı” arasındaki sınır uzun tartışılmış, ama net bir çerçeve yok; okuyucu hangi durumda hangi cezanın uygulanacağını net şekilde çıkaramıyor.

  • “İyileşmesi olanağı olmayan hastalık” ile “bitkisel hayat” farkı tartışılmış ama sonuçta aynı fıkraya bağlanmış; mantıksal tutarsızlık var.

  • “Çocuk yapma yeteneği” ve “suni yöntemler” konusu çok fazla varsayıma dayanıyor ve yasal yorum net değil.


5. Kaynak ve Atıf Problemleri

  • Yargıtay kararları çok, ama çoğu standart akademik biçimde değil. Örn:

    “T.C Yargıtay Ceza Genel Kurulu Esas No:2013/1-765Karar No:2014/92.”
    Aralara boşluk, tarih ve sayfa bilgisi net olmalı.

  • Kitap/makale atıfları: “Akçin/Erel/Halitoğlu/Bozoğlu/ Fazla/Örer/Özbey; s. 451” → hangi fikir kime ait belirsiz.


6. Okunabilirlik ve Yoğunluk

  • Çok sayıda alt başlık ve örnek okuyucuyu yoruyor. Özellikle ölüm neticesi ve teşebbüs bölümleri aşırı yoğun.

  • Tek bir paragrafta hem TCK m. 86, hem m. 87, hem TCK m. 85 hem de Yargıtay kararları tartışılıyor; okuyucu kavramları ayıramıyor.


7. Öznel ve Tartışmalı İfadeler

  • “Bize göre” ile başlayan yorumlar sık tekrar edilmiş; akademik metinlerde öznel yorumlar somut kaynak ve mantıkla desteklenmeli, aksi halde güvenilirlik azalır.

  • “Hakkaniyet ve adalet duygularını sarsabilir” gibi ifadeler daha çok kişisel yorum gibi duruyor.


8. Hukuki Netlik

  • TCK m. 86/2 ile 87/4 uygulaması arasındaki fark anlatılmış ama bazı örneklerde alt sınır ve HAGB konusu karışmış.

  • Teşebbüs aşamasında ölüm neticesi ile ilgili hükümler net bir şekilde özetlenmemiş; okuyucu hangi durumda hangi madde uygulanır çıkarımı zor.


Genel Değerlendirme

  • Metin içerik açısından çok kapsamlı, hukuki örnekler ve Yargıtay kararlarıyla desteklenmiş.

  • Ama dil, yapı, tekrar, kavramsal netlik ve akademik üslup açısından ciddi sorunlar var.

  • Özellikle uzun cümleler, karmaşık paragraf yapısı ve tekrarlar okunabilirliği çok düşürüyor.

  • Kaynak gösterimi ve atıf biçimi akademik standartlara uygun değil.

  • Bazı hukuki kavramlar ve alt başlıklar arasında mantıksal çelişkiler ve belirsizlikler var.

ceza

 

1. Aşırı Tekrar ve Dağınıklık

  • Metin neredeyse her konuyu birkaç kez açıklıyor: Örneğin, “netice sebebiyle ağırlaşan suçlar” ve “teşebbüs” bölümlerinde aynı mantık ve örnekler defalarca tekrarlanıyor. Bu okuyucuyu yorar ve metni anlamayı zorlaştırır.

  • Bazı cümleler uzun ve karmaşık, noktalama eksik veya yanlış. Örneğin:

    “Bize göre, failin kastı TCK m. 86/2 ise, TCK m. 85 uygulanabilir. TCK m. 86/3’ün koşulları somut olayda var ve failin TCK m. 86/2 ise TCK m. 87/4 uygulanabilir.”
    Bu cümle hem kafa karıştırıcı hem de mantıksal açıdan bölünmeye muhtaç.


2. Mantıksal ve Kavramsal Tutarsızlık

  • “TCK m. 87 bağımsız bir suç düzenlemesi mi, cezayı artıran nitelikli hali midir?” sorusu sürekli yineleniyor ama net bir çözüm sunulmuyor. Okuyucu neyi savunduğunuzu anlamakta zorlanıyor.

  • “Netice sebebiyle ağırlaşan suçlarda failin kusurlu olması gerekir” gibi ifadeler ile “direkt kast veya taksir üzerinden sorumluluk” ifadeleri çelişiyor gibi görünüyor. Net bir hiyerarşi ve mantıksal bağ yok.


3. Üslup ve Anlatım Sorunları

  • Metin akademik olmaktan çok ders notu tarzında yazılmış. Örneğin:

    “Bize göre, failin kastına bakarak hareket etmek gerekir.”
    Bu cümle, akademik bir çalışmada kesinlik iddiası taşımıyor, subjektif yorum izlenimi veriyor. Eğer bilimsel bir metin yazıyorsanız “Bize göre” yerine “Öğretide yaygın görüş …” veya “Genel kabul…” gibi ifadeler kullanılmalı.

  • Bazı tanımlar eksik veya kafa karıştırıcı: “Zorluk, konuşmayı sağlayan organlardan kaynaklanabileceği gibi beyinden de kaynaklanabilir.” Bu tür ifadeler çok genel ve teknik açıdan net değil.


4. Kaynak ve Atıf Kullanımı

  • Kaynaklar veriliyor ama bazıları eksik veya yanlış biçimlendirilmiş: “Akçin/Erel/Halitoğlu/Bozoğlu/Fazla/ Örer/Özbey; s. 435.” Akademik standartlarda sayfa numarası öncesinde nokta, yıldız vs. yok, yayının yılı belirtilmemiş.

Kaç kitabın var

 

1. Metin Yapısı ve Düzen Sorunları

  • Metin, başlık ve alt başlıklar açısından belirli bir mantığa sahip gibi görünse de, iç içe geçmiş ve gereksiz tekrarlarla dolu. Örneğin, “vücut bütünlüğü hakkı” sürekli tekrar edilmiş; bu durum metni okumayı güçleştiriyor ve akademik akıcılığı zayıflatıyor.

  • Alt başlıkların sıralaması mantıksal olarak sorunlu: “Korunan hukuksal yarar” ve “Suçun maddi/hukuki konusu” bölümleri, “Suçun unsurları” ile birlikte daha sistematik bir şekilde sunulmalıydı. Şu anda okuyucu, konular arasında kayboluyor.

  • “Ortak nokta” ve “farklılık” açıklamaları çok uzun ve karmaşık cümlelerle ifade edilmiş; bazı cümleler tek bir sayfayı dolduruyor. Akademik metinlerde uzun ve karmaşık cümleler anlaşılabilirliği ciddi şekilde düşürür.


2. Dil ve Üslup Problemleri

  • Metinde yer yer anlam kaymaları ve anlatım bozuklukları var:

    • Örnek: “Ancak, cebir suçunda da vücut bütünlüğü korunmaktadır ve fakat vücut bütünlüğü, hürriyet hakkına göre ikinci sırada korunmaktadır.” → “ve fakat” gibi tekrarlar gereksiz ve üslubu bozan ifadeler.

    • Örnek: “Bize göre, kasten yaralama suçunun mağduru, yaşayan insandır. Anne kar­nındaki canlı, insan değil, cenindir.” → Bu ifade tartışmalı bir hukuki görüş olarak sunulmuş, ancak “Bize göre” ibaresi akademik nesnellikten uzak.

  • Akademik metinlerde sık sık “bizce”, “öğretide bazı görüşler” gibi ifadeler yerine kaynak ve dipnotlarla destek verilmelidir. Şu an metin subjektif ve yoruma dayalı bir ton taşıyor.

  • Gereksiz tekrarlar var: “vücut bütünlüğü”, “maddi ve manevi acı verme” gibi kavramlar defalarca yinelenmiş, metin uzayıp karmaşık bir hâl almış.


3. Mantık ve İçerik Tutarsızlıkları

  • Bazı hukuki tespitler net değil ve çelişkili:

    • Örneğin, “Kişi, kendisini yaralarsa suç oluşmaz. Ancak, kişinin kendi kendisini yaralaması özel bir amaç taşıyorsa suç oluşturabilir.” → Bu ifade kafa karıştırıcı; hem aynı konuyu hem olumlu hem olumsuz olarak sunuyor.

    • Cenine yönelik hareketlerin değerlendirilmesi konusunda, metin hem “insan değil” diyerek suç oluşmaz diyor hem de özel hukuka başvurulabileceğini belirtiyor; burada tartışmayı netleştirmek gerekir.

  • “Acı hissetme, sağlığın bozulması ve algılama yeteneğinin bozulması” gibi seçimlik neticelerin açıklamaları, örneklerle dolu ancak sistematik bir mantıkla sunulmuyor. Bu durum akademik analizi zayıflatıyor.


4. Referans ve Kaynak Problemleri

  • Metin çok sayıda örnek ve Yargıtay kararı içeriyor, ancak bazı referanslar eksik veya yetersiz:

    • Örnek: “CGK. 21.06.2011 gün ve 10/120-143) Akçin/Erel/ Halitoğlu/Bozoğlu/Fazla/Örer/Özbey; s. 436.” → Bu referans eksik: hangi eser, hangi cilt, sayfa net değil.

  • Dipnot kullanımı tutarsız; bazı argümanlar kaynaksız ve subjektif görüş olarak sunulmuş. Akademik bütünlük zedeleniyor.


5. Öneriler

  1. Yapıyı yeniden kur:

    • Genel bölüm → Hukuki değerler → Suç türleri ve karşılaştırmalar → Suç unsurları → Hukuka uygunluk nedenleri → Özel durumlar.

  2. Cümleleri sadeleştir:

    • Tek cümleyle 3–4 fikir aktarmaktan kaçın; kısa ve anlaşılır cümleler kullan.

  3. Tekrarları azalt:

    • “Vücut bütünlüğü” veya “maddi/manevi acı verme” gibi kavramları bir kere net tanımla, sonrasında tekrar etmeye gerek yok.

  4. Objektif ol ve kaynak göster:

    • “Bize göre” ve “öğretide bazı görüşler” yerine doğrudan kaynak ve dipnot kullan.

  5. Çelişkili ifadeleri düzelt:

    • Cenine ve kişinin kendini yaralaması konularını tek ve net bir şekilde hukuki görüşe bağla.

  6. Örnekleri sistematik yerleştir:

    • Örnekler metin içinde konuyu netleştirsin, aksine metni dağıtmasın.


Kısacası, metin içerik olarak detaylı ama fazla tekrarlı, düzensiz, subjektif ve akademik açıdan zayıf bir yapı sergiliyor. Şu hâliyle bir akademik makale veya kitap bölümü olarak yayımlanması zor.

Ceza Genel (!)

 

1. Dil ve Anlatım Açısından

  • Uzun ve karmaşık cümleler: Özellikle TCK maddeleri açıklanırken cümleler çok uzun ve virgül ile ayrılmış; okuyucu yorulabilir. Örneğin:

    “Bu hükmün hukuki niteliği, şahsi cezasızlık nedenidir. Şahsi cezasızlık nedeni, suçun işlendiği zaman kimde varsa, bu nedenden sadece o kişi yararlanır.”
    → Burada ikinci cümle biraz sadeleştirilebilir:
    “Şahsi cezasızlık nedeni, yalnızca suç işlendiğinde ilgili kişide mevcutsa uygulanır ve sadece o kişi yararlanır.”

  • Bağlaçların yoğun kullanımı: “ve”, “ile”, “ama” gibi bağlaçlar çok sık kullanılmış. Bu durum cümlenin karmaşıklaşmasına neden olmuş.

  • Yinelenen ifadeler: “Münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu”, “ölüm neticesi” gibi ifadeler sık tekrar ediliyor; bazı tekrarlar sadeleştirilebilir.

  • Yazım hataları ve küçük eksiklikler:

    • “uygu¬lanabilecektir” → “uygulanabilecektir”

    • “meyda¬na gelmiş ise” → “meydana gelmişse”

    • “ten neticeli durumlarda” → “sadece neticeli durumlarda” gibi düzeltmeler yapılabilir.


2. Mantıksal ve Hukuki Tutarlılık

  • TCK m. 22/6’nın açıklaması:

    • Metinde “bilinçsiz taksir” ve “bilinçli taksir” ayrımı net olarak yapılmış, ancak bazı cümlelerde bu ayrım karışıyor. Örneğin:

      “Önemle belirtmek gerekir ki, TCK m. 22/6’daki şahsi cezasızlık nedeni, bilinçsiz taksir hali içindir. Bilinçli takdir söz konusu olursa cezada indirim yapılacaktır.”
      → Burada “bilinçli taksir” denildiğinde ceza indiriminden söz edilirken, sonraki örneklerde bu ayrım bazen bulanık. Net bir paragraf ile iki durum ayrı anlatılabilir.

  • Haksız tahrik ve taksir:

    • Sizin görüşünüzle Yargıtay’ın görüşü çelişkili şekilde verilmiş; bu akademik bir metinde okur için kafa karıştırıcı olabilir. Burada “öğretide bir görüş” ve “Yargıtay görüşü” net şekilde başlıklandırılabilir.

  • İçtima ve nitelikli haller:

    • “Bize göre, TCK m. 85/2’de açıkça tek ve azami bir cezanın belirlenmiş olması isabetli olmamıştır.” → Burada eleştiri yapılıyor, ancak bunu destekleyen daha güçlü gerekçelerle örnek verilirse akademik değer artar. Mevcut örnek (20 kişi ölür, 20 yaralanır) iyi, ama daha kısa ve net bir tablo ile özetlenebilir.


3. Yapı ve Düzen

  • Metin oldukça uzun ve paragraflar çok dağınık. Öneriler:

    1. Alt başlıkları daha belirgin hale getirmek: Örneğin “TCK m. 22/6 Uygulaması” altında “Bilinciz Taksir”, “Bilinçli Taksir”, “Örnek Kararlar” gibi alt başlıklar açabilirsiniz.

    2. Örnekleri numaralandırmak: Özellikle Yargıtay kararları ve senaryolar (araba-tabut örneği gibi) numaralı liste ile verilirse okunabilirlik artar.

    3. Uzun paragraf bölünmeli: Tek bir paragrafta birden fazla konuya değinmek yerine, her paragraf tek bir konuyu ele almalı.


4. Akademik ve Kaynak Kullanımı

  • Kararlar ve kaynaklar metne eklenmiş, ama bazen metin içinde parantezle verilmiş ve sayfa/karar referansı çok uzun. Bunlar dipnot veya son notta gösterilebilir, metin akıcı olur.

  • Örnekler ve Yargıtay kararları açıklanırken “Bize göre” ifadeleri çok sık kullanılmış; yerine “Öğretide görüş: …” veya “Yargıtay’ın yaklaşımı: …” şeklinde net ayrım yapılabilir.


5. Önerilen Küçük Stil Düzenlemeleri

  • “Taksirle öldürme suçunda fail aynı zamanda suçun mağduru da olabilmektedir.” → “Taksirle öldürme suçunda fail bazen aynı zamanda mağdur konumunda da olabilir.”

  • “Bu nedenle, iştirak mümkün değildir.” → “Dolayısıyla, iştirak söz konusu olamaz.”

  • “Bu bağlaç dikkate alındığında, bu fırka hükmümün uygulanabilmesi…” → “Bu bağlaç dikkate alındığında, bu fıkra hükmünün uygulanabilmesi…”


Özetle:

  • Olumlu: Metin çok detaylı, hukuki açıklamalar ve Yargıtay kararları mevcut. Akademik ve içerik açısından zengin.

  • Geliştirilebilir: Dil ve anlatım sadeleştirilebilir, uzun cümleler kısaltılabilir, hukuki ayrımlar daha net gösterilebilir, yapı ve başlıklandırma daha okunabilir hale getirilebilir.

ceza genel?

 

1. Dil Bilgisi ve İfade Açısından Eleştiriler

  • Uzun ve karmaşık cümleler: Metin neredeyse paragraf boyunca tek cümleler içeriyor. Örneğin:

"Kasten öldürme suçu ile taksirle öldürme suçu arasındaki en temel fark, suçun kasten veya taksirle işlenmiş olmasıdır. Bu manevi unsurdaki fark, netice aynı olmakla birlikte, uygulanacak cezada oldukça büyük fark oluşturmuştur."
→ Bu cümleler hem uzun hem de tekrar eden ifadeler içeriyor. Kısa ve net cümleler mantığı daha açık kılar.

  • Noktalama ve bağlaç hataları: Metin içinde bazı yerlerde noktalama eksik veya yanlış kullanılmış:

    • “Bu nedenle, herkesin görebileceği veya işitebileceği bir yerde işlenmesi, yer bakımından, kitle iletişim araçları ile işlenmesi araç (işleniş şekli) bakımından aleniyet gerçekleşmiş olur.”
      → Burada parantez ve virgül kullanımı kafa karıştırıcı. Daha sade bir yapı tercih edilmeli.

  • Yinelenen kelime ve ifadeler: “Netice öngörülmüş olmakla birlikte kabul edilmemiş ise” ifadesi birkaç kez tekrar edilmiş; metin daha sıkıcı hale gelmiş.

  • Türkçe kelime seçimi: “gereçleştirmiş” yanlış yazılmış, doğrusu “gerçekleştirmiş” olmalı. Benzer biçimde “dummda” → “durumda”, “kuşum” → “kusur” gibi yazım hataları mevcut.


2. Mantık ve Anlatım Açısından Eleştiriler

  • Mantıksal tekrarlar: “Taksir, TCK’nda hem hareket hem de netice bakımından kabul edilmiştir.” ifadesi birkaç cümle sonra tekrar ediliyor. Tekrarlar okuyucuyu yorar ve akışı bozar.

  • Örneklerin aşırı detaylı olması: Özellikle “belediye cenaze aracı” örneği çok uzun ve karmaşık. Ana fikri kaybettiriyor. Hukuki bir metinde örnekler kısa, net ve odaklanmış olmalıdır.

  • Alt başlıkların sıralaması: Bazı alt başlıklar (Örn. H. Manevi Unsur → 1) → 3)) çok uzun ve dallanıp budaklanmış; okuyucu hangi bölümde olduğunu kaybediyor.

  • Bazı mantıksal çelişkiler veya kafa karışıklığı:

    • “Taksirin taksiri söz konusu olamayacağı için, taksirli suçlarda sorumluluk, meydana gelen neticeye göre belirlenmelidir. Bu nedenle, TCK m. 89 ile 85 birleşemez.” → Cümleler daha açık bağlanmalı; okuyucu neden bir kanun ile diğerinin birleşemeyeceğini anlamakta zorlanıyor.

  • Kaynak ve atıf karmaşası: Yargıtay kararları ve öğretideki görüşler çok sık ve ardışık şekilde verilmiş, bazen okuyucu için hangi görüşün önerildiği veya tartışıldığı belirsiz.


3. Öneriler

  1. Uzun cümleleri bölmek, ana fikri daha net sunmak.

  2. Parantez ve virgül kullanımını sadeleştirmek.

  3. Örnekleri kısaltmak ve sadece en kritik detayları vermek.

  4. Tekrar eden ifadeleri çıkarmak (özellikle “netice öngörülmüş…” vb.).

  5. Alt başlıkları daha net hiyerarşik ve okunabilir hale getirmek.

  6. Yazım hatalarını ve eksik noktalama işaretlerini düzeltmek (“gereçleştirmiş” → “gerçekleştirmiş”).

ceza hukukçusu mustafa kitabı eleştirileri

 


1. Dil Bilgisi Açısından Eleştiriler

  1. Uzun ve karmaşık cümleler

    • Metin genel olarak çok uzun ve iç içe geçmiş cümlelerden oluşuyor. Örneğin:

      “Bu durumda, intihara yönlendirme suçu hem doğrudan hem de olası kastla işlendiği durumda, netice sebebiyle ağırlaşan suçtan bahsedebilmek için, intihar neticesinin taksirle işlenmiş olması gerekir.”
      Bu cümleyi daha kısa ve anlaşılır hale getirebilirsiniz:
      “Intihara yönlendirme suçu, hem doğrudan hem de olası kastla işlenebilir. Ancak netice sebebiyle ağırlaşan suçtan bahsedebilmek için, intiharın taksirle gerçekleşmiş olması gerekir.”

  2. Gereksiz tekrarlar

    • “Bu durumda” ve “yani” gibi bağlaçlar fazla tekrar edilmiş. Bu durum metni yavaş ve dağınık kılıyor.

    • Örnek:

      “Bu nedenle, fail, TCK m. 84’te düzenlenen suçu işlemiş sayılacaktır. Ancak, cezalandırma bakımından TCK m. 84/2’ye teşebbüse göre cezalandırılmalıdır.”
      Tek cümle ile toparlanabilir:
      “Fail, TCK m. 84’teki suçu işlemiş sayılacak ve cezalandırma TCK m. 84/2’ye teşebbüse göre yapılacaktır.”

  3. Virgül kullanımı

    • Bazı yerlerde virgül yanlış kullanılmış veya eksik. Özellikle “ama, çünkü, çünkü ki” gibi bağlaçlardan önce/sonra doğru yerleştirilmeli.

  4. Kelime tekrarları

    • “Fikri içtima” ve “netice” gibi kavramlar çok sık tekrarlanıyor, bazen cümleler içinde anlamı boğuyor. Çeşitli eşanlamlılar veya zamir kullanımı ile akıcılık artırılabilir.

  5. Harf ve noktalama hataları

    • “intiha¬ra”, “neticeyi anlaşılsa bile” gibi kelime kırılmaları veya tire işaretleri metin akışını bozuyor. Bunlar düzeltilmeli.

  6. Paragraf yapısı

    • Çok uzun paragraflar okunabilirliği düşürüyor. Mantıksal alt başlıklarla bölmek iyi olur (ör. “Teşebbüs”, “İştirak”, “İçtima”).


2. Mantık Açısından Eleştiriler

  1. Bazı ifadeler karmaşık ve çelişkili

    • Örnek:

      “Bu nedenle, TCK m. 84/2 kastın içindedir. Taksir söz konusu değildir.”
      Ardından:
      “...intihar neticesinin taksirle işlenmiş olması gerekir.”
      Burada önce taksir olmadığı söyleniyor, sonra taksirle gerçekleşmesi gerekir deniyor. Mantık netleştirilmeli: Taksir yalnızca netice bakımından mı söz konusu, yoksa failin kastı mı? Açıkça belirtilmeli.

  2. Fiil ve netice ayrımı

    • Metin boyunca “hareket suçu” ve “netice suçu” ayrımı yapılmaya çalışılmış, ancak bazı cümlelerde karışıyor:

      “Fiil kelimesinden netice anlaşılacak olursa...”
      Burada örneklerle desteklenmiş, ama bazı yerlerde okuyucu hangi durumun fiil hangi durumun netice olduğu konusunda kafa karışıklığı yaşayabilir. Örnek tablolar veya maddeleme mantığı ile açıklamak daha net olur.

  3. İçtima ve teşebbüs ilişkisi

    • Uzun açıklamalarda “fikri içtima” ile “teşebbüs” arasındaki farklar bazen üst üste yazılmış ve kafa karıştırıcı. Mantıksal olarak, önce teşebbüs, sonra içtima, sonra zincirleme suç gibi bir sıralama takip edilirse daha anlaşılır olur.

  4. Örnekler çok uzun

    • Canlı bomba örnekleri mantıksal açıdan doğru, ama uzun ve karmaşık cümlelerle verildiği için okuyan kişi konuyu takip etmekte zorlanıyor. Her örnek tek bir cümle veya kısa paragraf olursa mantık daha net aktarılır.

4 Kasım 2025 Salı

Ceza hukuku!

 Ceza hukuku kitabının bir kaç sayfasına chatgpt yorumu. 



1. Mantık Hataları

  1. “Fail ile mağdur arasında kişisel bir düşmanlık bulunmamaktadır.”

    • Bu cümle mutlak bir ifade içeriyor. Oysa bazı olaylarda kişisel düşmanlık aynı zamanda kan gütme saikiyle birleşebilir. Bu nedenle ifade aşırı genelleme içeriyor.
      🔧 Öneri: “Genellikle fail ile mağdur arasında kişisel bir düşmanlık bulunmaz.”

  2. “Yani, ikinci öldürme daha önceki öldürmeye dayanmalıdır.”

    • “Dayanmalıdır” kelimesi zorunluluk bildiriyor; fakat burada kast edilen fiilî ve saiksel bağlantı olmalı.
      🔧 Öneri: “Yani, ikinci öldürme, önceki öldürmeden kaynaklanan intikam saikiyle gerçekleştirilmiş olmalıdır.”

  3. “İlk öldüren kişi öldürülürse kan gütme saiki uygulanabilir mi?”

    • Soru cümlesi mantıksal olarak metnin akışını bozuyor; akademik metinde tartışma sorusu şeklinde değil, açıklama olarak verilmelidir.

  4. “Yargıtay istisnai bir karar dışında istikrarlı bir şekilde ilk öldürenin öldürülmesinde kan gütme saiki bulunamayacağını…”

    • Hemen ardından “Ceza Genel Kurulu isabetli olarak aksi yönde karar vermiştir” deniyor. Bu durumda mantıksal çelişki doğuyor: “istisnai karar” ifadesiyle “son dönem kararı isabetli” demek aynı anda kullanılamaz.
      🔧 Öneri: “Yargıtay dairelerinin çoğunluğu aksi yönde karar vermişse de, Ceza Genel Kurulu son kararında farklı bir değerlendirme yapmıştır.”

  5. “Kanunda bu yönde kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığı için, ilk öldüren kişi öldürülürse kan gütme saiki uygulanabilmelidir.”

    • Bu sonuç cümlesi önceki Yargıtay görüşleriyle çelişiyor. Önce “Yargıtay genelde kabul etmemiştir” denip sonra “uygulanmalıdır” deniyor. Aradaki gerekçelendirme yetersiz.

  6. “Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu kararları ile tasarlama ile haksız tahrikin bir arada bulunabileceğini kabul etmiştir.”

    • Bir önceki cümlede “kan gütme ile tasarlama”dan bahsediliyordu; burada aniden “haksız tahrik”e geçilmiş. Bu bağlam hatası ve konu kayması yaratıyor.

  7. “Kan gütme saikinin failin şahsına bağlı nitelikli hal olduğu kabul edilmiştir.”

    • Ancak hemen altındaki Yargıtay kararında bunun “mağdura bağlı ağırlatıcı neden” olduğu söyleniyor. Bu doğrudan çelişki.


🟠 2. Anlatım ve Akış Hataları

  1. Kaynak gösterimi düzensiz (“Kazancı, com. Erişim tarihi…” gibi).

    • Noktalama ve yazım açısından akademik biçime uygun değil; Kazancı İçtihat Bilgi Bankası’ndan erişilmiştir (erişim: 23.10.2013) şeklinde olmalı.

  2. “Bu karan ile genel kurul, kan gütme sakinin mağdurdan kaynaklanan nitelikli hal olarak kabul etmiştir.”

    • Yazım hatası (“karan”, “sakinin”) — anlamı zedeliyor.

  3. “He iki halde de genişletici yorum yapılmalıdır.”

    • “He” yazım hatası → “Her iki halde de...”

  4. “Bu nite¬likli halin uygulanması bakımından ölüm kararının aile veya aşiret meclisinde alınmış olması... kabul edilmemesi, daraltır.”

    • Aynı cümle üç kez farklı yönleriyle tekrar edilmiş. Gereksiz tekrar.

  5. “Bu durumda, bu nitelik¬li hal ile daha fazla ceza uygulanarak etkin mücadele edilmek isteniyorsa, he iki halde de genişletici yorum yapılmalıdır.”

    • Normatif olarak tarafsızlığını kaybediyor. Akademik metinlerde “etkin mücadele edilmek isteniyorsa” gibi politika önerileri kullanılmaz.


🟡 3. Kavramsal ve Teorik Sorunlar

  1. “Kan gütme ile tasarlama bir arada bulunabilir mi?”

    • Burada teorik tartışma yapılmadan yalnızca Yargıtay kararı aktarılmış; neden “bulunamayacağı” veya “bulunabileceği” açıklanmamış.
      🔧 Gerekçe eklenmeli: “Her iki durumda da failin önceden plan yapması söz konusu olduğundan, bazı yazarlar kan gütmenin zaten tasarlama unsurunu içerdiğini savunmaktadır.”

  2. “Töre saiki ile haksız tahrik bir arada bulunamaz. Mağdurdan kaynaklanan haksız fiil söz konusu değildir.”

    • Bu genelleme mutlak; bazı özel durumlarda mağdurun fiili tetikleyici olabilir. Mutlak ifade yerine “genellikle bir arada bulunmaz” denmelidir.

  3. “Bu nitelikli hal ile daha fazla ceza uygulanarak etkin mücadele edilmek isteniyorsa...”

    • Bu normatif yaklaşım bilimsel metinde yer almamalı; gerekçe hukuki olmalı, ceza politikasına yönelik değil.

  4. “İhmal suretiyle işlenen icrai suçlar, gerçek olmayan ihmali suçlardır.”

    • Bu ifade teknik olarak karmaşık ve yanlış yönlendirici. Daha doğru tanım: “İhmal suretiyle işlenen icrai suçlar, görünüşte ihmali olup aslında icrai nitelik taşıyan suçlardır.”

  5. “TCK m. 83’te yer alan kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu, ihmal suretiyle icrai suçlardan biridir.”

    • “İhmal suretiyle icrai suç” terimi kendi içinde çelişkilidir. Daha doğru kavram: “İhmal suretiyle işlenebilen icrai suç” veya “gerçek olmayan ihmali suç” olmalı.

  6. “Yaşama hakkı sadece kişiyi değil, bütün toplumu ilgilendirir.”

    • Doğru ama hukuki değer tanımında toplum ilgisi gerekçesi zayıf; “Kamu düzenini de ilgilendirir” ifadesi daha uygundur.

28 Ekim 2025 Salı

Elemanın soykırım suçunu anlatırken kullandığı ifadeler:

 Bu suçta korunan hukuki değer birden çoktur. Bu suçta hukuki değer ola­rak; bireyin yaşam hakkı, vücut bütünlüğü, kişi özgürlüğü, cinsel özgürlük hak­ları, şeref hakkı ve uluslararası toplum (düzeni) korunmaktadır[1]. Ayrıca, soykı­rım suçunun işlenmesi, belirli bir ulusun yok edilmesi, o ulusun insanlık mede­niyetine yapacağı katkıyı da yok etmek anlamına gelecek ve ayrıca uluslararası barışı tehlikeye atacaktır[2].


Recep Vedik 9 

Birden çoktur kaçtır eleman? 

İnsanlık medeniyeti nedir eleman hayvanlık medeniyeti de mi var.

Bay düşük AQ

13 Temmuz 2025 Pazar

imana gel...

 

JAWS: Kediler Secdede (Bölüm 3)

"Tırmıktan tesbihe, Miyavdan Amin’e..."

İstanbul da düşeli iki hafta olmuştu. Tüm dünya sustu. İnsanlar bodrumlarda saklanıyor, balkonlara "kediye dokunmadım, vallahi" yazıyordu. Ama o sabah... tuhaf bir şey oldu.

Bir sokak kedisi olan Minnoş, bir cami avlusunda titreyerek durdu. Kulakları düşüktü. Gözleri dolmuştu. Minareden yükselen sabah ezanı, Minnoş'un kalbinde bilinmeyen bir şeyi titretti. Ve o an... ilk defa tüyleri değil, vicdanı kabardı.

Minnoş başını yere eğdi. Kuyruğu kıpırdamadı. Sonra... secdeye vardı.
Müezzin bile şaşırdı.

Bir saat içinde başka kediler de camiye dolmaya başladı.

  • Tekirler abdest almaya çalıştı (ama hep suyla oynayıp dağıttılar).

  • Van kedileri saf düzenine geçmeye çalıştı (ama sürekli yer kavgası çıktı).

  • Bir sarman, imamın sarığını çaldı ama sonra özür dileyip geri getirdi.

O gün öğle ezanıyla birlikte Jaws da göründü. Cami avlusunun girişinde durdu. Gözleri hâlâ kırmızıydı… ama artık yaş da vardı.

Minnoş yaklaştı, miyavladı:

— “Ey Jaws… biz çok ileri gittik. Bu kadarına gerek yoktu. Lütfen, kendimize gelelim. Tüy döksek de kalp kırmayalım.”

Jaws başta direnmeye çalıştı. “Ben bir efsaneyim! Ben karanlığım! Ben... ben...” derken imam efendi kapıdan çıktı:

— “Oğlum madem bu kadar kudretliydin, niye konserve mamayı bile açamıyordun?”

Cümle cami avlusunda yankılandı. Jaws durdu. Kısa bir sessizlik...
Ve sonra... bir secde.

İşte o an, gökyüzünde bir yıldız kaydı.
Ve o gün öğle namazı, 437 kediyle birlikte kılındı.
Minberde imam, cami avlusunda Jaws…
Kediler tövbe etti.


Ertesi Gün Gazete Manşetleri:

  • "Jaws Tövbe Etti! İnsanlık Derin Nefes Aldı!"

  • "Müslüman Kediler, Geceleri Artık Ezber Çalışıyor!"

  • "Camide Patili Kalabalık: Halı Değişimi Yolda"


Ama bazı kediler hâlâ direniyordu…
Bir kısmı “Sufizm”e yöneldi.
Bir kısmı “Zen kedisi” oldu.
Ama bir kedi vardı ki: hala lazer ışığını bulursa içgüdüleriyle savaşamayacak kadar... günahkârdı.

kediler ve insanlar...

 

JAWS: Kedilerin İntikamı (Bölüm 2)

"Bir miyavla başlar, bir çığlıkla biter."

Jaws ortalıktan birkaç hafta kayboldu. Sanki o korkunç olaylar hiç yaşanmamış gibi mahalleye huzur gelmişti. İnsanlar yeniden dışarıda yürümeye, çocuklar bisiklet sürmeye başladı. Muhtarın yerine gelen yeni muhtar "Mahallemiz Artık Güvenli!" afişleri astı.

Ama kimse kanalizasyondaki tırmalama seslerini açıklayamıyordu.
Kimse, her sabah çöp kutularında “mama değil, kemik” bulan sokak köpeklerinin neden havlamayı kestiğini sorgulamıyordu.

Ta ki...
O geceye kadar.

13 Temmuz gecesi, saat 03:14. Gökyüzü dolunayla parlıyordu. Sokak lambaları birer birer sönmeye başladı. Elektrikler gitti. Ve o anda… her çatıdan, her köşe bucaktan, her bodrum deliğinden çıkan binlerce kedi, sessizce yürüyüşe geçti.

Kediler sessizdi. Ama sonra… Jaws ortaya çıktı.

Artık sıradan bir kedi değildi. Boynunda dikenli bir tasma, gözlerinde yanıp sönen kırmızı bir parıltı vardı. Üzerinde minik bir pelerin vardı — sanki şeytani bir generaldir.

Jaws bir çöp konteynerinin üzerine çıktı, kuyruğunu bir kırbaç gibi savurdu ve miyavladı:

“Miyav...!”

O bir miyav, diğer binlercesini tetikledi.

Kediler organizeydi.

  • Siyamlar pencere pervazlarından içeri süzüldü.

  • Tekirler doğalgaz borularını kesti.

  • Scottish Fold’lar çocuk parklarını işgal etti.

  • Van kedileri pencereden içeri atlayıp gardırop kapaklarına pusu kurdu.

  • Garfield tipi kilolular ise buzdolabı önlerini tutarak açlıkla saldırdı.

Kediler sadece saldırmıyordu. Akıllıca davranıyorlardı. Televizyonları bozuyor, Wi-Fi modemlerini tırmalıyor, insanların iletişimini kesiyorlardı.
Kahvecinin kedisi Barış abi'yi sabaha karşı battaniyesiyle birlikte halıya bağladı.

Kısa sürede şehirler düştü.
Kedi ordusu Bursa’yı aldı.
Bir hafta sonra Ankara düştü.
İstanbul, son kale oldu.

Halk artık mama değil, kedi anlaşması öneriyordu. Bazı insanlar pencereye “Benim kedim yok, ben tarafsızım!” yazılı notlar asmaya başladı.

Ama Jaws affetmiyordu.
İnsanlar yıllarca onları mamasız bıraktıysa, onları TikTok videolarına alet ettiyse, lazerle kandırdıysa… bunun bedelini ödeyecekti.

Kedi jaws

 

JAWS: İnsan Seven Kedi

Burası sıradan bir mahalleydi. Çocukların misket oynadığı, komşuların birbirine çay taşıdığı, sokak aralarında kedi maması serpilmiş klasik bir Anadolu sokağı. Ta ki o gün... Jaws gelene kadar.

Jaws, sıradan bir kedi değildi. Onu ilk bulan yaşlı Mualla teyze olmuştu. Sarı gözleri vardı; sanki bir aslanın gözünü, bir kedi bedenine Photoshop’la yapıştırmışlar gibi. Kuyruğu sürekli dik, adımları sessizdi. Ama onu özel yapan tek şey görünüşü değildi.

Mualla teyze bir gün ortadan kayboldu. Kapı açık, çaydanlık kaynıyor, ama Mualla yok. Yalnızca yerde bir tüy topağı… ve kanlı bir terlik vardı. Herkes "yaşlı kadın Alzheimer oldu, gitti kayboldu" dedi. Ama Jaws o gün apartmanın çatısında usulca yalanıyordu.

Sonra sıra mahalle muhtarına geldi. Ardından taksici Cemil… Ardından yoga hocası Meltem.

İzler yine yoktu. Tek ortak nokta? Her kaybolan kişinin evinin yakınında ya Jaws görülmüştü… ya da Jaws'ın tuhaf tıslamaları duyulmuştu.

Bir gün, 12 yaşındaki Eren cesaret edip Jaws’ı kameraya aldı. YouTube’a yüklediği videonun başlığı şuydu:

"Kedimizle Saklambaç Oynarken Babam Kayboldu (GERÇEK GÖRÜNTÜ)"

Video 3 saniyelikti. Babası gülerek "Gel buraya, tüylü canavar!" diyordu… Kamera aniden titriyordu, sonra ekran kararıyordu. Video, bir tırmık sesi ve bir insan çığlığıyla bitiyordu.

O günden sonra Jaws internet fenomeni oldu.

Bazıları onun bir laboratuvar kazası olduğunu, nano-biyoteknolojiyle güçlendirilmiş bir "gizli silah" olduğunu iddia etti. Bazıları ise Jaws’ın aslında reenkarnasyon geçirmiş bir gladyatör ruhuna sahip olduğunu savundu.

Gerçekte ise Jaws sadece çok ama çok seçici bir kediydi. Mama sevmezdi, ciğer istemezdi. O, "et" severdi. Özellikle de korkmuş, paniklemiş, azıcık çığlık atmış olanlardan. En sevdiği sos ise: panik teri.

Bugünlerde mahalle sessiz. Sadece Jaws’ın geceleri çöp kutularına sürtünen kuyruğunun sesi duyuluyor.

Ve yeni taşınan aile hâlâ onun bir "tatlış sokak kedisi" olduğunu sanıyor…

27 Haziran 2025 Cuma

25 Haziran 2025 Çarşamba

Almanya gibi bir ülke ve onun dandik hukuku...

 Gerçekten Berlin'in ortasında öldürülen Talat Paşa'nın katiline beraat kararı veren bir ülkenin kanunları Türkiye için model olabilir mi? 

Asla....


27 Mayıs 2025 Salı

Nasıl anlatılamaz 4.HD.

  

1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 

23 Nisan 2025 Çarşamba

12 Nisan 2025 Cumartesi

DELİL YOK Kİ

Evin bahçesine doğru geldiğimde yanıma geldi eleman...
Ya bunu niye tutuyorsun. Aleyhine hiç delil yok dedi. 
Ben de; 
-Abi madem bıraktın ötekini de bıraksaydın dedim...
-Aaaa, dosyada ikinci bir tutuklu daha mı var dedi...

Günlerden Cumartesi

 Önümde bir kaç seçenek var. Hepsi benim için hayati önemde...En önemlilerden itibaren saymak gerekirse: 

1-Almanca çalışmak.

YDS almanca başvurusu için hergün mutlaka en az yarım saat almanca çalışmalıyım. 

2-İngilizce advanced okuma yapmak. 

Düzeyi korumak için zorunluyum. 

3-Asliye Hukuk dosyalarını çalışmak...

Eve getirdiğim 100'e yakın dosyanın Pazatresi gününe kadar özetini yapmalıyım. 

4-Bitmeye yakın İcra İflas Hukuku çalışmasını tamamlamak. 

Ülke vatandaşlıkları çalışması ise çok gecikti. 

5- Bu haftaki ders için Avrupa Birliği Sığınma Hukuku konusu için en az 40 power pointlik sunum hazırlamak. Ayrıca öğrencilere dağıtmak için en az 8 sayfalık word ve en az 20 soruluk sınava hazırlık çalışması...

Hepsi çok önemli...

1 Nisan 2025 Salı

Uluslararası İlişkiler Bölümü, Sığınmacılar Hukuku Dersi Soru Havuzu

 1-) Uluslararası bir sınırı geçerek ya da bir devlet içinde, yer değiştirme aşağıdakilerden hangisidir? (Not -1, s. 1)

A-)İltica

B-) Sığınma

C-) Terör

D-) Göç

E-) Gezi

2-) Yabancıların, yasal yollarla Türkiye’ye girişini, kalışını, çıkışını ve Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumayı düzenleyen 6458 sayılı kanun başlığı aşağıdakilerden hangisidir?(Not 1-sayfa-1)

A-)Vatandaşlık ve Uluslararası Koruma Kanunu

B-)Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu

C-)Pasaport Kanunu

D-) Sığınmacılar ve Sığınma Arayanlar Kanunu

E-) Nüfus ve Vatandaşlık Kanunu

3-) Göçmen Kaçakçılığı, aşağıdaki kanunlardan hangisinde 79’uncu maddesi ile suç olarak düzenlenmiştir? (Not 1-sayfa-1)

A-)Türk Ceza Kanunu

B-)Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu

C-) Göçmen Kaçakçılığı Kanunu

D-) İnsan Hakları ve Demokrasi Kanunu

E-) Pasaport Kanunu

4- ) Kanunlarımızda düzenlenen insan ticareti suçu ile göçmen kaçakçılığı suçu arasındaki temel farklılık aşağıdakilerden hangisidir?(Not-1, sayfa-1)

A-)Göçmen Kaçakçılığı, Göçmen Kanunu ile düzenlenmiş iken, İnsan Ticareti Suçu, Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiştir.

B-) Göçmen kaçakçılığı suçunda sömürü, zorlama ya da insan hakları ihlali vardır. İnsan ticaretinde yoktur.

C-) İnsan ticareti suçunda, insan ticaretini yapanlar suçun konusunu oluştururken, göçmen kaçakçılığında göçmenler suçun konusunu oluşturur.

D-) Göçmen Kaçakçılığı suçunda göçmen tanımı yapılmıştır. İnsan ticareti suçunda, suçun tanımı yapılmamıştır.

E-) Her iki suç arasında herhangi ceza miktarları dışında farklılık yoktur.

 

5-Göç tanımlaması içinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz? (Not 1, s.1)

A-Turistler

B-Mülteciler

C-Yerinden edilmiş kişiler

D-Ekonomik göçmenler

E-Hepsi

6-

I- Göçmen/migrant

II- Güvenli menşe ülke/Safe Country of origin

III- Güvenli üçüncü ülke/Safe third country

IV- Gönüllü dönüş/Voluntaryı return

V- Gönüllü geri dönüş/Voluntary repatriation

VI- Gözetleme sistemi/Lookout system

VII- Hedef ülke/Country of destination

VIII- Suçluların iadesi/Return of suspect

Yukarıda belirtilen kavramlardan hangisinin ya da hangilerinin İngilizce karşılığı hatalı verilmiştir? (Not 1, s. 1, 2)

A-Hiçbiri

B-Sadece V

C-V, VI, VIII

D-Sadece VIII

E-Hepsi doğru verilmiştir.

7- Türk vatandaşları ile yabancıların, Türkiye’ye girebilmek ve Türkiye’den çıkabilmek için yolcu giriş-çıkış kapılarındaki polis makamlarına usulüne uygun ve muteber pasaport veya pasaport yerine geçen belge ibraz etmeye mecbur oldukları aşağıdaki hangi kanunda düzenlenmiştir? (Not 1, sayfa 3),

A-5682 sayılı Pasaport Kanunu

B-5902 sayılı Sınır Kapıları Kanunu

C- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Kanunu

D-Herhangi bir kanunda düzenlenmemiştir.

E-5907 sayılı Sığınmacılar Kanunu

8-5682 sayılı Pasaport Kanununa göre, Türk vatandaşları ile yabancıların, Türkiye’ye giriş-çıkış yapabileceği giriş-çıkış sınır kapıları aşağıdakilerden hangisi tarafından belirlenir? (Not 1, s. 3)

A-Genelkurmay başkanı

B-Dışişleri bakanı,

C-İçişleri bakanı

D-Sınır kapılarından sorumlu Hudut ve Sahiller Komutanlığı

E-Cumhurbaşkanı 

9-Türkiye Cumhuriyeti, sınır kapılarına gelen ve geçerli bir nüfus hüviyet belgesi dışında belge ve delil gösterenlerin, bu belge veya delilleri aşağıdakilerden hangisi tarafından değerlendirilir? (Not: 1, s. 3) Pasaport Kanunu m. 3

A-Sınır kapısının bağlı olduğu ilçe kaymakamlığı

B-Polis

C-Sınır kapıları müdürü

D-Hâkim

E- Sınır kapılarından Türkiye’ye giriş yapamazlar. Bu nedenle nüfus hüviyet belgesi dışındaki belgeler değerlendirilemez.

10- “Türkiye Cumhuriyeti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişi” aşağıdakilerden hangisidir? (Not: 1, s. 3) 6458 sayılı kanun m. 3-ü ve Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 3-d

A-Göçmen

B-Mülteci ya da sığınmacı

C-Yabancı

D-Vatansız

E-Kaçak

11- Çok vatandaşlık aşağıdakilerden hangisinde tanımlanmıştır? (Not 1, s. 3) 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 3/1-ç

A-Yabancılar ve Uluslararası Korumu Kanunu

B-Nüfus Kanunu

C-Türk Vatandaşlığı Kanunu

D-Pasaport Kanunu

E- Türk Ceza Kanunu

 

12- Avrupa’da, kara, deniz, havaalanı sınırlarında kontrolsüz, serbest dolaşım bölgesi oluşturmak amacıyla, 1985 yılında hükümetler arası gerçekleştirilen antlaşma aşağıdakilerden hangisidir? (Not 1, s. 4)

A-Schengen Antlaşması

B-Dublin Antlaşması

C-Berlin Antlaşması

D- Lahey Sözleşmesi

E-Cenevre Antlaşması

13- Ulusal veya uluslararası belgeler çerçevesinde bir ülkeye mülteci olarak kabul edilmek isteyen ve mültecilik statüsüne ilişkin yaptıkları işlemlerin sonucunu bekleyen kişiler aşağıdakilerden hangisidir? (Not 1, s. 4)

A-Mülteci

B-Sığınmacı

C-Göçmen

D-Yerinden edilmiş kişi

E-Yabancı

14- Irkı, dini, tabiiyeti, belirli bir sosyal gruba mensubiyeti ve siyasi görüşleri yüzünden haklı bir zulüm korkusu nedeniyle vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve söz konusu korku yüzünden bu ülkenin korumasından yararlanmak istemeyen kişi aşağıdakilerden hangisidir? (Not 1, s. 4)

A-Mülteci

B-Sığınmacı

C-Göçmen

D-Yerinden edilmiş kişi

E-Yabancı

15-

I-Şartlı mülteci

II-Mülteci

III-İkincil koruma statüsü

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu yukarıdakilerden hangisine ilişkin uluslararası koruma sağlamamaktadır. (Not 1, s. 4)

A-Yalnız II

B-Yalnız III

C-Hepsi

D-Yalnız I ve II

E-Yalnız II ve III

16-Aşağıdakilerden hangisi şartlı mülteciye ilişkin hatalı bir bilgidir? (6458 sayılı kanun m. 62) Not 1, s. 4,

A-Avrupa ülkeleri dışından gelen kişilere ilişkindir.

B-Irkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti ya da siyasi düşünceleri nedeniyle zulme uğrayacağı korkusu bulunmalıdır.

C-Zulme uğrayacağına ilişkin haklı sebepler bulunması gerekir.

D-Vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunması şart değildir. Türkiye sınırlarında olması yeterlidir.

E-Vatandaşı olduğu ülkenin korumasından yararlanamama ya da zulme uğrama korkusu nedeniyle yararlanmak istememe şarttır.

17-Mülteci ya da şartlı mülteci kapsamında bulunmayan ancak menşe ülkesine ya da ikamet ülkesine gönderildiği takdirde, ölüm cezasına mahkûm edilecek kişi Türkiye’de bulunduğu takdirde 6458 sayılı kanun gereğince aşağıdaki hangi koruma statüsünden yararlanır? Not 1, s. 5

A-İkincil koruma

B-Tamamlayıcı koruma

C-Herhangi bir korumadan yararlanmaz. Ülkesine gönderilir.

D- Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği koruması

E- Schengen koruması

18- Hiçbir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olmayan ve yabancı sayılan kişi 6458 sayılı kanuna göre aşağıdakilerden hangisidir? (Not 1, s. 6)

A-Göçmen

B-Mülteci ya da sığınmacı

C-Yabancı

D-Vatansız

E-Kaçak

 

19-Aşağıdakilerden hangisi sığınmacı olabilmenin şartlarından değildir? Not 1, s. 6

A-Sığınma arayan milliyetini taşıdığı devlet dışında olmalıdır. Sığınmacının kaçmakta olduğu gerçeği, uluslararası sınırları geçmekte oluşu gibi kendine özgü haller, olağan durumlar içinde değerlendirilmelidir.

B- Mültecilik için başvuru yapan kişinin, menşei ülkeden koruma istemesi imkânsız ya da koruma isteme konusunda kendisinin isteksiz olması gerekir.

C- Sığınma arayan kişinin, esaslı nedenlere dayalı bir zulüm korkusu bulunmalıdır.

D- Sığınma arayan bu korkusunu, sözleşmede belirtilen temel nedenlerden birisine dayandırmalıdır. Bunlar da esas olarak: Irk, din, milliyet, belli bir sosyal gruba ya da siyasî düşünceye sahip olmadır. Cinsiyete dayalı zulüm konusu tartışmalıdır.

E-Başvuruda bulunan kişinin, başvuruda bulunduğu ülkenin sığınmacı sıfatını, kendi iç hukukuna göre kabul etmesi gerekir.

 

20- Aşağıdakilerden hangisi Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Sözleşme’nin kabul ve yürürlük tarihini göstermektedir? Not 2, s. 1,

A-1946-1949

B-1951-1954

C-1960-1964

D-Kabul edilmiş, yürürlüğe girmemiştir.

E-1951-1984

21-Aşağıdakilerden hangisi Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Sözleşme’nin, Türkiye için yürürlüğe girdiği tarihtir? Not 2, s. 1,

A-1961

B-1955

C-1954

D-1983

E-1948

 

22-Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin, 1951 Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme çekincesidir? (Not 2, s. 1)

A-Sözleşmenin ancak Avrupa’da gerçekleşen olaylar sonucunda mülteci durumuna düşen kişiler yönünden uygulanabileceği

B-Sözleşmenin, sadece BM aracılığıyla başvuran kişiler yönünden geçerli olduğu

C-Sözleşmenin, mültecilerin, belli bir siyasi gruba ait olma nedeniyle zulme uğrama korkusu altında olan kişileri kapsamaması gerektiği

D- Sözleşmenin ancak kadın ve çocuklar yönünden koşulsuz uygulanabileceği

E-Mültecilerin, ülkede kalıcı ikamet edinmelerinin imkânsız olduğunun gözetilmesi

23-

I-İnsan haklarına saygı,

II-Eşitlik,

III- Sığınmacı külfetinde uluslararası işbirliği,

IV- Uluslararası gerginliklerin önlenmesi olduğu belirtilmiştir.

1951 Mülteci Sözleşmesi başlangıç bölümünde yukarıda belirtilen ilkelerden hangisine ya da hangilerine yer verilmiştir? (Not 2, s. 1)

            A-)Hepsi

            B-)Yalnız III ve IV

            C-)Yalnız I ve II

            D-)Yalnız I, II ve III

            E-) Yalnız IV

            24-1951 Mülteci Sözleşmesi’nin uygulanmasında sorumlu kurum/kuruluş/organ aşağıdakilerden hangisidir? (Not 2, s. 1)

            A-Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği

            B-Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi

            C-Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği

            D-Birleşmiş Milletler Genel Kurulu

            E-Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi

            25- 1951 Mülteci Sözleşmesine göre, mülteci statüsünü kazanabilmek için aşağıdakilerden hangisi gerekmez? (Mülteci Sözleşmesi m. 1, Not 2, s. 2)

            A-Kişilerin, ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncelerine dayanmaktadır.

            B-Zulüm korkusu bulunmalıdır.

            C-Zulüm korkusunun haklı nedenlere dayanması gerekir.

            D- Zulüm gördüğü ülkenin sınırları içinde olması

            E-Menşe ülkesi korumasından yararlanamama ya da yararlanmak istememe

            26-Irkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulme uğrama korkusu, 1951 Mülteci Sözleşmesi’ne göre hangi nitelikte olmalıdır? (Mülteci Sözleşmesi m. 1, Not 2, s. 2)

            A-Delillendirilmiş olma

            B-Haklı sebeplere dayanma

            C-Zulüm korkusunun bulunması gerekli değildir.

            D-Herhangi bir ölçüt bulunmayıp, iddia ve güncel olayların değerlendirilmesi yeterlidir.

            E- İspatlanmış olma

            27- Birden fazla tabiiyeti bulunan kişilerin mülteci statüsünden yararlanabilmesi için aşağıdakilerden hangisi gereklidir?

 

            A-Tabiiyeti bulunduğu ülkelerden herhangi birisinin korumasından yararlanamama, yararlanmak istememe

            B-Tabiiyeti bulunduğu ülkelerden her ikisinin korumasından yararlanmaya rağmen, mülteci olma talebinde bulunma

            C-Tabiiyeti bulunan her iki ülkenin de korumasından yararlanamama

            D- Bu kişiler mülteci statüsünden yararlanamaz.

            E-Bu kişilerin mülteci statüsünden yararlanabilmeleri mahkeme kararına bağlıdır.

28- Aşağıdaki ihtimallerden hangisinin gerçekleşmesi halinde mülteci statüsü sona erer? (Mülteci Sözleşmesi m. 1-C, Not 2, s. 3)

A-Mültecinin 18 yaşını ikmal etmesi halinde

B-Mültecinin, lisans düzeyinde bir okul tamamlaması halinde

C-Mülteci hakkında, vatandaşı olduğu ülkenin yakalama kararı çıkartması halinde

D-Vatandaşı olduğu ülkenin, korumasından kendi isteği ile tekrar yararlanması halinde

E-Menşe ülkesinin, mülteciye ilişkin olarak bu statünün verilmemesi talebi bulunması halinde

29-1951 Mülteci Sözleşmesi’nin uygulanması mümkün olmayan, BM amaç ve ilkelerine aykırı fiillerden suçlu olma haline ilişkin aşağıdaki ölçütlerden hangisi benimsenmiştir? (Not 2, s. 3)

A-Kuvvetli şüphe

B-Olağan kanaat,

C-Ciddi kanaat

D-Objektif kanaat

E-Subjektif kanaat

30-

I-Barışa karşı suç, savaş suçu veya insanlığa karşı suç gibi suçlar için hükümler koyan uluslararası belgelerde tanımlanan bir suç işlediği anlaşılan kişiler hakkında uygulanmaz

II-Mülteci sıfatıyla kabul edildiği ülkeye sığınmadan önce, sığındığı ülkenin dışında ağır siyasi olmayan suç işlediği kanaati bulunan kişiler hakkında uygulanmaz.

III-BM amaç ve ilkelerine aykırı fiillerden suçlu olduğuna dair ciddi kanaat bulunan kişiler hakkında uygulanmaz.

 

1951 Mülteci Sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasına engel suçlara ilişkin yukarıda belirtilenlerden hangisi ya da hangileri yanlıştır?

A-Yalnız I

B-Yalnız II ve III

C-Hiçbiri doğru değildir.

D-Hiçbiri yanlış değildir.

E-Yalnız III

31- Aşağıdakilerden hangisi Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsünde yer alan suçlardan değildir? ( Not 2, s. 4)

A-Siyasi suçlar

B-Soykırım

C-İnsanlığa karşı suçlar

D-Savaş suçları

E- Saldırı suçu

32- Uluslararası Ceza Mahkemesi aşağıda belirtilen ülke ve şehir eşleştirmelerinden hangisindedir? (Slayt 2, 26.ppt)

A-Hollanda-Amsterdam

B-Hollanda-Lahey

C-İtalya-Roma

D-İngiltere-Londra

E-İsviçre-Cenevre

33-Aşağıdakilerden hangisi Uluslararası Ceza Mahkemesinin kuruluş amaçlarından değildir? (Not 2, s. 4)

A- Uluslararası toplumun vicdanını yaralayan suç faillerinin cezasız kalmalarının engellenmesi

B- Gelecekte suç işleyebilecek olanların caydırılması

C- Ad hoc mahkemelerin eksiklerinin çözümlenmesi

D- Ulusal mercilerin harekete geçmeye zorlanması

E- Uluslararası köle, kadın ve çocuk ticaretinin önlenmesi

34-Aşağıdakilerden hangisi olay esaslı çözümü ifade eder? (Slayt 2, ppt 24)

A-Jus cogens

B-A priori

C-Sui generis

D-Ad hoc

E-Non refoulement

35-İnsanlığa karşı suçlar/Crimes agains humanity kavramı ilk olarak aşağıdakilerden hangisi ile uluslararası hukuk literatürüne girmiştir? (Not 2, s. 4)

A-2002 Roma Statüsü

B-1864 Cenevre Sözleşmesi

C-1945 Nürnberg Askeri Ceza Mahkemesi

D-1907 Lahey Sözleşmesi

E-1945 Uluslararası Adalet Divanı

36- Dünya üzerinde sürmekte olan çatışmalara son verilmesi ve uluslararası barış ve adaletin sağlanması ile bu düzenin korunması, uluslararası toplumun vicdanını yaralayan suç faillerinin cezasız kalmalarının engellenmesi, gelecekte suç işleyebilecek olanların caydırılması, ad hoc mahkemelerin eksiklerinin çözümlenmesi, ulusal mercilerin harekete geçmeye zorlanması amacıyla kurulan uluslararası daimi nitelikli mahkeme aşağıdakilerden hangisidir? Not 2, s. 4

A-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

B-Uluslararası Ceza Mahkemesi

C-Uluslararası Adalet Divanı

D-İnsan Hakları Komitesi

E-İşkenceye Karşı Komite

37-

I.Daimi Hakemlik Divanı

II-Uluslararası Ceza Mahkemesi

III- Uluslararası Sürekli Adalet Divanı

Yukarıda belirtilen uluslararası yargı kuruluşlarından hangisinin ya da hangilerinin bireyleri yargılama yetkisi bulunmaktadır? (Not 2, s. 4)

A-Hepsi

B-Hiçbiri

C-Yalnız I ve II

D-Yalnız II

E-Yalnız II ve III

38-Aşağıdaki suçlardan hangisi 2018 yılından itibaren Uluslararası Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında yargılanabilir bir suç haline gelmiştir? Not 2, sayfa 4,

A-Soykırım

B-İnsanlığa karşı suçlar

C-Saldırı suçu

D-İşkence

E-Savaş suçları

39- Devlet menfaatlerine doğrudan olumsuz etkisi bulunmayan, kişisel nitelikli, kin ya da şahsi eğilimler gibi kişisel çıkarlar düşüncesiyle işlenen suçlar aşağıdakilerden hangisidir? (Not 2, s. 5)

A-Siyasi suç

B-Kişisel suç

C-Adi suç

D-Kriminal suçlar

E-Kabahatler

40-Devletin varlığına ve siyasi mekanizmasının işleyişine ve bireylerin siyasal hak ve özgürlüklerine karşı ya da bu özgürlüklerin kullanılmasına ilişkin suçlar aşağıdakilerden hangisini ifade eder? (Not 2, s. 5)

       A-Kriminal suç

            B-Özgülenmiş siyasi suç

            C-İşlenemez suç

            D-Tam siyasi suç

            E-Kabahat

            41- BM amaç ve ilkelerine ilişkin olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır? ( Not 2, s. 5)

            A-Uluslararası barış ve güvenliği korumak maçıyla etkin önlemler almak BM’nin amaçları arasındadır.

            B-Uluslar arasında, halkların hak eşitliği ve kendi geleceklerini kendilerinin belirlemesi ilkesine saygı üzerine kurulmuş dostça ilişkiler geliştirmek esastır.

            C- BM Güvenlik Konseyi’ne üye daimi ve geçici üyelerin, diğer üyeler üzerinde yaptırım ve denetim gücü bulunmaktadır.

            D- Tüm üyeler, üyelik sıfatından doğan hak ve çıkarlardan tümünün yararlanmasını sağlamak için BM antlaşmasına uygun olarak yükümlülüklerini iyi niyetle yerine getirirler.

            E- Tüm üyeler, örgütün işbu Antlaşma gereği giriştiği tüm eylemlerde örgüte her türlü yardımı yaparlar.

 

            42- Aşağıdakilerden hangisi mülteciyi kabul eden ülkenin sorumlulukları arasında değildir? (Not 2, s. 6, 7)

            A-Eşit davranma yükümlülüğü vardır.

            B-Seçme ve seçilme hakkı tanınmalıdır.

            C-İbadet ve dini eğitim hürriyeti, en az kendi vatandaşlarına tanınan kadar olmalıdır.

            D- Sözleşme yükümlülüklerine uymak açısından karşılıklılık aranmaz.

            E- Salt vatandaşı bulunduğu ülke nedeniyle, mültecilere istisnai hükümler uygulanamaz.

43-

I-Uluslararası sözleşmeler

       II-Ülkelerin kendi iç düzenlemeleri

       III-Uluslararası örgütlerin uygulamaları       

Mülteci statüsünün verilmesinde yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri etkilidir? ( Not 2, s. 7)

A-Yalnız I etkilidir.

B-Yalnız II etkilidir.

C-Hiçbiri etkili değildir.

D-Hepsi etkilidir.

E-Yalnız I ve II etkilidir.

44- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununa göre sağlanan “geçici koruma statüsü”ne ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? ( Slayt 2, PPT 41)

A-1951 Mülteci Sözleşmesinde de hüküm altına alınmıştır.

B-Kişiler, mülakata tabi tutulmak suretiyle geçici koruma statüsüne alınabilirler.

C-Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak Türkiye sınırlarına gelen veya Türkiye sınırlarını geçen yabancılara uygulanır.

D- Mülteci statüsünün sağladığı yüksek nitelikli koruma standardı sağlamaz.

E-Hiçbiri

45-Menşe ülkesi dışında, ikamet ettiği ülkede zulüm korkusu bulunan kişiler 1951 Mülteci Sözleşmesinde belirlenen haklardan yararlanırlar. Aşağıdaki kavramlardan hangisi bu kişileri ifade eder? Not 2, s. 7,

A-İkamet ülkesi mültecisi

B-Sığınmacı

C-Göçmen

D- Kaçak mülteci

E-Yerinde mülteci

46- Aşağıdakilerden hangisi mülteci sıfatını kazanma şartlarından değildir? (Not 2, s. 7)

A-Menşe ülkesinde bulunma

B-Kişinin, menşe ülkesi korumasından yararlanamaması ya da yararlanmak istememesi

C-Haklı bir zulüm korkusuna dayanan korumadan yararlanmak istememe

D-Irk, din, tabiiyet, sosyal ya da siyasi bir gruba aidiyet nedeniyle zulüm korkusu bulunması

E-Yukarıdaki seçeneklerde belirtilen şartların tamamı mülteci statüsü kazanabilmek için gereklidir.

47-

1-Mutlak surette ülke dışında bulunma,

II- Bireysel olarak mülteci statüsünün uygulanabileceğine ilişkin kişinin ispat zorunluluğunun bulunması.

III-Mutlak surette mülteci statüsünün kazanılmış olması

Yukarıda belirtilenlerden hangisi ya da hangileri, 1951 Mülteci Sözleşmesi’ne göre mültecilere sağlanan haklardan yararlanabilmek için şart değildir? (Not 2, s. 7)

A-Yalnız II ve III

B-Yalnız I ve II

C-Yalnız I

D-Yalnız III

E-Belirtilen şartların tamamı, mülteci haklarından yararlanabilmek için şarttır.

48- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, geçici korunmacı statüsünden yararlanmak isteyen kişiler için aşağıdakilerden hangisini yeterli ve gerekli görmektedir? Not 2, s. 7

A-Yazılı sınav

B-Sözlü sınav

C-Yabancı olma

D- Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği uygun görüşü

E-Mülakat

49- Birleşmiş Milletler Medeni Siyasi Haklar Sözleşmesi hangi tarihte kabul edilmiş ve imzaya açılmıştır? (Not 3, s. 1)

A-1971

B-1948

C-1966

D-1954

E-1951

50-Türkiye açısından Birleşmiş Milletler Medeni Siyasi Haklar Sözleşmesinin, hüküm ve sonuç doğurmaya başladığı tarih aşağıdakilerden hangisidir? (Not 3, s. 1)

A-1966

B-2001

C-2003

D-2005

E-2023

51- Birleşmiş Milletler Medeni Siyasi Haklar Sözleşmesinin, uygulanmasını denetlemek üzere kurulan birim aşağıdakilerden hangisidir? (Not 3, s. 2)

A-Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Mahkemesi

B-İşkenceye Karşı Komite

C-Güvenlik Konseyi

D-Birleşmiş Milletler Genel Kurulu

E-İnsan Hakları Komitesi

52-Birleşmiş Milletler Medeni Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin uygulanmasını denetlemek üzere kurulan İnsan Hakları Komitesi, kaç kişiden oluşmaktadır? (Not 3, s. 3)

A-7

B-19

C-10

D-18

E-3

53- Birleşmiş Milletler Medeni Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin uygulanmasını denetlemek üzere kurulan İnsan Hakları Komitesi’ne ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? Not 3, s. 3

A-Üyeleri, sözleşmeye taraf devletlerin, yüksek ahlaki karaktere sahip ve insan hakları alanında yeterliliği ile tanınan, tercihen hukuk uygulamasında deneyim sahibi olan vatandaşlarından seçilmektedir.

B-18 kişiden oluşur.

C- İnsan Hakları Komitesinin temel görevi, Sözleşmede güvence altına alınan hak ve özgürlüklere, Sözleşmeye taraf devletlerce riayet edilip edilmediğini denetlemek ve bu hak ve özgürlüklere uyulmasını denetlerken; devlet raporlarını, bireysel şikâyet başvurularını ve devlet başvurularını inceleme ve karara bağlama ile genel yorumlar yayımlama yetkisine sahiptir.

D-Tam zamanlı çalışır.

E-İlk oturumunu 1977 yılında gerçekleştirmiştir.

54-BM İnsan Hakları Komitesine belli aralıklarla sunulması gereken İnsan Hakları Raporunun, zamanında sunulmamasının yaptırımı aşağıdakilerden hangisidir? ( Not 3, s. 3)

A-BM Genel Kurulu tarafından kınama

B-BM Güvenlik Konseyi tarafından kınama

C-Herhangi bir yaptırımı yoktur.

D- BM Genel Kurulu’ndan üyelikten çıkartılma

E-BM Genel Kurulu tarafından tazminat yaptırımı uygulanması

 

55- Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesine yapılacak bireysel başvuru aşağıdakilerden hangisi ile kabul edilmiştir? ( Not 3, s. 3)

A-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

B-Birleşmiş Milletler Medeni Siyasi Haklar Sözleşmesi Ek 1 Nolu Protokol

C-Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme Ek 2 Nolu Protokol

D- 1951 Mülteci Sözleşmesi

E-Mülteci Sözleşmesi’ne Ek 1967 tarihli Protokol

 

56-Birleşmiş Milletler Medeni Siyasi Haklar Sözleşmesi gereğince oluşturulan İnsan Hakları Komitesi’ne bireysel başvuruya ilişkin aşağıda belirtilenlerden hangisi yanlıştır? (Not 3, s. 3, 4)

A- Şikâyet başvurusu hakkının öznesi gerçek ve tüzel kişilerdir.

B- Bireylerin başvuru hakkından yararlanabilmesi için aleyhine başvuruda bulunacağı devletin vatandaşı olması gerekmemektedir.

C-İnsan Hakları Komitesinin bireysel başvuruları inceleme yetkisinin ülke dışında devletin egemenlik yetkisini kullandığı yerler bakımından da geçerli olduğu kabul edilmektedir.

D- İnsan Hakları Komitesinin bir bireysel başvuruyu inceleyebilmesi için, başvuruda belirtilen ihlal konusunun Komitenin yetki alanına girmesi gerekmektedir.

E- Geçerli bir çekince söz konusu ise çekince kapsamında bulunan hak ve hürriyetler bakımından İnsan Hakları Komitesinin inceleme yetkisi bulunmamaktadır.

 

57-Birleşmiş Milletler Medeni Siyasi Haklar Sözleşmesi gereğince oluşturulan İnsan Hakları Komitesi’ne bireysel başvuruya ilişkin kabul edilebilirlik şartlarından hangisi yanlıştır? (Not 3, s. 5)

 

A- İç hukuk yollarının tüketilmesi gerekli değildir.

B- Aynı meselenin başka bir uluslararası merci önünde incelenmemesi gerekir.

C- Şikâyet konusu eylem nedeniyle mağdur olma şartı aranır.

D - Başvuru hakkının kötüye kullanılmaması gerekir.

E- Başvurunun Sözleşme hükümleriyle bağdaşır olması gerekir.

 

58- İşkenceye Karşı Sözleşme’nin yürürlük tarihi aşağıdakilerden hangisidir? Not 4, s. 1,

 

A-1984

B-1988

C-1987

D-2000

E-2001

 

59-İşkenceye Karşı Sözleşme’nin Türkiye için yürürlüğe girdiği tarih aşağıdakilerden hangisidir? Not, 4, s. 1

 

A-1984

B-1988

C-1987

D-2000

E-2001

 

60- İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin denetim organı aşağıdakilerden hangisidir? (Not 4, s. 1)

 

A-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

B-Uluslararası Ceza Mahkemesi

C-Uluslararası Adalet Divanı

D-İnsan Hakları Komitesi

E-İşkenceye Karşı Komite

61- 1984 İşkenceye Karşı Sözleşme hükümleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? (Not 4, s. 1)

A-İtiraz alma amacıyla işlenebilir.

B-İntikam alma amacıyla işlenebilir.

C-Üçüncü kişi hakkında bilgi edinmek amacıyla işlenebilir.

D- Yaptığından şüphelenilen bir eylem nedeniyle cezalandırmak amacıyla işlenebilir.

E-Kendisini korkutmak amacıyla işlenebilir.

62-Kanuni yaptırımların doğasından kaynaklanan eylemlere ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur? (Not 4, s. 1)

A-İşkence sayılmaz.

B-Mağduru tazminat alır.

C-Yaralama suçunun konusunu oluşturur.

D-Birleşmiş Milletler Medeni Siyasi Haklar Sözleşmesine göre oluşturulan İnsan Hakları Komitesine şikâyetçi olunabilir.

E-Uygulayanlar hakkında disiplin yaptırımı uygulanır.

63-İşkence eylemi, aşağıda belirtilen kanunlardan hangisi ile yaptırıma bağlanmıştır? ( Not 4, s. 1)

A-Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu

B-Türk Vatandaşlığı Kanunu

C-Türk Ceza Kanunu

D- Kabahatler Kanunu

E-Türkiye’de işkence suçu düzenlenmemiştir.

64-İşkenceye Karşı Sözleşmeye ilişkin aşağıda belirtilenlerden hangisi yanlıştır? (Not 4, s. 2)

A- Fiziksel veya ruhsal aşırı acı ve ıstırap veren eylem işkence kapsamında değerlendirilecektir.

B- Eylemin doğrudan veya dolaylı faili kamu görevlisidir.

C- İşkenceye Karşı Sözleşme, kamu görevlisini, her türlü devlet görevi alan kişi olarak tanımlamıştır. 

D- İşkenceye Karşı Sözleşme, işkence boyutuna varmayan ancak, zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı işlem veya ceza fiillerinin işlenmesinin önlenmesi yükümlülüğü de getirilmiştir. Bu eylemler için m. 10, 11, 12, 13 yükümlülükleri de aynen geçerli olacaktır.

E-İşkenceyi haklı gösterme yasağı da İşkenceye Karşı Sözleşme’de düzenlenmiştir.

 

65-İşkenceye Karşı Sözleşmeye ilişkin aşağıda belirtilenlerden hangisi yanlıştır? (Not 4, s. 2)

A-Her devlete, işkenceyi suç olarak düzenleme yükümlülüğü getirilmiştir.

B- Devletler, fiillerin aşırılıklarını dikkate alarak cezalandıracaktır. Hükümle, cezalarda orantılılık ilkesine vurgu yapılmıştır.

C-Sözleşmeye göre, her devlet, kendi egemenlik alanında ya da kendisine kayıtlı gemide veya uçakta suçun işlenmesi halinde yargılama yetkisine sahiptir. 

D- Sözleşmeye taraf devlet, suçu işlediği iddia edilen kişinin kendi vatandaşı olması halinde yargılama yetkisine sahiptir.

E- Mağdurun, sözleşmeye taraf ülkenin vatandaşı olması halinde, sözleşmeye taraf hiçbir şekilde yetkili değildir.

 

66- I-Sınırlı olmalı

II- Kanuni olmalı

III- Etkili olmalı

IV- Sonuç doğurucu olmalı

Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İşkenceye Karşı Sözleşme hükümleri gereğince devletin önleme yükümlülüğünün nasıl olması gerektiğini ifade eder? Not 4, s. 3

A-Yalnız I ve II

B-Yalnız II ve III

C-Yalnız III ve IV

D-Hepsi

E-Yalnız I ve IV

 

67-İşkenceye Karşı Sözleşme ‘ye ilişkin aşağıda belirtilenlerden hangisi yanlıştır? (Not 4, s. 3)

A-Sözleşme devletlere işkenceyi önleme yükümlülüğü getirmiştir.

B- Sözleşmenin konusu işkence eylemidir. Bu aşamaya ulaşmayan eylemler, sözleşmenin kapsamında değildir.

C- İşkenceye Karşı Sözleşme, devlet tarafından kendi iç hukukuna göre onaylandığında yürürlüğe girer.

D -Taraf devletin, egemenlik alanındaki herkes sözleşmenin koruması kapsamındadır.

E- Siyasi sınırların ötesinde egemenlik yetkisi bulunan bütün sınırlarda sözleşmenin uygulanması mümkündür.

68-İşkenceye Karşı Sözleşmeye göre bir şahsın, işkenceye tabi tutulacağı yönünde esaslı sebepler bulunan devlete hangi halde iadesi mümkündür? ( Not 4, s. 4) 

A-Ağır cezayı gerektiren suçüstü halinde

B-Hiçbir şekilde iade edemez.

C-Karşılıklılık durumu söz konusu olduğunda

D-Belli teminat karşılığında

E-Kesinleşmiş ceza bulunan hallerde

69-İşkenceye Karşı Sözleşme, bir şahsın işkenceye tabi tutulacağı tehlikesinde olduğuna dair esaslı sebeplerin bulunduğu kanaatini uyandıran başka bir devlete geri göndermelerini, sınırdışı etmelerini ve iade etmelerini yasaklamaktadır. Taraf devlet, iadenin söz konusu olacağı ülkede, sistemli biçimde, yaygın, açık-seçik ve kütlevi insan hakları ihlali bulunup bulunmadığını aşağıdakilerden hangisine göre değerlendirecektir?

A-Ülke iç mevzuatında işkencenin suç olarak cezalandırılıp cezalandırılmadığına

B-Her türlü enstrümana

C-Uluslararası kurumların değerlendirmelerine

D- İnsan haklarına ilişkin temel mevzuatın tamamının, taraf devlet tarafından imzalanıp imzalanmadığına,

E-İşkenceye Karşı Komite ülke raporlarına

70-

I-Kamu görevlilerinin eğitimi

II-Mağdurların eğitilmesi

III-Barınma merkezleri oluşturulması

IV- Önleme tedbirlerinin sistematik kontrolü

V- Mağdurun zararının giderilmesi

 

Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri, İşkenceye Karşı Sözleşme hükümleri gereğince taraf devletlerin yapması gereken düzenlemelerdir? (Not 4, s. 4)

 

A-I, II, III

B-I, II, V

C-Yalnız I

D-I, IV, V

E-Hepsi

 

71-Aşağıdakilerden hangisi İşkenceye Karşı Sözleşme gereğince kurulan, İşkenceye Karşı Komite’nin görevlerinden değildir? (Not 4, s. 4)

A-Devlet raporlarını incelemek.

B-Devletlerarası şikâyetleri değerlendirmek

C- Devlet ve kişiler arasında arabuluculuk yaparak tazminat taleplerini değerlendirmek

D-Bireysel şikâyetleri değerlendirmek

E-Gizli araştırmalar yapmak

72-İşkenceye Karşı Sözleşme hükümleri gereğince, bireysel şikâyetleri değerlendiren kurum, kuruluş ya da mahkeme aşağıdakilerden hangisidir? Not 4, s. 4

A-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

B-Uluslararası Ceza Mahkemesi

C-Uluslararası Adalet Divanı

D-İnsan Hakları Komitesi

E-İşkenceye Karşı Komite

73-

Sivil Toplum Kuruluşlarının raporlarını değerlendirmek

Bireysel şikâyetleri değerlendirmek

Gizli araştırmalar yapmak

Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri, İşkenceye Karşı Sözleşme hükümleri gereğince oluşturulan İşkenceye Karşı Komitenin görevleri arasında değildir? (Not 4, s. 4)

A-Yalnız I

B-Yalnız II

C-Yalnız I ve II

D-Yalnız III ve III

E-Yalnız III

74-İşkenceye Karşı Sözleşme hükümleri gereğince oluşturulan İşkenceye Karşı Komiteye aşağıdakilerden hangisi bireysel başvuru yoluna başvuramaz? (Not 4, s. 5)

A-Mağdurun akrabaları

B-Mağdurun yetkili temsilcisi

C-Bizzat mağdur

D-Mağdur adına hareket etmesi haklı görülen kişi

E-Kamu düzenine ilişkin olduğundan, mağdurla ilgisi olan ya da olmayan herkes

75-İşkenceye Karşı Sözleşme hükümleri gereğince oluşturulan İşkenceye Karşı Komiteye başvurmadan önce bir başka uluslararası çözüm yoluna başvurulmuş olmasının bireysel başvuruya etkisi aşağıdakilerden hangisidir? (Not 4, s. 5)

A-Başvuru, diğer uluslararası çözüm yoluna başvurunun sonuçlandırılmasına kadar ertelenir.

B-Bireysel başvuruyu engeller

C-Hiçbir etkisi olmaz.

D-Para cezasıyla cezalandırılmayı gerektirir.

E-Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden görüş alınır.

76-İşkenceye Karşı Komite’ye başvuru için hangi hallerde iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekmez? (Not 4, s. 5)

A-İnsan haklarına karşı yeterli derecede güvence sağlamayan ülkelerde

B-Güvenlik Konseyince belirlenecek ülkelerde

C-İç hukuk yollarının oldukça uzun ve etkisiz olması halinde

D-İç hukuk yollarının olağan dışı masraflı olması halinde

E-Yargının siyasallaşması halinde

77- İşkenceye Karşı Sözleşme hükümlerine göre, sözleşmenin uygulanmasını, yorumlanmasını ilgilendiren ve müzakere ile çözümlenemeyen bir konuda taraflardan birinin talebiyle anlaşmazlığın çözümlenmesine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur? Not 4, s. 6

A-Uluslararası Ceza Mahkemesine başvurulur.

B-İnsan Hakları Komitesine başvurulur.

C-Güvenlik Konseyi müdahalesi gerekir.

D- Hakeme başvurulur.

E-Uluslararası Adalet Divanına başvurulur.

78- İşkenceye Karşı Sözleşme hükümleri gereğince iki ya da daha fazla devlet arasında, Sözleşme’nin uygulanmasını veya yorumlanmasını ilgilendiren ve müzakere ile çözümlenemeyen bir husus olduğunda, birinin talebiyle anlaşmazlık hakeme iletilecektir. Tarafların hangi süre içerisinde hakem üzerinde mutabakata varamamaları halinde, herhangi bir tarafın anlaşmazlığı Uluslararası Adalet Divanı’na götürmesi mümkündür?

A-6 ay

B-12 ay

C-Herhangi bir süre yoktur. Her zaman başvurulabilir.

D-Hakem sorunu çözemediği takdirde, Uluslararası Ceza Mahkemesine başvurulabilir.

E-Herhangi bir süre yoktur. Sorunu hakem herhangi bir şekilde çözmelidir.

79-İşkenceye Karşı Sözleşme ‘ye taraf olan bir ülkenin, aşağıdakilerden hangisine yazılı bildirimi ile sözleşmeye taraf olma statüsünden çıkması mümkündür? ( Not 4, s. 6)

A-Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi

B-Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri

C-İşkenceye Karşı Komite

D-Bildirim gerekli değildir. Ülkenin iç mevzuatına göre kanun çıkartması yeterlidir.

E- Birleşmiş Milletler Genel Kurulu

80-İşkenceye Karşı Sözleşme’ye taraf ülkenin, BM Genel Sekreterliğine yapacağı çıkma bildiriminin sonuç doğurması ve ülkenin hukuki olarak sözleşme ile bağlı olma yükümlülüğünden kurtulması için geçmesi gereken süre aşağıdakilerden hangisidir? (Not 4, s. 6)

 

A-6 ay

B-Herhangi bir süre yoktur. Hemen hüküm ve sonuçlarını doğurur.

C- 3 ay

D- 1 yıl

E-15 gün

 

81-İşkenceye Karşı Sözleşme hükümlerince kabul edilen bireysel başvuru ve hakem usullerine ilişkin Türkiye’nin tutumu aşağıdakilerden hangisidir? (Not 4, s. 6)

 

A-Türkiye, sözleşmeyi onaylamadığından her iki usul de Türkiye için geçerli değildir.

B- Bireysel başvuru usulü kabul edilmemiş, hakem usulü kabul edilmiştir.

C-Hakem usulü kabul edilmemiş, bireysel başvuru usulü kabul edilmiştir.

D-Türkiye, sözleşmeyi onaylamış olmasına rağmen, hakem ve bireysel başvuru usulüne ilişkin çekince koymak suretiyle uygulanmasını kabul etmemiştir.

E-Bireysel başvuru usulü kabul edilmiş, hakem usulü yerine Uluslararası Adalet Divanı usulü kabul edilmiştir.

 

82-İşkenceye Karşı Komite’nin, Türkiye’ye ilişkin 16 Temmuz 2024 günlü Raporunda, mülteci ve sığınmacılara ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır? Not 4 s. 7

A-Sınır polisinin, sınır geçişlerinde göçmen ve sığınmacılara yönelik aşırı güç kullanımı eleştirilmiştir.

B-Çocuklu ailelerin, geri gönderme merkezlerinde alıkonulması eleştirilmiştir.

C-Mültecilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme ve Protokole ilişkin olarak Avrupa dışından sığınma talebinde bulunan kişilere mülteci statüsü verilmemesine ilişkin çekince olumlu karşılanmaktadır.

D- Sınır dışı etme amacıyla gözaltında tutmanın sadece son çare olarak, bireyin koşulları ışığında kesinlikle gerekli ve orantılı olduğuna karar verildiğinde ve mümkün olduğunca kısa bir süre için uygulanmasını sağlaması gerektiği belirtilmiştir.

E-Çocuklar ve çocuklu aileler sadece göçmenlik statüleri nedeniyle gözaltına alınmaması gerektiği vurgulanmıştır.


Cevap Anahtarı

1-D

2-B

3- A

4- B

5- A

6-D

7- A

8- E

9-B

10-C

11- C

12- A

13- B

14- A

15- C

16-D

17- A

18-D

19-E

20-B

21-A

22-A

23-A

24-C

25-D

26-B

27-C

28- D

29-C

30-D

31-A

32-B

33-E

34-D

35- C

36- B

37-D

38-C

39-A

40-D

41-C

42- B

43- D

44-A

45-E

46-A

47-D

48- E

49-C

50-C

51-E

52-D

53- D

54- C

55- B

56- A

57- A

58- C

59- B

60-E

61-B

62- A

63-C

64- C

65- E

66- C

67- B

68-B

69-B

70- D

71-C

72- E

73-A

74- E

75- B

76- C

77- D

78- A

79-B

80- D

81-C

82-C

 

 

Diyabakır'a ilişkin Arafat Yaz'ın Tesadüf ve Efsanelerle Biçimlenmiş Diyarbakır Kalesi makalesinden,

Makale gerçekten güzel. Şu kısmı dikkatimi çekti:  Yunus peygamber ile Âmid hakkında anlatılanlar ve kaldığı mağara da üzerinde durduğumuz ...

TIBBİ ETİK