27 Ocak 2026 Salı

UYGULAMA DIŞI YAZAR TATMİN YÖNTEMLERİ

 Adamın aklı kıt, 


Çalışma sayısına bakıyor 


Kendince kendini tatmin ediyor ve psikolojik savunma yöntemi geliştiriyor...


1-Kopyala yapıştırla hazırlıyor. 


2-Piyasa yazarı


3-Katiplere yazdırıyor.


vs...

Be cacık, 

kopyala yapıştırla hazırla bakalım hazırlayabiliyor musun bre ebleh...

Ol piyasa yazarı görelim seni de Türkiye'de trafik, inşaat ve deprem, kurye, hayvan hakları, kadın hakları ile ilgili güncel bir tane çalışman var mı 

Be cacık...

Sadece trafik kazalarıyla ilgili çalışmada onbinlerce yargıtay kararı taradım ve yaklaşık 400-500 sayfa çalışmadan çıkartıldı. 

Bugün okumaya başlasan ömrün yetmez be cacık...


25 Ocak 2026 Pazar

 

1. “Özgürlük Savaşçıları” Sorunu (Freedom Fighters’ Problem)

Uluslararası alandaki temel tartışma şudur:

Ulusal kurtuluş hareketleri yürüten “özgürlük savaşçılarının” eylemleri terörizm sayılabilir mi?

Bu konuda üç yaklaşım vardır:

1️⃣ Birinci Görüş (Geniş İstisna)

  • Bazı devletler, kendi kaderini tayin mücadelesi kapsamındaki eylemlerin — sivillere yönelik olsa bile — terörizm olarak nitelendirilemeyeceğini savunur.

  • Pakistan, Mısır, Ürdün, Suriye gibi devletlerin çekinceleri bu çizgidedir.

  • Ancak bu görüş hukuki belirsizlik yaratır:

    Bu eylemler terörizm değilse, hangi hukuk uygulanacaktır?

2️⃣ İkinci Görüş (IHL’ye Tabi Ama Terörizm Değil)

  • Ulusal kurtuluş mücadelelerindeki eylemler terörizm değildir,

  • Ancak uluslararası insancıl hukuka aykırıysa savaş suçu oluşturur.

  • Örneğin:

    • Sivillere yönelik kasıtlı saldırılar → terörizm değil, ama savaş suçu.

3️⃣ Üçüncü (Ara) Görüş – Baskın Görüş

  • Meşru askeri hedeflere yönelik saldırılar → hukuka uygun.

  • Sivillere yönelik saldırılar:

    • Eğer korku yayma amacı varsa → terörizm.

  • Bu görüş:

    • 1999 Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Sözleşmesi,

    • Kanada hukuku,

    • İtalyan mahkemeleri,

    • STL ve BM Sekreterliği tarafından benimsenmiştir.


2. Barış Zamanında Terörizmin Tanımı Var mı?

Metnin kilit iddiası şudur:

Barış zamanında terörizme ilişkin örf ve adet hukuku kuralı oluşmuştur.

Bu görüşe göre:

Dayanaklar

  • Devletlerin iç hukukları

  • Ulusal mahkeme kararları

  • BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi kararları

  • Çok sayıda terörle mücadele sözleşmesinin onaylanması

STL Temyiz Dairesi (2011)

STL, barış zamanında terörizmin örf ve adet hukuku suçu olduğunu açıkça kabul etmiştir.

Terörizmin Unsurları (STL §85)

  1. Suç teşkil eden fiil (öldürme, kaçırma, bombalama vb.)

  2. Amaç:

    • Halkta korku yaratmak veya

    • Devleti / uluslararası örgütü zorlamak

  3. Ulusötesi unsur


3. Manevi Unsur (Mens Rea)

Terörizm için iki katmanlı kast gerekir:

  1. Genel kast

    • Öldürme, yaralama, kaçırma kastı

  2. Özel kast (dolus specialis)

    • Halkı korkutmak veya

    • Devleti/örgütü belirli bir davranışa zorlamak

👉 Sıradan suçtan farkı burada ortaya çıkar.


4. Terörizm – Savaş Suçu İlişkisi

Silahlı Çatışmada Terörizm

  • Cenevre Sözleşmeleri ve Ek Protokoller:

    • Sivillere yönelik terör eylemlerini açıkça yasaklar.

  • ICTY (Galić davası):

    • Sivilleri terörize etmenin savaş suçu olduğunu kabul etmiştir.

📌 Roma Statüsü madde 8’de açıkça geçmese bile:

  • Bu, suçun örfî nitelikte olmadığı anlamına gelmez.


5. Terörizm – İnsanlığa Karşı Suç

Terör eylemleri şu şartlarla insanlığa karşı suç olabilir:

  • Yaygın veya sistematik saldırının parçasıysa

  • Sivillere yönelmişse

  • Devlet veya örgüt politikasıyla bağlantılıysa

  • Fail, bu bağlamın farkındaysa

Örnek fiiller:

  • Öldürme

  • İşkence

  • Zorla kaybetme

  • Ciddi bedensel veya ruhsal zarar


Genel Sonuç

Metnin vardığı sonuç net:

Barış zamanında terörizmin tanımı vardır ve bu tanım örf ve adet hukukunda yerleşmiştir.
Silahlı çatışmada ise terör eylemleri çoğu durumda savaş suçu veya insanlığa karşı suç olarak nitelendirilir.

15 Ocak 2026 Perşembe

Ersan Şen, Tezcan/Erdem/Önok vs.

 Uluslararası ceza mahkemesi ile ilgili devam ettiğim çalışmada, bir kısım akademisyenlerin çalışması da var elimde. 


Bunlar benim incelediğim Shcabas, Stahn gibi akademisyenlerin yanında hukuk fakültesi öğrencisi gibiler. Bu çalışmalara gerçekten atıf yapmalı mıyım bilemedim. 

12 Ocak 2026 Pazartesi

Siber Saldırı

 

Eylül 2012’de Azerbaycan da, Ermenistan’ın yönlendirmesi ve kontrolü altında hareket eden sözde “Ermeni Siber Ordusu” tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen ve “teröristleri yüceltmeyi, mağdurları aşağılamayı ve etnik ya da dini temelli nefreti, ayrımcılığı ve şiddeti teşvik etmeyi” amaçlayan siber saldırıları Birleşmiş Milletler nezdinde kınamıştır.¹⁷

10 Ocak 2026 Cumartesi

Gevers'in Unwhitining the World makalesinde ilginç cümle, Türkiye hariç Avrupa, Amerika ve Japonya uluslararası hukuku geliştirdi diyor.

 873 Kuşağı’nın en etkili isimlerinden biri olan John Westlake—daha sonra Institut de droit international’in onursal başkanı—1904’te şunu ilan ediyordu: “Uluslararası hukuku geliştiren uluslararası toplum… Avrupa kanından olan tüm devletlerden, yani Türkiye hariç tüm Avrupa ve Amerika devletlerinden ve Japonya’dan oluşur.”⁷⁶

3 Ocak 2026 Cumartesi

fransa

 

Fransa ve İtalya'daki Hukuk ve Akademik Çalışmalar Arasındaki Farklar

Fransa ve İtalya arasındaki hukuk sistemleri arasındaki farklar dikkat çekicidir, oysa her iki ülke de medeni hukuk sistemlerine sahiptir. Fransa Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 353. maddesi intime conviction (içsel kanaat) ilkesine dayanırken, İtalya Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 533. maddesi, "makul şüpheye yer bırakmayacak şekilde" standardını kullanmaktadır. Ayrıca, modern İtalyan akademisyenlerinden Ferrajoli gibi isimler, alternatif hipotezleri ortadan kaldıran bir olgu belirleme sürecini savunmaktadır; bu süreç, sonraki bölümlerde açıklanacağı üzere, makul şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlama standardı ile yakından ilişkilidir.

Daha önce belirtildiği gibi, Beccaria delilleri değerlendirirken dekonstruye etmeyi tercih etmektedir. Eğer daha fazla örnek eklersek, Alman sistemi freie Überzeugung (özgür kanaat) ilkesine dayanırken, İsveç sistemi makul şüpheye yer bırakmayacak şekilde standardını kullanmaktadır. Doktrin, "makul şüpheye yer bırakmayacak şekilde" standardının 1831'de İtalya'da kullanıldığını, Papa Gregory XVI'nın yasalarından kanıtlandığını öne sürmektedir. 1990'larda, bu standardın uygulanmasına dair içtihatlar büyük ölçüde bölünmüştür. Bu tartışma, 2002'de İtalya Yüksek Mahkemesi tarafından çözülmüştür. 2012'de Çin Halk Cumhuriyeti, 2012'de Ceza Muhakemesi Kanunu'nu değiştirdiğinde, "makul şüpheye yer bırakmayacak şekilde" standardını Ceza Mahkemesi hükmü için kabul etmiştir.

UYGULAMA DIŞI YAZAR TATMİN YÖNTEMLERİ

 Adamın aklı kıt,  Çalışma sayısına bakıyor  Kendince kendini tatmin ediyor ve psikolojik savunma yöntemi geliştiriyor... 1-Kopyala yapıştır...

TIBBİ ETİK