Bölüm 3
Geçici Tedbirlerin Verilmesine İlişkin Şartlar
Guillaume Le Floch
İçindekiler
3.1 Giriş
3.2 Geçici Tedbirlerin Yan (Tali) Niteliğinden Kaynaklanan Şartlar
3.2.1 Esas Talebin İlk Bakışta (Prima Facie) Değerlendirilmesi
3.2.2 Talep Edilen Tedbirler ile Tarafların Maddi Hakları Arasındaki Bağ
3.3 Geçici Tedbirlerin Özerk Niteliğinden Kaynaklanan Şartlar: Maddi Koşullar
3.3.1 Tekrarlanan Maddi Şartlar
3.3.2 Belirli Uluslararası Mahkeme ve Kurullara Özgü Maddi Şartlar
3.4 Sonuç
Kaynakça
Özet
Uluslararası hukukta geçici tedbirler, her mahkemenin kendi kurallarıyla düzenlenir. Bu düzenlemeler genellikle oldukça genel ifadeler içerir ve çoğu zaman mahkemelere yalnızca gerekli veya uygun gördükleri tedbirleri alma yetkisi tanır. Bununla birlikte uygulama, farklı yargı organlarının geçici tedbirlerin verilmesi için benzer şartlar geliştirdiğini göstermektedir. Bu bölüm, geçici tedbirlerin kendine özgü niteliğinden doğan şartları açıklamayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, uluslararası mahkeme ve kurulların geçici tedbir taleplerini değerlendirirken geniş bir takdir yetkisine sahip oldukları ileri sürülmektedir.
Anahtar Kelimeler: şartlar · takdir yetkisi · talebin kabul edilebilirliği · fumus boni juris · aciliyet · telafisi imkânsız zarar
3.1 Giriş
Geçici tedbirleri düzenleyen hukuk kuralları genellikle oldukça ilkel ve genel ifadelerle kaleme alınmıştır. Özellikle geçici tedbirlerin verilmesine ilişkin şartlar nadiren açık ve kesin biçimde belirlenmiştir. Çoğu durumda bu kurallar, mahkemelere yalnızca “gerekli”, “koşullara uygun” ya da “durum gerektiriyorsa” geçici tedbir alma yetkisi verir.
Bununla birlikte bazı düzenlemeler daha ayrıntılıdır. Örneğin, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (UNCLOS) 290. maddesinin 5. fıkrası, mahkemenin geçici tedbir kararı verebilmesi için ilk bakışta yetkili olması ve durumun aciliyet göstermesi gerektiğini belirtir. Aynı şekilde Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 63/2. maddesi, aşırı ciddiyet, aciliyet ve telafisi imkânsız zarar tehlikesi şartlarını öngörür.
Genel olarak geçici tedbirlerin amacı açıktır: Esas davanın başarılı olması hâlinde kararın etkili şekilde uygulanmasını güvence altına almak. Ancak bu hükümler, mahkemelere geniş bir takdir alanı bırakır. Bu nedenle uluslararası mahkemeler, geçici tedbirlerin ne zaman gerekli olduğuna dair kendi objektif kriterlerini geliştirmiştir.
Usul kuralları da genellikle bu şartları ayrıntılı şekilde düzenlemez. İstisna olarak Avrupa Birliği Adalet Divanı ve Genel Mahkeme, geçici tedbir talebinin;
- davanın konusunu,
- aciliyeti doğuran koşulları,
- ilk bakışta haklılığı gösteren hukuki ve fiili gerekçeleri içermesini şart koşar.
Buna rağmen bu mahkemeler ayrıca “menfaat dengesi” (balance of interests) şartını da uygulamaktadır. Bu durum, yargı organlarının geniş takdir yetkisini teyit eder.
Ancak bu, hiçbir açık şart olmadığı anlamına gelmez. Aksine, uluslararası mahkemeler içtihatlarıyla bu şartları ayrıntılı biçimde geliştirmiştir. Bu nedenle geçici tedbirlere ilişkin şartlar büyük ölçüde yargısal yaratımın (judge-made law) ürünüdür.
Uluslararası mahkemeler birbirinden oldukça farklıdır. Örneğin Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) küresel bir mahkeme iken Avrupa Birliği Adalet Divanı daha bütünleşmiş bir yapı içinde faaliyet gösterir. Buna rağmen geçici tedbirlere ilişkin şartlar büyük ölçüde benzerdir. Bunun nedeni, bu şartların tedbirlerin doğasından kaynaklanmasıdır.
Geçici tedbirler:
- Esas davaya bağlıdır (tali nitelik)
- Ancak aynı zamanda bağımsız etkileri de vardır
Bu nedenle bazı şartlar tali nitelikten, bazıları ise maddi içerikten doğar.
3.2 Geçici Tedbirlerin Tali Niteliğinden Doğan Şartlar
Geçici tedbirler, esas davada verilecek kararın korunmasını amaçlar. Bu nedenle, bir tarafın esas davada hak sahibi olmayacağı durumlarda geçici tedbir yoluyla avantaj elde etmesi engellenmelidir.
Ancak bu meselelerin ayrıntılı incelenmesi, geçici tedbirlerin amacını ortadan kaldırır. Çünkü tedbirler hızlı ve geçici niteliktedir. Bu nedenle mahkemeler bir uzlaşma çözümü geliştirmiştir:
➡ Esas talebin prima facie (ilk bakışta) değerlendirilmesi
Ayrıca:
➡ Talep edilen tedbir ile korunmak istenen hak arasında bir bağ aranır.
3.2.1 Esas Talebin İlk Bakışta Değerlendirilmesi
Geçici tedbir talep eden tarafın şunları göstermesi gerekir:
- Mahkemenin ilk bakışta yetkili olması
- Talebin ilk bakışta kabul edilebilir olması
- Korunmak istenen hakların makul ve olası (plausible) olması
3.2.1.1 İlk Bakışta Yetki
ICJ içtihadına göre mahkeme, yalnızca ilk bakışta yetki temeli varsa geçici tedbir kararı verebilir. Kesin yetki incelemesi bu aşamada yapılmaz.
Bu yaklaşım bir dengeyi temsil eder:
- Tam inceleme → gecikmeye yol açar
- Hiç inceleme yapılmaması → yetkisiz müdahaleye yol açar
Bu nedenle “prima facie yetki” düşük bir eşiktir. Mahkemenin yetkili olma ihtimali yeterlidir.
3.2.1.2 İlk Bakışta Kabul Edilebilirlik
Bu konu genellikle ayrı bir şart olarak ele alınmaz. Ancak özellikle Avrupa Birliği mahkemeleri, açıkça kabul edilemez olan başvurular için geçici tedbir talebini reddeder.
ICJ ise bu konuda daha temkinlidir ve genellikle sadece:
➡ Talebin açıkça kabul edilemez olmadığını belirtmekle yetinir.
3.2.1.3 Esasın İlk Bakışta Haklılığı (Fumus Boni Juris)
Bu şart, başvurunun esas bakımından başarılı olma ihtimalini ifade eder.
Başlangıçta Avrupa mahkemeleri çok yüksek bir eşik uygulamış, ancak zamanla bu standart düşürülmüştür. Günümüzde:
➡ “Açıkça dayanaksız olmama” yeterlidir.
ICJ ise zamanla bu şartı “hakların makul görünmesi (plausibility)” şeklinde benimsemiştir.
Bu, mahkemenin:
- Hakların var olabileceğini
- İhlal edilme ihtimalinin bulunduğunu
ilk bakışta kabul etmesi anlamına gelir.
3.2.2 Talep Edilen Tedbir ile Haklar Arasındaki Bağ
Geçici tedbirler yalnızca esas davadaki hakları korumaya yönelik olabilir.
Bu nedenle:
➡ Talep edilen tedbir ile esas davadaki haklar arasında bağlantı (link) bulunmalıdır.
ICJ’ye göre:
➡ Korunmak istenen haklar, esas davada karara bağlanacak haklarla örtüşmelidir.
Bu şartın amacı:
➡ Tarafların, esas davanın dışında yeni haklar yaratmasını önlemektir.
Mahkeme uygulamasında bu bağın varlığı için tam örtüşme değil, “yeterli bağlantı” aranır.
Diğer Mahkemelerde Durum
- ICSID: Daha geniş yaklaşım benimser (yargılamanın adil yürütülmesi gibi hakları da kapsar)
- AB Mahkemeleri: Talep ile ana dava arasında bağlantı aranır
- ITLOS: Bu şartı açıkça nadiren tartışır
Genel Değerlendirme
Geçici tedbirlere ilişkin şartlar:
- Yetki (prima facie jurisdiction)
- Kabul edilebilirlik (nadiren)
- Haklılık ihtimali (fumus boni juris / plausibility)
- Hak ile tedbir arasında bağlantı
Bu şartlar, uluslararası yargı organlarının içtihatlarıyla şekillenmiş olup büyük ölçüde yargısal yaratımın ürünüdür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder