Fransız Ceza Kanunu’nun 222-22. maddesinin 1. fıkrasında genel olarak tanımlandığı üzere, cinsel saldırı hukuken “şiddet, zorlama, tehdit veya sürpriz yoluyla işlenen her türlü cinsel ihlal ya da kanunda öngörülen hallerde bir yetişkin tarafından bir küçüğe karşı işlenen cinsel ihlal” olarak ifade edilir.
Ceza Kanunu, cinsel saldırıya ilişkin gerçek anlamda bir tanım vermemekte; bu suç tipi esasen ancak tecavüz suçuna karşıtlık içinde anlaşılabilmektedir. Bu nedenle cinsel saldırı, tamamlayıcı (ikame) bir nitelendirme olup, yalnızca tecavüz suçunun unsurlarının oluşmadığı durumlarda uygulanır.
21 Nisan 2021 tarihli kanuna kadar tecavüz ile cinsel saldırı arasındaki ayrım ölçütü, cinsel penetrasyon (nüfuz) eyleminin varlığıydı. Başka bir ifadeyle, cinsel penetrasyonun bulunmadığı durumlarda cinsel saldırı kabul edilmekteydi.
Bu penetrasyon kavramı içtihat yoluyla daraltılmış olmakla birlikte, kanun koyucu müdahale ederek Fransız Ceza Kanunu’nun 222-23. maddesinde tecavüzü şu şekilde tanımlamıştır:
“Tecavüz, niteliği ne olursa olsun her türlü cinsel penetrasyon veya her türlü oral-genital eylemin, şiddet, zorlama, tehdit ya da sürpriz yoluyla, başkası üzerinde veya failin kendi üzerinde gerçekleştirilmesidir.”
Bu reformdan sonra cinsel saldırı nitelendirmesi, artık yalnızca fail ile mağdur arasında fiziksel temas içeren ancak ne cinsel penetrasyon ne de oral-genital eylem barındıran fiillere uygulanmaktadır.
Dolayısıyla cinsel saldırının maddi unsuru, fail ile mağdur arasında cinsel nitelik taşıyan bölgelerde veya cinsel bağlamda gerçekleşen fiziksel temastır.
Buna ek olarak, Fransız Yargıtayı (Cour de cassation), failin mağdurun cinsel özgürlüğüne müdahale ettiğinin bilincinde olmasını — yani mağdurun rızasının bulunmadığını bilmesini — şart koşmaktadır.
Bu noktada, cinsel saldırı ile tecavüze teşebbüs arasındaki ayrımın oldukça karmaşık olduğu görülmektedir. Zira her iki suçta da mağdurun rızasının yokluğu, şiddet, tehdit, zorlama veya sürpriz yoluyla ortaya konulmalıdır.
Dolayısıyla tartışma, failin tecavüz işleme niyetinin açık (kesin) olup olmadığı üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Bu bağlamda sorun, bir kişinin mağdura oral seks yapmasını emretmesi ve onu soyunmaya zorlamaya çalışması halinde, olayın neden tecavüze teşebbüs yerine cinsel saldırı olarak nitelendirildiğinin, ilk derece mahkemesi tarafından nasıl gerekçelendirildiğidir.
Bu nedenle, Grenoble Temyiz Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin 19 Ocak 2023 tarihli kararı incelenmelidir.
Olay
Somut olayda, genç bir kız Valence şehrinde bir arkadaşı ve onun erkek arkadaşı ile birlikte bulunmaktadır. Telefonunu ararken otobüsünü kaçırmış ve arkadaşları tarafından yalnız bırakılmıştır. Sokakta karşılaştığı bir erkek, onu arabasına davet etmiş; başlangıçta reddetse de 30 dakika sonra kabul etmiştir.
Adam bir otel odası kiralamış ve resepsiyona kızın sevgilisi olduğunu söylemesini istemiştir. Odaya çıktıklarında adam soyunmuş ve yatağa uzanmıştır. Kızı kolundan çekerek yanına çağırmış, kız ise reddetmiştir.
Bunun üzerine adam:
- Onu öpmeye çalışmış,
- Reddedilince tokat atmış,
- Göğüs ve genital bölgesine kıyafet üzerinden dokunmuş,
- Onu yatağa itmiş,
- Elini kendi cinsel organına koydurmuş,
- Ona oral seks yapmasını emretmiş,
- Soyunmasını istemiş ve kıyafetlerini çıkarmaya çalışmıştır.
Kız, adam tuvalete gittiğinde kaçmış ve otel görevlisine sığınmıştır.
Sanık ise tüm suçlamaları reddetmiş, kadının kendi isteğiyle geldiğini ve yalnızca uyuduğunu ileri sürmüştür.
Yargılama Süreci
Valence Ceza Mahkemesi, sanığı cinsel saldırı suçundan mahkûm etmiş, 6 ay ertelenmiş hapis cezası vermiştir.
Grenoble Temyiz Mahkemesi, sanığın savunmalarını inandırıcı bulmayarak kararı büyük ölçüde onamış;
- mağdurun eşyalarının bulunması,
- otel görevlisinin beyanı,
- tıbbi rapor (morluklar ve çizikler)
gibi delillere dayanmıştır.
Ceza yalnızca artırılarak 1 yıl hapis olarak belirlenmiştir.
Hukuki Değerlendirme
Mahkeme, suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile dar yorum ilkesine uygun davranarak, penetrasyon veya oral-genital eylem bulunmadığı gerekçesiyle tecavüz yerine cinsel saldırı nitelendirmesi yapmıştır.
Ancak karar, failin niyeti açısından tartışmalıdır.
1. Rıza yokluğu
Her iki suçta da rıza yokluğu gerekir.
Somut olayda:
- Fiziksel şiddet (tokatlar) vardır.
- 34 yaşındaki fail ile 16 yaşındaki mağdur arasındaki yaş farkı, fiilî otorite ve dolayısıyla manevi cebir oluşturur.
2. Teşebbüs meselesi
Fransız Ceza Kanunu m. 121-5’e göre teşebbüs için:
- icra hareketlerinin başlaması
- gönüllü vazgeçmenin bulunmaması gerekir
Somut olayda:
- Öpme girişimi
- Cinsel dokunmalar
- Zorla yönlendirme
- Oral seks emri
- Soyundurma teşebbüsü
gibi eylemler, icra hareketlerinin başladığını açıkça göstermektedir.
Suçun tamamlanmaması, yalnızca mağdurun kaçmasına bağlıdır; bu da failin iradesi dışındadır.
Bu nedenle, bu fiiller tecavüze teşebbüs olarak nitelendirilebilirdi.
Ancak mahkeme, bu eylemleri “icra başlangıcı” olarak kabul etmemiştir.
Sonuç ve Eleştiri
Bu karar şu açılardan eleştirilmektedir:
- Teşebbüsün kabul edilmemesi tartışmalıdır
- Nitelendirme hatası varsa re’sen düzeltilmelidir
- Tecavüze teşebbüs halinde görevli mahkeme değişecektir (ağır ceza)
Buna rağmen mahkemenin cinsel saldırı nitelendirmesinde kalmasının muhtemel nedenleri:
- Teşebbüsün yeterince ispatlanamaması
- Olayın “correctionnalisation judiciaire” (ağır suçun daha hafif suç olarak yargılanması) kapsamında değerlendirilmesi
- Mağdurun davaya katılmamış olması
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder