12 Eylül 2026 Cumartesi

Upcoming

 "Upcoming" sözcüğü İngilizcede B2 (Orta Üstü - Upper-Intermediate) düzeyinde bir kelimedir.

Kelime Bilgisi ve Anlamı
  • Sözcük Türü: Sıfat (Adjective)
  • Okunuşu: /ˈʌpˌkʌm.ɪŋ/
  • Türkçe Anlamları: Yaklaşan, önümüzdeki, gelecek, yakında gerçekleşecek olan.
  • Eş Anlamlıları: Coming, forthcoming, approaching, impending.
Aşağıda, kelimenin kullanımını pekiştirmeniz için özenle hazırlanmış 200 cümlelik kapsamlı bir liste yer almaktadır:

"Upcoming" Kelimesi ile İlgili 200 Örnek Cümle
  1. We need to prepare for the upcoming meeting. (Yaklaşan toplantı için hazırlanmamız gerekiyor.)
  2. Are you excited about your upcoming trip to Paris? (Önümüzdeki Paris seyahatin için heyecanlı mısın?)
  3. The upcoming election will change the political landscape. (Yaklaşan seçim siyasi manzarayı değiştirecek.)
  4. She is busy studying for her upcoming exams. (Gelecek sınavları için harıl harıl çalışmakla meşgul.)
  5. The details of the upcoming event are still confidential. (Yaklaşan etkinliğin detayları hâlâ gizli.)
  6. They released a teaser trailer for the upcoming movie. (Gelecek film için kısa bir tanıtım fragmanı yayınladılar.)
  7. Our upcoming project requires a lot of collaboration. (Önümüzdeki projemiz çok fazla iş birliği gerektiriyor.)
  8. The upcoming winter is expected to be very cold. (Önümüzdeki kışın çok soğuk geçmesi bekleniyor.)
  9. Investors are carefully watching the upcoming market trends. (Yatırımcılar yaklaşan piyasa trendlerini dikkatle izliyor.)
  10. She announced her upcoming retirement yesterday. (Dün, yaklaşan emekliliğini duyurdu.)
  11. The team is training hard for the upcoming match. (Takım, yaklaşan maç için sıkı çalışıyor.)
  12. Please review the agenda for the upcoming seminar. (Lütfen yaklaşan seminerin gündemini gözden geçirin.)
  13. The upcoming updates will fix several software bugs. (Gelecek güncellemeler birkaç yazılım hatasını düzeltecek.)
  14. We are looking for sponsors for our upcoming charity gala. (Yaklaşan hayır galası için sponsorlar arıyoruz.)
  15. He wrote a blog post about his upcoming book release. (Gelecek kitap çıkışı hakkında bir blog yazısı yazdı.)
  16. The upcoming concert has already sold out. (Yaklaşan konserin biletleri şimdiden tükendi.)
  17. Many changes will be implemented in the upcoming school year. (Önümüzdeki eğitim öğretim yılında birçok değişiklik uygulanacak.)
  18. The upcoming long weekend is a perfect time to relax. (Önümüzdeki uzun hafta sonu dinlenmek için mükemmel bir zaman.)
  19. Architects shared plans for the upcoming residential building. (Mimarlar, yapılacak olan konut binası için planları paylaştı.)
  20. The upcoming product launch is crucial for our company. (Yaklaşan ürün lansmanı şirketimiz için çok önemli.)
  21. They are discussing strategies for the upcoming sales quarter. (Önümüzdeki satış çeyreği için stratejileri tartışıyorlar.)
  22. I bought a new dress for the upcoming wedding. (Yaklaşan düğün için yeni bir elbise aldım.)
  23. The scientist published a paper on upcoming technological shifts. (Bilim insanı, yaklaşan teknolojik değişimler üzerine bir makale yayınladı.)
  24. The upcoming festival will feature local artists. (Yaklaşan festivalde yerel sanatçılar yer alacak.)
  25. We need to renew our contracts ahead of the upcoming deadline. (Yaklaşan son tarihten önce sözleşmelerimizi yenilememiz gerekiyor.)
  26. The upcoming interview will be broadcast live tomorrow. (Gelecek röportaj yarın canlı yayınlanacak.)
  27. Parents received a newsletter about the upcoming school trip. (Veliler, yaklaşan okul gezisi hakkında bir bilgilendirme bülteni aldı.)
  28. The company will unveil its upcoming smartphone design next week. (Şirket, önümüzdeki hafta yeni akıllı telefon tasarımını gözler önüne serecek.)
  29. Everyone is talking about the upcoming solar eclipse. (Herkes yaklaşan güneş tutulmasından bahsediyor.)
  30. The upcoming audit requires us to organize all financial records. (Yaklaşan denetim, tüm mali kayıtları düzenlememizi gerektiriyor.)
  31. She is the keynote speaker at the upcoming conference. (Yaklaşan konferansın ana konuşmacısı o.)
  32. The upcoming renovations will improve the office layout. (Gelecek tadilatlar ofis düzenini iyileştirecek.)
  33. He is practicing his speech for the upcoming graduation ceremony. (Yaklaşan mezuniyet töreni için yapacağı konuşmanın provasını yapıyor.)
  34. The upcoming weather forecast predicts heavy rain. (Yaklaşan hava durumu tahmini şiddetli yağmur öngörüyor.)
  35. We are finalizing the guest list for the upcoming party. (Yaklaşan parti için konuk listesini netleştiriyoruz.)
  36. The upcoming art exhibition will open on Friday. (Yaklaşan sanat sergisi cuma günü açılacak.)
  37. A summary of the upcoming changes was sent to all employees. (Yaklaşan değişikliklerin bir özeti tüm çalışanlara gönderildi.)
  38. The chef is designing a special menu for the upcoming holiday. (Şef, önümüzdeki tatil için özel bir menü tasarlıyor.)
  39. The upcoming football season looks very promising. (Önümüzdeki futbol sezonu çok umut verici görünüyor.)
  40. They are holding auditions for the upcoming theater play. (Yaklaşan tiyatro oyunu için seçmeler yapıyorlar.)
  41. The upcoming debate will focus on environmental policies. (Yaklaşan tartışma çevre politikalarına odaklanacak.)
  42. I need to save money for my upcoming vacation. (Gelecek tatilim için para biriktirmem gerekiyor.)
  43. The university announced the dates for the upcoming semester. (Üniversite önümüzdeki dönemin tarihlerini açıkladı.)
  44. The upcoming software release includes advanced security features. (Gelecek yazılım sürümü gelişmiş güvenlik özellikleri içeriyor.)
  45. He is preparing a presentation for the upcoming board meeting. (Yaklaşan yönetim kurulu toplantısı için bir sunum hazırlıyor.)
  46. The upcoming fashion show will display modern designs. (Yaklaşan moda şovu modern tasarımları sergileyecek.)
  47. We expect high attendance at the upcoming workshop. (Yaklaşan çalıştaya yüksek katılım bekliyoruz.)
  48. The upcoming book features a collection of short stories. (Gelecek kitap, kısa öykülerden oluşan bir koleksiyon sunuyor.)
  49. They are recruiting volunteers for the upcoming marathon. (Yaklaşan maraton için gönüllüler topluyorlar.)
  50. The upcoming full moon will be clearly visible tonight. (Yaklaşan dolunay bu gece net bir şekilde görülebilecek.)
  51. The upcoming merger will create a larger corporation. (Gelecek birleşme daha büyük bir şirket yaratacak.)
  52. She expressed her anxiety about the upcoming job interview. (Yaklaşan iş görüşmesiyle ilgili endişesini dile getirdi.)
  53. The upcoming newsletter will cover all recent achievements. (Gelecek bülten tüm son başarıları kapsayacak.)
  54. We are looking forward to the upcoming family reunion. (Önümüzdeki aile buluşmasını dört gözle bekliyoruz.)
  55. The upcoming construction will cause some traffic delays. (Yaklaşan inşaat çalışması bazı trafik gecikmelerine neden olacak.)
  56. He is the leading candidate in the upcoming local election. (Yaklaşan yerel seçimlerde önde gelen aday o.)
  57. The upcoming lecture will explore ancient history. (Gelecek ders kadim tarihi inceleyecek.)
  58. Tickets for the upcoming music festival are on sale now. (Yaklaşan müzik festivalinin biletleri şu an satışta.)
  59. The upcoming changes to the tax law will affect small businesses. (Vergi kanunundaki yaklaşan değişiklikler küçük işletmeleri etkileyecek.)
  60. We need to buy groceries for the upcoming storm. (Yaklaşan fırtına için mutfak alışverişi yapmalıyız.)
  61. The upcoming sports tournament will last for three days. (Önümüzdeki spor turnuvası üç gün sürecek.)
  62. She is designing a poster for the upcoming charity event. (Yaklaşan hayır etkinliği için bir afiş tasarlıyor.)
  63. The upcoming expansion will add ten new stores to the chain. (Gelecek genişleme, zincire on yeni mağaza ekleyecek.)
  64. The upcoming performance will be his last one on stage. (Yaklaşan performans onun sahnedeki son gösterisi olacak.)
  65. We discussed our goals for the upcoming fiscal year. (Önümüzdeki mali yıl için hedeflerimizi tartıştık.)
  66. The upcoming legal trial is attracting a lot of media attention. (Yaklaşan mahkeme davası medyanın büyük ilgisini çekiyor.)
  67. A special committee was formed to plan the upcoming anniversary. (Yaklaşan yıl dönümünü planlamak için özel bir komite kuruldu.)
  68. The upcoming medical trial will test a new vaccine. (Yaklaşan tıbbi deneme yeni bir aşıyı test edecek.)
  69. He is writing a script for an upcoming television series. (Gelecek bir televizyon dizisi için senaryo yazıyor.)
  70. The upcoming winter holidays are a great time for family. (Önümüzdeki kış tatili aile için harika bir zaman.)
  71. The upcoming community meeting will address local safety. (Yaklaşan mahalle toplantısı yerel güvenliği ele alacak.)
  72. We received a checklist for the upcoming inspections. (Gelecek denetimler için bir kontrol listesi aldık.)
  73. The upcoming update will enhance the game's graphics. (Gelecek güncelleme oyunun grafiklerini iyileştirecek.)
  74. She is organizing a fundraiser for the upcoming school play. (Yaklaşan okul oyunu için bir bağış etkinliği düzenliyor.)
  75. The upcoming science fair is open to all students. (Yaklaşan bilim şenliği tüm öğrencilere açıktır.)
  76. They are building hype for their upcoming music album. (Gelecek müzik albümleri için heyecan yaratıyorlar.)
  77. The upcoming semester will offer several new online courses. (Önümüzdeki dönem birkaç yeni çevrim içi ders sunulacak.)
  78. We must submit our proposals before the upcoming deadline. (Tekliflerimizi yaklaşan son tarihten önce sunmalıyız.)
  79. The upcoming novel is a sequel to her best-selling book. (Gelecek roman, onun en çok satan kitabının devamı niteliğinde.)
  80. Many experts are predicting an upcoming economic recovery. (Birçok uzman yaklaşan bir ekonomik toparlanma öngörüyor.)
  81. The upcoming space mission will study Mars closely. (Yaklaşan uzay görevi Mars'ı yakından inceleyecek.)
  82. She bought a beautiful suit for her upcoming presentation. (Gelecek sunumu için güzel bir takım elbise satın aldı.)
  83. The upcoming upgrade requires a complete system restart. (Gelecek yükseltme sistemin tamamen yeniden başlatılmasını gerektiriyor.)
  1. We are planning an outdoor picnic for the upcoming weekend. (Önümüzdeki hafta sonu için açık havada bir piknik planlıyoruz.)
  2. The upcoming technological revolution will reshape industries. (Yaklaşan teknolojik devrim sektörleri yeniden şekillendirecek.)
  3. He was selected as the referee for the upcoming match. (Yaklaşan maçın hakemi olarak o seçildi.)
  4. The upcoming historical documentary will air next Monday. (Gelecek tarihi belgesel önümüzdeki pazartesi yayınlanacak.)
  5. Students are preparing projects for the upcoming exhibition. (Öğrenciler yaklaşan sergi için projeler hazırlıyor.)
  6. The upcoming salary review will take place in December. (Önümüzdeki maaş değerlendirmesi aralık ayında gerçekleşecek.)
  7. They are setting up the stage for the upcoming rock concert. (Yaklaşan rock konseri için sahneyi kuruyorlar.)
  8. The upcoming regional summit will focus on trade agreements. (Yaklaşan bölgesel zirve ticaret anlaşmalarına odaklanacak.)
  9. We need to upgrade our equipment for the upcoming project. (Gelecek proje için ekipmanlarımızı yükseltmemiz gerekiyor.)
  10. The upcoming museum exhibition features rare artifacts. (Müzenin yaklaşan sergisinde nadide eserler yer alıyor.)
  11. She is choreographing a dance for the upcoming recital. (Yaklaşan resital için bir dans koreografisi hazırlıyor.)
  12. The upcoming cold front will bring freezing temperatures. (Yaklaşan soğuk hava dalgası dondurucu sıcaklıklar getirecek.)
  13. He is reading about the upcoming changes in health regulations. (Sağlık yönetmeliklerindeki yaklaşan değişiklikler hakkında okuma yapıyor.)
  14. The upcoming company retreat will be held in the mountains. (Gelecek şirket gezisi dağlarda gerçekleştirilecek.)
  15. We are testing prototypes for the upcoming product line. (Gelecek ürün grubu için prototipleri test ediyoruz.)
  16. The upcoming festival promises fun activities for all ages. (Yaklaşan festival her yaş için eğlenceli aktiviteler vaat ediyor.)
  17. They are updating the website ahead of the upcoming launch. (Yaklaşan lansman öncesinde web sitesini güncelliyorlar.)
  18. The upcoming trial will determine the company's future. (Gelecek duruşma şirketin geleceğini belirleyecek.)
  19. She is editing the manuscript for her upcoming book. (Gelecek kitabı için taslağı düzenliyor.)
  20. The upcoming theoretical physics conference will host top experts. (Yaklaşan teorik fizik konferansı en iyi uzmanları ağırlayacak.)
  21. We must prepare our house for the upcoming winter season. (Evimizi önümüzdeki kış sezonuna hazırlamalıyız.)
  22. The upcoming internal audit will check all safety procedures. (Gelecek iç denetim tüm güvenlik prosedürlerini kontrol edecek.)
  23. He expressed his enthusiasm for the upcoming film festival. (Yaklaşan film festivaline olan coşkusunu dile getirdi.)
  24. The upcoming changes to the curriculum will start next autumn. (Müfredattaki yaklaşan değişiklikler önümüzdeki sonbaharda başlayacak.)
  25. They are organizing a protest against the upcoming legislation. (Yaklaşan yasa tasarısına karşı bir protesto organize ediyorlar.)
  26. The upcoming business trip will take him to three different countries. (Gelecek iş seyahati onu üç farklı ülkeye götürecek.)
  27. We need to clean the house before the upcoming guest arrival. (Yaklaşan misafir gelişinden önce evi temizlememiz gerekiyor.)
  28. The upcoming technological upgrades will increase productivity. (Gelecek teknolojik yükseltmeler verimliliği artıracak.)
  29. She is writing an article about the upcoming celestial event. (Yaklaşan gökyüzü olayı hakkında bir makale yazıyor.)
  30. The upcoming seminar will teach advanced marketing strategies. (Yaklaşan seminer ileri düzey pazarlama stratejilerini öğretecek.)
  31. We are buying new gear for the upcoming hiking expedition. (Önümüzdeki doğa yürüyüşü keşfi için yeni ekipmanlar alıyoruz.)
  32. The upcoming software patch will resolve the connectivity issue. (Gelecek yazılım yaması bağlantı sorununu çözecek.)
  33. He is composing a new symphony for the upcoming concert. (Yaklaşan konser için yeni bir senfoni besteliyor.)
  34. The upcoming debate will be a test for both political parties. (Yaklaşan tartışma her iki siyasi parti için de bir sınav olacak.)
  35. They are advertising the upcoming discounts on social media. (Gelecek indirimlerin reklamını sosyal medyada yapıyorlar.)
  36. The upcoming training session is mandatory for all new staff. (Yaklaşan eğitim oturumu tüm yeni personel için zorunludur.)
  37. We are collecting donations for the upcoming winter clothing drive. (Önümüzdeki kışlık kıyafet kampanyası için bağış topluyoruz.)
  38. The upcoming infrastructure project will create hundreds of jobs. (Gelecek altyapı projesi yüzlerce istihdam yaratacak.)
  39. She is designing the invitations for the upcoming charity ball. (Yaklaşan hayır balosu için davetiyeleri tasarlıyor.)
  40. The upcoming solar eclipse will be visible from North America. (Yaklaşan güneş tutulması Kuzey Amerika'dan görülebilecek.)
  41. We need to review the budget for the upcoming fiscal quarter. (Önümüzdeki mali çeyrek için bütçeyi gözden geçirmemiz gerekiyor.)
  42. The upcoming modern art auction features many famous paintings. (Yaklaşan modern sanat müzayedesinde birçok ünlü tablo yer alıyor.)
  43. He is coordinating logistics for the upcoming international summit. (Yaklaşan uluslararası zirve için lojistiği koordine ediyor.)
  44. The upcoming changes in leadership will bring a new vision. (Liderlikteki yaklaşan değişiklikler yeni bir vizyon getirecek.)
  45. They are setting up security measures for the upcoming parade. (Yaklaşan geçit töreni için güvenlik önlemleri alıyorlar.)
  46. The upcoming local food festival will showcase traditional dishes. (Yaklaşan yerel yemek festivali geleneksel lezzetleri sergileyecek.)
  47. We are preparing the laboratory for the upcoming experiments. (Laboratuvarı yaklaşan deneyler için hazırlıyoruz.)
  48. The upcoming academic year will focus heavily on research. (Önümüzdeki akademik yıl yoğun bir şekilde araştırmaya odaklanacak.)
  49. She is leading the rehearsals for the upcoming dance performance. (Yaklaşan dans performansı için provaları yönetiyor.)
  50. The upcoming corporate restructuring will affect several departments. (Gelecek kurumsal yeniden yapılanma birkaç departmanı etkileyecek.)
  51. We ordered new uniforms for the upcoming sports tournament. (Önümüzdeki spor turnuvası için yeni üniformalar sipariş ettik.)
  52. The upcoming literary festival will invite world-renowned authors. (Yaklaşan edebiyat festivali dünyaca ünlü yazarları davet edecek.)
  53. He is conducting a survey to prepare for the upcoming project. (Gelecek projeye hazırlanmak için bir anket yürütüyor.)
  54. The upcoming economic report will influence stock market trends. (Gelecek ekonomik rapor borsa trendlerini etkileyecek.)
  55. They are preparing the venue for the upcoming technology expo. (Yaklaşan teknoloji fuarı için mekânı hazırlıyorlar.)
  56. The upcoming policy changes will promote environmental sustainability. (Gelecek politika değişiklikleri çevresel sürdürülebilirliği destekleyecek.)
  57. We need to clear our schedules for the upcoming training week. (Önümüzdeki eğitim haftası için programlarımızı boşaltmalıyız.)
  58. The upcoming standard testing will assess student progress. (Yaklaşan standart testler öğrenci gelişimini değerlendirecek.)
  59. She is selecting songs for her upcoming acoustic album. (Gelecek akustik albümü için şarkılar seçiyor.)
  60. The upcoming architectural exhibition will display sustainable designs. (Yaklaşan mimari sergi sürdürülebilir tasarımları sergileyecek.)
  61. We are excited about the upcoming innovations in artificial intelligence. (Yapay zekadaki yaklaşan yenilikler konusunda heyecanlıyız.)
  62. The upcoming community clean-up day is scheduled for Saturday. (Gelecek mahalle temizlik günü cumartesi günü için planlandı.)
  63. He wrote a detailed preview of the upcoming championship game. (Gelecek şampiyonluk maçı hakkında detaylı bir ön izleme yazdı.)
  64. The upcoming regulatory changes require immediate compliance. (Yaklaşan mevzuat değişiklikleri derhal uyum gerektiriyor.)
  65. They are renovating the theater for the upcoming musical. (Tiyatroyu yaklaşan müzikal için yeniliyorlar.)
  66. The upcoming winter weather could cause flight cancellations. (Yaklaşan kış havası uçuş iptallerine neden olabilir.)
  67. We are finalizing the itinerary for our upcoming group tour. (Önümüzdeki grup turumuz için seyahat planını netleştiriyoruz.)
  68. The upcoming digital marketing campaign aims to reach younger audiences. (Gelecek dijital pazarlama kampanyası daha genç kitlelere ulaşmayı hedefliyor.)
  69. She is drafting a speech for the upcoming international conference. (Yaklaşan uluslararası konferans için bir konuşma taslağı hazırlıyor.)
  70. The upcoming medical breakthrough could cure common allergies. (Yaklaşan tıbbi buluş yaygın alerjileri tedavi edebilir.)
  71. We need to restock inventory before the upcoming holiday rush. (Gelecek tatil yoğunluğundan önce stokları yenilememiz gerekiyor.)
  72. The upcoming theoretical model will explain the data anomalies. (Gelecek teorik model veri anomalilerini açıklayacak.)
  73. He is coaching the players for the upcoming regional finals. (Oyuncuları yaklaşan bölgesel finaller için çalıştırıyor.)
  74. The upcoming judicial decision will set an important precedent. (Gelecek yargı kararı önemli bir emsal teşkil edecek.)
  75. They are holding a press conference regarding the upcoming launch. (Yaklaşan lansmanla ilgili bir basın toplantısı düzenliyorlar.)
  76. The upcoming annual general meeting will elect new board members. (Yaklaşan olağan genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulu üyeleri seçilecek.)
  1. We are upgrading our security systems for the upcoming event. (Yaklaşan etkinlik için güvenlik sistemlerimizi yükseltiyoruz.)
  2. The upcoming historical fiction novel explores Victorian London. (Gelecek tarihi kurgu romanı Viktorya dönemi Londra'sını inceliyor.)
  3. She is buying art supplies for her upcoming solo exhibition. (Gelecek kişisel sergisi için sanat malzemeleri satın alıyor.)
  4. The upcoming changes in employment law will protect remote workers. (İş hukukundaki yaklaşan değişiklikler uzaktan çalışanları koruyacak.)
  5. We are evaluating risks for the upcoming financial investment. (Gelecek finansal yatırım için riskleri değerlendiriyoruz.)
  6. The upcoming astronomy workshop will teach people how to use telescopes. (Yaklaşan astronomi çalıştayı insanlara teleskop kullanmayı öğretecek.)
  7. He is designing a logo for the upcoming cultural festival. (Yaklaşan kültürel festival için bir logo tasarlıyor.)
  8. The upcoming clinical trials will involve a larger group of patients. (Yaklaşan klinik çalışmalar daha büyük bir hasta grubunu kapsayacak.)
  9. They are preparing promotional materials for the upcoming book tour. (Gelecek kitap turnesi için tanıtım materyalleri hazırlıyorlar.)
  10. The upcoming community garden project will begin this spring. (Yaklaşan topluluk bahçesi projesi bu bahar başlayacak.)
  11. We must focus all our energy on the upcoming product delivery. (Tüm enerjimizi yaklaşan ürün teslimatına odaklamalıyız.)
  12. The upcoming standard audit will review our environmental impact. (Gelecek standart denetim çevresel etkimizi gözden geçirecek.)
  13. She is practicing her violin piece for the upcoming recital. (Yaklaşan resital için keman parçasının provasını yapıyor.)
  14. The upcoming space telescope launch will capture deeper images of space. (Yaklaşan uzay teleskobu fırlatılışı uzayın daha derin görüntülerini yakalayacak.)
  15. We need to update our safety protocols for the upcoming season. (Önümüzdeki sezon için güvenlik protokollerimizi güncellememiz gerekiyor.)
  16. The upcoming educational seminar will cover emotional intelligence. (Yaklaşan eğitim semineri duygusal zekayı kapsayacak.)
  17. He is negotiating terms for the upcoming partnership agreement. (Gelecek ortaklık anlaşması için şartları müzakere ediyor.)
  18. The upcoming cultural exchange program will host thirty students. (Yaklaşan kültürel değişim programı otuz öğrenciyi ağırlayacak.)
  19. They are testing the sound system for the upcoming concert. (Yaklaşan konser için ses sistemini test ediyorlar.)
  20. The upcoming policy guidelines will streamline our workflow. (Gelecek politika yönergeleri iş akışımızı kolaylaştıracak.)
  21. We are drafting the agenda for the upcoming summit. (Yaklaşan zirve için gündem taslağı hazırlıyoruz.)
  22. The upcoming movie adaptation is highly anticipated by fans. (Yaklaşan film uyarlaması hayranlar tarafından büyük merakla bekleniyor.)
  23. She is organizing the catering for the upcoming corporate event. (Yaklaşan kurumsal etkinlik için ikram hizmetini organize ediyor.)
  24. The upcoming environmental summit will address carbon emissions. (Yaklaşan çevre zirvesi karbon emisyonlarını ele alacak.)
  25. We are adjusting our marketing strategy for the upcoming year. (Gelecek yıl için pazarlama stratejimizi ayarlıyoruz.)
  26. The upcoming engineering project requires advanced structural analysis. (Gelecek mühendislik projesi ileri düzey yapısal analiz gerektiriyor.)
  27. He is creating a website for the upcoming charity fundraiser. (Yaklaşan hayır amaçlı bağış toplama etkinliği için bir web sitesi oluşturuyor.)
  28. The upcoming high school reunion will bring old friends together. (Yaklaşan lise buluşması eski arkadaşları bir araya getirecek.)
  29. They are updating the curriculum for the upcoming semester. (Önümüzdeki dönem için müfredatı güncelliyorlar.)
  30. The upcoming technology upgrade will speed up server performance. (Gelecek teknoloji yükseltmesi sunucu performansını hızlandıracak.)
  31. We need to coordinate travel plans for the upcoming conference. (Yaklaşan konferans için seyahat planlarını koordine etmemiz gerekiyor.)
  32. The upcoming software update will improve user experience significantly. (Gelecek yazılım güncellemesi kullanıcı deneyimini önemli ölçüde artıracak.)
  33. She is choosing a location for her upcoming photography shoot. (Gelecek fotoğraf çekimi için bir mekân seçiyor.)
  34. The upcoming peace talks offer hope for a ceasefire. (Yaklaşan barış görüşmeleri ateşkes için umut vaat ediyor.)
  35. We are purchasing new computers for the upcoming school term. (Önümüzdeki okul dönemi için yeni bilgisayarlar satın alıyoruz.)
  36. The upcoming global exhibition will feature innovations in green energy. (Gelecek küresel sergi, yeşil enerjideki yenilikleri barındıracak.)
  37. He is writing an introductory speech for the upcoming guest lecturer. (Gelecek konuk öğretim görevlisi için bir giriş konuşması yazıyor.)
  38. The upcoming changes to the transit system will reduce commute times. (Toplu taşıma sistemindeki yaklaşan değişiklikler işe gidiş geliş sürelerini azaltacak.)
  39. They are preparing the stadium for the upcoming international match. (Stadyumu yaklaşan uluslararası maç için hazırlıyorlar.)
  40. The upcoming leadership workshop will develop management skills. (Yaklaşan liderlik çalıştayı yöneticilik becerilerini geliştirecek.)
  41. We are looking forward to participating in the upcoming marathon. (Gelecek maratona katılmayı dört gözle bekliyoruz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Stoic facade: metanetli duruş

  İçinde "stoic facade" (stoacı maske, metanetli dış görünüş, duygularını belli etmeyen yüz ifadesi) ifadesi geçen, farklı bağlam...

TIBBİ ETİK