"Upcoming" sözcüğü İngilizcede B2 (Orta Üstü - Upper-Intermediate) düzeyinde bir kelimedir.
Kelime Bilgisi ve Anlamı
- Sözcük Türü: Sıfat (Adjective)
- Okunuşu: /ˈʌpˌkʌm.ɪŋ/
- Türkçe Anlamları: Yaklaşan, önümüzdeki, gelecek, yakında gerçekleşecek olan.
- Eş Anlamlıları: Coming, forthcoming, approaching, impending.
Aşağıda, kelimenin kullanımını pekiştirmeniz için özenle hazırlanmış 200 cümlelik kapsamlı bir liste yer almaktadır:
"Upcoming" Kelimesi ile İlgili 200 Örnek Cümle
- We need to prepare for the upcoming meeting. (Yaklaşan toplantı için hazırlanmamız gerekiyor.)
- Are you excited about your upcoming trip to Paris? (Önümüzdeki Paris seyahatin için heyecanlı mısın?)
- The upcoming election will change the political landscape. (Yaklaşan seçim siyasi manzarayı değiştirecek.)
- She is busy studying for her upcoming exams. (Gelecek sınavları için harıl harıl çalışmakla meşgul.)
- The details of the upcoming event are still confidential. (Yaklaşan etkinliğin detayları hâlâ gizli.)
- They released a teaser trailer for the upcoming movie. (Gelecek film için kısa bir tanıtım fragmanı yayınladılar.)
- Our upcoming project requires a lot of collaboration. (Önümüzdeki projemiz çok fazla iş birliği gerektiriyor.)
- The upcoming winter is expected to be very cold. (Önümüzdeki kışın çok soğuk geçmesi bekleniyor.)
- Investors are carefully watching the upcoming market trends. (Yatırımcılar yaklaşan piyasa trendlerini dikkatle izliyor.)
- She announced her upcoming retirement yesterday. (Dün, yaklaşan emekliliğini duyurdu.)
- The team is training hard for the upcoming match. (Takım, yaklaşan maç için sıkı çalışıyor.)
- Please review the agenda for the upcoming seminar. (Lütfen yaklaşan seminerin gündemini gözden geçirin.)
- The upcoming updates will fix several software bugs. (Gelecek güncellemeler birkaç yazılım hatasını düzeltecek.)
- We are looking for sponsors for our upcoming charity gala. (Yaklaşan hayır galası için sponsorlar arıyoruz.)
- He wrote a blog post about his upcoming book release. (Gelecek kitap çıkışı hakkında bir blog yazısı yazdı.)
- The upcoming concert has already sold out. (Yaklaşan konserin biletleri şimdiden tükendi.)
- Many changes will be implemented in the upcoming school year. (Önümüzdeki eğitim öğretim yılında birçok değişiklik uygulanacak.)
- The upcoming long weekend is a perfect time to relax. (Önümüzdeki uzun hafta sonu dinlenmek için mükemmel bir zaman.)
- Architects shared plans for the upcoming residential building. (Mimarlar, yapılacak olan konut binası için planları paylaştı.)
- The upcoming product launch is crucial for our company. (Yaklaşan ürün lansmanı şirketimiz için çok önemli.)
- They are discussing strategies for the upcoming sales quarter. (Önümüzdeki satış çeyreği için stratejileri tartışıyorlar.)
- I bought a new dress for the upcoming wedding. (Yaklaşan düğün için yeni bir elbise aldım.)
- The scientist published a paper on upcoming technological shifts. (Bilim insanı, yaklaşan teknolojik değişimler üzerine bir makale yayınladı.)
- The upcoming festival will feature local artists. (Yaklaşan festivalde yerel sanatçılar yer alacak.)
- We need to renew our contracts ahead of the upcoming deadline. (Yaklaşan son tarihten önce sözleşmelerimizi yenilememiz gerekiyor.)
- The upcoming interview will be broadcast live tomorrow. (Gelecek röportaj yarın canlı yayınlanacak.)
- Parents received a newsletter about the upcoming school trip. (Veliler, yaklaşan okul gezisi hakkında bir bilgilendirme bülteni aldı.)
- The company will unveil its upcoming smartphone design next week. (Şirket, önümüzdeki hafta yeni akıllı telefon tasarımını gözler önüne serecek.)
- Everyone is talking about the upcoming solar eclipse. (Herkes yaklaşan güneş tutulmasından bahsediyor.)
- The upcoming audit requires us to organize all financial records. (Yaklaşan denetim, tüm mali kayıtları düzenlememizi gerektiriyor.)
- She is the keynote speaker at the upcoming conference. (Yaklaşan konferansın ana konuşmacısı o.)
- The upcoming renovations will improve the office layout. (Gelecek tadilatlar ofis düzenini iyileştirecek.)
- He is practicing his speech for the upcoming graduation ceremony. (Yaklaşan mezuniyet töreni için yapacağı konuşmanın provasını yapıyor.)
- The upcoming weather forecast predicts heavy rain. (Yaklaşan hava durumu tahmini şiddetli yağmur öngörüyor.)
- We are finalizing the guest list for the upcoming party. (Yaklaşan parti için konuk listesini netleştiriyoruz.)
- The upcoming art exhibition will open on Friday. (Yaklaşan sanat sergisi cuma günü açılacak.)
- A summary of the upcoming changes was sent to all employees. (Yaklaşan değişikliklerin bir özeti tüm çalışanlara gönderildi.)
- The chef is designing a special menu for the upcoming holiday. (Şef, önümüzdeki tatil için özel bir menü tasarlıyor.)
- The upcoming football season looks very promising. (Önümüzdeki futbol sezonu çok umut verici görünüyor.)
- They are holding auditions for the upcoming theater play. (Yaklaşan tiyatro oyunu için seçmeler yapıyorlar.)
- The upcoming debate will focus on environmental policies. (Yaklaşan tartışma çevre politikalarına odaklanacak.)
- I need to save money for my upcoming vacation. (Gelecek tatilim için para biriktirmem gerekiyor.)
- The university announced the dates for the upcoming semester. (Üniversite önümüzdeki dönemin tarihlerini açıkladı.)
- The upcoming software release includes advanced security features. (Gelecek yazılım sürümü gelişmiş güvenlik özellikleri içeriyor.)
- He is preparing a presentation for the upcoming board meeting. (Yaklaşan yönetim kurulu toplantısı için bir sunum hazırlıyor.)
- The upcoming fashion show will display modern designs. (Yaklaşan moda şovu modern tasarımları sergileyecek.)
- We expect high attendance at the upcoming workshop. (Yaklaşan çalıştaya yüksek katılım bekliyoruz.)
- The upcoming book features a collection of short stories. (Gelecek kitap, kısa öykülerden oluşan bir koleksiyon sunuyor.)
- They are recruiting volunteers for the upcoming marathon. (Yaklaşan maraton için gönüllüler topluyorlar.)
- The upcoming full moon will be clearly visible tonight. (Yaklaşan dolunay bu gece net bir şekilde görülebilecek.)
- The upcoming merger will create a larger corporation. (Gelecek birleşme daha büyük bir şirket yaratacak.)
- She expressed her anxiety about the upcoming job interview. (Yaklaşan iş görüşmesiyle ilgili endişesini dile getirdi.)
- The upcoming newsletter will cover all recent achievements. (Gelecek bülten tüm son başarıları kapsayacak.)
- We are looking forward to the upcoming family reunion. (Önümüzdeki aile buluşmasını dört gözle bekliyoruz.)
- The upcoming construction will cause some traffic delays. (Yaklaşan inşaat çalışması bazı trafik gecikmelerine neden olacak.)
- He is the leading candidate in the upcoming local election. (Yaklaşan yerel seçimlerde önde gelen aday o.)
- The upcoming lecture will explore ancient history. (Gelecek ders kadim tarihi inceleyecek.)
- Tickets for the upcoming music festival are on sale now. (Yaklaşan müzik festivalinin biletleri şu an satışta.)
- The upcoming changes to the tax law will affect small businesses. (Vergi kanunundaki yaklaşan değişiklikler küçük işletmeleri etkileyecek.)
- We need to buy groceries for the upcoming storm. (Yaklaşan fırtına için mutfak alışverişi yapmalıyız.)
- The upcoming sports tournament will last for three days. (Önümüzdeki spor turnuvası üç gün sürecek.)
- She is designing a poster for the upcoming charity event. (Yaklaşan hayır etkinliği için bir afiş tasarlıyor.)
- The upcoming expansion will add ten new stores to the chain. (Gelecek genişleme, zincire on yeni mağaza ekleyecek.)
- The upcoming performance will be his last one on stage. (Yaklaşan performans onun sahnedeki son gösterisi olacak.)
- We discussed our goals for the upcoming fiscal year. (Önümüzdeki mali yıl için hedeflerimizi tartıştık.)
- The upcoming legal trial is attracting a lot of media attention. (Yaklaşan mahkeme davası medyanın büyük ilgisini çekiyor.)
- A special committee was formed to plan the upcoming anniversary. (Yaklaşan yıl dönümünü planlamak için özel bir komite kuruldu.)
- The upcoming medical trial will test a new vaccine. (Yaklaşan tıbbi deneme yeni bir aşıyı test edecek.)
- He is writing a script for an upcoming television series. (Gelecek bir televizyon dizisi için senaryo yazıyor.)
- The upcoming winter holidays are a great time for family. (Önümüzdeki kış tatili aile için harika bir zaman.)
- The upcoming community meeting will address local safety. (Yaklaşan mahalle toplantısı yerel güvenliği ele alacak.)
- We received a checklist for the upcoming inspections. (Gelecek denetimler için bir kontrol listesi aldık.)
- The upcoming update will enhance the game's graphics. (Gelecek güncelleme oyunun grafiklerini iyileştirecek.)
- She is organizing a fundraiser for the upcoming school play. (Yaklaşan okul oyunu için bir bağış etkinliği düzenliyor.)
- The upcoming science fair is open to all students. (Yaklaşan bilim şenliği tüm öğrencilere açıktır.)
- They are building hype for their upcoming music album. (Gelecek müzik albümleri için heyecan yaratıyorlar.)
- The upcoming semester will offer several new online courses. (Önümüzdeki dönem birkaç yeni çevrim içi ders sunulacak.)
- We must submit our proposals before the upcoming deadline. (Tekliflerimizi yaklaşan son tarihten önce sunmalıyız.)
- The upcoming novel is a sequel to her best-selling book. (Gelecek roman, onun en çok satan kitabının devamı niteliğinde.)
- Many experts are predicting an upcoming economic recovery. (Birçok uzman yaklaşan bir ekonomik toparlanma öngörüyor.)
- The upcoming space mission will study Mars closely. (Yaklaşan uzay görevi Mars'ı yakından inceleyecek.)
- She bought a beautiful suit for her upcoming presentation. (Gelecek sunumu için güzel bir takım elbise satın aldı.)
- The upcoming upgrade requires a complete system restart. (Gelecek yükseltme sistemin tamamen yeniden başlatılmasını gerektiriyor.)
- We are planning an outdoor picnic for the upcoming weekend. (Önümüzdeki hafta sonu için açık havada bir piknik planlıyoruz.)
- The upcoming technological revolution will reshape industries. (Yaklaşan teknolojik devrim sektörleri yeniden şekillendirecek.)
- He was selected as the referee for the upcoming match. (Yaklaşan maçın hakemi olarak o seçildi.)
- The upcoming historical documentary will air next Monday. (Gelecek tarihi belgesel önümüzdeki pazartesi yayınlanacak.)
- Students are preparing projects for the upcoming exhibition. (Öğrenciler yaklaşan sergi için projeler hazırlıyor.)
- The upcoming salary review will take place in December. (Önümüzdeki maaş değerlendirmesi aralık ayında gerçekleşecek.)
- They are setting up the stage for the upcoming rock concert. (Yaklaşan rock konseri için sahneyi kuruyorlar.)
- The upcoming regional summit will focus on trade agreements. (Yaklaşan bölgesel zirve ticaret anlaşmalarına odaklanacak.)
- We need to upgrade our equipment for the upcoming project. (Gelecek proje için ekipmanlarımızı yükseltmemiz gerekiyor.)
- The upcoming museum exhibition features rare artifacts. (Müzenin yaklaşan sergisinde nadide eserler yer alıyor.)
- She is choreographing a dance for the upcoming recital. (Yaklaşan resital için bir dans koreografisi hazırlıyor.)
- The upcoming cold front will bring freezing temperatures. (Yaklaşan soğuk hava dalgası dondurucu sıcaklıklar getirecek.)
- He is reading about the upcoming changes in health regulations. (Sağlık yönetmeliklerindeki yaklaşan değişiklikler hakkında okuma yapıyor.)
- The upcoming company retreat will be held in the mountains. (Gelecek şirket gezisi dağlarda gerçekleştirilecek.)
- We are testing prototypes for the upcoming product line. (Gelecek ürün grubu için prototipleri test ediyoruz.)
- The upcoming festival promises fun activities for all ages. (Yaklaşan festival her yaş için eğlenceli aktiviteler vaat ediyor.)
- They are updating the website ahead of the upcoming launch. (Yaklaşan lansman öncesinde web sitesini güncelliyorlar.)
- The upcoming trial will determine the company's future. (Gelecek duruşma şirketin geleceğini belirleyecek.)
- She is editing the manuscript for her upcoming book. (Gelecek kitabı için taslağı düzenliyor.)
- The upcoming theoretical physics conference will host top experts. (Yaklaşan teorik fizik konferansı en iyi uzmanları ağırlayacak.)
- We must prepare our house for the upcoming winter season. (Evimizi önümüzdeki kış sezonuna hazırlamalıyız.)
- The upcoming internal audit will check all safety procedures. (Gelecek iç denetim tüm güvenlik prosedürlerini kontrol edecek.)
- He expressed his enthusiasm for the upcoming film festival. (Yaklaşan film festivaline olan coşkusunu dile getirdi.)
- The upcoming changes to the curriculum will start next autumn. (Müfredattaki yaklaşan değişiklikler önümüzdeki sonbaharda başlayacak.)
- They are organizing a protest against the upcoming legislation. (Yaklaşan yasa tasarısına karşı bir protesto organize ediyorlar.)
- The upcoming business trip will take him to three different countries. (Gelecek iş seyahati onu üç farklı ülkeye götürecek.)
- We need to clean the house before the upcoming guest arrival. (Yaklaşan misafir gelişinden önce evi temizlememiz gerekiyor.)
- The upcoming technological upgrades will increase productivity. (Gelecek teknolojik yükseltmeler verimliliği artıracak.)
- She is writing an article about the upcoming celestial event. (Yaklaşan gökyüzü olayı hakkında bir makale yazıyor.)
- The upcoming seminar will teach advanced marketing strategies. (Yaklaşan seminer ileri düzey pazarlama stratejilerini öğretecek.)
- We are buying new gear for the upcoming hiking expedition. (Önümüzdeki doğa yürüyüşü keşfi için yeni ekipmanlar alıyoruz.)
- The upcoming software patch will resolve the connectivity issue. (Gelecek yazılım yaması bağlantı sorununu çözecek.)
- He is composing a new symphony for the upcoming concert. (Yaklaşan konser için yeni bir senfoni besteliyor.)
- The upcoming debate will be a test for both political parties. (Yaklaşan tartışma her iki siyasi parti için de bir sınav olacak.)
- They are advertising the upcoming discounts on social media. (Gelecek indirimlerin reklamını sosyal medyada yapıyorlar.)
- The upcoming training session is mandatory for all new staff. (Yaklaşan eğitim oturumu tüm yeni personel için zorunludur.)
- We are collecting donations for the upcoming winter clothing drive. (Önümüzdeki kışlık kıyafet kampanyası için bağış topluyoruz.)
- The upcoming infrastructure project will create hundreds of jobs. (Gelecek altyapı projesi yüzlerce istihdam yaratacak.)
- She is designing the invitations for the upcoming charity ball. (Yaklaşan hayır balosu için davetiyeleri tasarlıyor.)
- The upcoming solar eclipse will be visible from North America. (Yaklaşan güneş tutulması Kuzey Amerika'dan görülebilecek.)
- We need to review the budget for the upcoming fiscal quarter. (Önümüzdeki mali çeyrek için bütçeyi gözden geçirmemiz gerekiyor.)
- The upcoming modern art auction features many famous paintings. (Yaklaşan modern sanat müzayedesinde birçok ünlü tablo yer alıyor.)
- He is coordinating logistics for the upcoming international summit. (Yaklaşan uluslararası zirve için lojistiği koordine ediyor.)
- The upcoming changes in leadership will bring a new vision. (Liderlikteki yaklaşan değişiklikler yeni bir vizyon getirecek.)
- They are setting up security measures for the upcoming parade. (Yaklaşan geçit töreni için güvenlik önlemleri alıyorlar.)
- The upcoming local food festival will showcase traditional dishes. (Yaklaşan yerel yemek festivali geleneksel lezzetleri sergileyecek.)
- We are preparing the laboratory for the upcoming experiments. (Laboratuvarı yaklaşan deneyler için hazırlıyoruz.)
- The upcoming academic year will focus heavily on research. (Önümüzdeki akademik yıl yoğun bir şekilde araştırmaya odaklanacak.)
- She is leading the rehearsals for the upcoming dance performance. (Yaklaşan dans performansı için provaları yönetiyor.)
- The upcoming corporate restructuring will affect several departments. (Gelecek kurumsal yeniden yapılanma birkaç departmanı etkileyecek.)
- We ordered new uniforms for the upcoming sports tournament. (Önümüzdeki spor turnuvası için yeni üniformalar sipariş ettik.)
- The upcoming literary festival will invite world-renowned authors. (Yaklaşan edebiyat festivali dünyaca ünlü yazarları davet edecek.)
- He is conducting a survey to prepare for the upcoming project. (Gelecek projeye hazırlanmak için bir anket yürütüyor.)
- The upcoming economic report will influence stock market trends. (Gelecek ekonomik rapor borsa trendlerini etkileyecek.)
- They are preparing the venue for the upcoming technology expo. (Yaklaşan teknoloji fuarı için mekânı hazırlıyorlar.)
- The upcoming policy changes will promote environmental sustainability. (Gelecek politika değişiklikleri çevresel sürdürülebilirliği destekleyecek.)
- We need to clear our schedules for the upcoming training week. (Önümüzdeki eğitim haftası için programlarımızı boşaltmalıyız.)
- The upcoming standard testing will assess student progress. (Yaklaşan standart testler öğrenci gelişimini değerlendirecek.)
- She is selecting songs for her upcoming acoustic album. (Gelecek akustik albümü için şarkılar seçiyor.)
- The upcoming architectural exhibition will display sustainable designs. (Yaklaşan mimari sergi sürdürülebilir tasarımları sergileyecek.)
- We are excited about the upcoming innovations in artificial intelligence. (Yapay zekadaki yaklaşan yenilikler konusunda heyecanlıyız.)
- The upcoming community clean-up day is scheduled for Saturday. (Gelecek mahalle temizlik günü cumartesi günü için planlandı.)
- He wrote a detailed preview of the upcoming championship game. (Gelecek şampiyonluk maçı hakkında detaylı bir ön izleme yazdı.)
- The upcoming regulatory changes require immediate compliance. (Yaklaşan mevzuat değişiklikleri derhal uyum gerektiriyor.)
- They are renovating the theater for the upcoming musical. (Tiyatroyu yaklaşan müzikal için yeniliyorlar.)
- The upcoming winter weather could cause flight cancellations. (Yaklaşan kış havası uçuş iptallerine neden olabilir.)
- We are finalizing the itinerary for our upcoming group tour. (Önümüzdeki grup turumuz için seyahat planını netleştiriyoruz.)
- The upcoming digital marketing campaign aims to reach younger audiences. (Gelecek dijital pazarlama kampanyası daha genç kitlelere ulaşmayı hedefliyor.)
- She is drafting a speech for the upcoming international conference. (Yaklaşan uluslararası konferans için bir konuşma taslağı hazırlıyor.)
- The upcoming medical breakthrough could cure common allergies. (Yaklaşan tıbbi buluş yaygın alerjileri tedavi edebilir.)
- We need to restock inventory before the upcoming holiday rush. (Gelecek tatil yoğunluğundan önce stokları yenilememiz gerekiyor.)
- The upcoming theoretical model will explain the data anomalies. (Gelecek teorik model veri anomalilerini açıklayacak.)
- He is coaching the players for the upcoming regional finals. (Oyuncuları yaklaşan bölgesel finaller için çalıştırıyor.)
- The upcoming judicial decision will set an important precedent. (Gelecek yargı kararı önemli bir emsal teşkil edecek.)
- They are holding a press conference regarding the upcoming launch. (Yaklaşan lansmanla ilgili bir basın toplantısı düzenliyorlar.)
- The upcoming annual general meeting will elect new board members. (Yaklaşan olağan genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulu üyeleri seçilecek.)
- We are upgrading our security systems for the upcoming event. (Yaklaşan etkinlik için güvenlik sistemlerimizi yükseltiyoruz.)
- The upcoming historical fiction novel explores Victorian London. (Gelecek tarihi kurgu romanı Viktorya dönemi Londra'sını inceliyor.)
- She is buying art supplies for her upcoming solo exhibition. (Gelecek kişisel sergisi için sanat malzemeleri satın alıyor.)
- The upcoming changes in employment law will protect remote workers. (İş hukukundaki yaklaşan değişiklikler uzaktan çalışanları koruyacak.)
- We are evaluating risks for the upcoming financial investment. (Gelecek finansal yatırım için riskleri değerlendiriyoruz.)
- The upcoming astronomy workshop will teach people how to use telescopes. (Yaklaşan astronomi çalıştayı insanlara teleskop kullanmayı öğretecek.)
- He is designing a logo for the upcoming cultural festival. (Yaklaşan kültürel festival için bir logo tasarlıyor.)
- The upcoming clinical trials will involve a larger group of patients. (Yaklaşan klinik çalışmalar daha büyük bir hasta grubunu kapsayacak.)
- They are preparing promotional materials for the upcoming book tour. (Gelecek kitap turnesi için tanıtım materyalleri hazırlıyorlar.)
- The upcoming community garden project will begin this spring. (Yaklaşan topluluk bahçesi projesi bu bahar başlayacak.)
- We must focus all our energy on the upcoming product delivery. (Tüm enerjimizi yaklaşan ürün teslimatına odaklamalıyız.)
- The upcoming standard audit will review our environmental impact. (Gelecek standart denetim çevresel etkimizi gözden geçirecek.)
- She is practicing her violin piece for the upcoming recital. (Yaklaşan resital için keman parçasının provasını yapıyor.)
- The upcoming space telescope launch will capture deeper images of space. (Yaklaşan uzay teleskobu fırlatılışı uzayın daha derin görüntülerini yakalayacak.)
- We need to update our safety protocols for the upcoming season. (Önümüzdeki sezon için güvenlik protokollerimizi güncellememiz gerekiyor.)
- The upcoming educational seminar will cover emotional intelligence. (Yaklaşan eğitim semineri duygusal zekayı kapsayacak.)
- He is negotiating terms for the upcoming partnership agreement. (Gelecek ortaklık anlaşması için şartları müzakere ediyor.)
- The upcoming cultural exchange program will host thirty students. (Yaklaşan kültürel değişim programı otuz öğrenciyi ağırlayacak.)
- They are testing the sound system for the upcoming concert. (Yaklaşan konser için ses sistemini test ediyorlar.)
- The upcoming policy guidelines will streamline our workflow. (Gelecek politika yönergeleri iş akışımızı kolaylaştıracak.)
- We are drafting the agenda for the upcoming summit. (Yaklaşan zirve için gündem taslağı hazırlıyoruz.)
- The upcoming movie adaptation is highly anticipated by fans. (Yaklaşan film uyarlaması hayranlar tarafından büyük merakla bekleniyor.)
- She is organizing the catering for the upcoming corporate event. (Yaklaşan kurumsal etkinlik için ikram hizmetini organize ediyor.)
- The upcoming environmental summit will address carbon emissions. (Yaklaşan çevre zirvesi karbon emisyonlarını ele alacak.)
- We are adjusting our marketing strategy for the upcoming year. (Gelecek yıl için pazarlama stratejimizi ayarlıyoruz.)
- The upcoming engineering project requires advanced structural analysis. (Gelecek mühendislik projesi ileri düzey yapısal analiz gerektiriyor.)
- He is creating a website for the upcoming charity fundraiser. (Yaklaşan hayır amaçlı bağış toplama etkinliği için bir web sitesi oluşturuyor.)
- The upcoming high school reunion will bring old friends together. (Yaklaşan lise buluşması eski arkadaşları bir araya getirecek.)
- They are updating the curriculum for the upcoming semester. (Önümüzdeki dönem için müfredatı güncelliyorlar.)
- The upcoming technology upgrade will speed up server performance. (Gelecek teknoloji yükseltmesi sunucu performansını hızlandıracak.)
- We need to coordinate travel plans for the upcoming conference. (Yaklaşan konferans için seyahat planlarını koordine etmemiz gerekiyor.)
- The upcoming software update will improve user experience significantly. (Gelecek yazılım güncellemesi kullanıcı deneyimini önemli ölçüde artıracak.)
- She is choosing a location for her upcoming photography shoot. (Gelecek fotoğraf çekimi için bir mekân seçiyor.)
- The upcoming peace talks offer hope for a ceasefire. (Yaklaşan barış görüşmeleri ateşkes için umut vaat ediyor.)
- We are purchasing new computers for the upcoming school term. (Önümüzdeki okul dönemi için yeni bilgisayarlar satın alıyoruz.)
- The upcoming global exhibition will feature innovations in green energy. (Gelecek küresel sergi, yeşil enerjideki yenilikleri barındıracak.)
- He is writing an introductory speech for the upcoming guest lecturer. (Gelecek konuk öğretim görevlisi için bir giriş konuşması yazıyor.)
- The upcoming changes to the transit system will reduce commute times. (Toplu taşıma sistemindeki yaklaşan değişiklikler işe gidiş geliş sürelerini azaltacak.)
- They are preparing the stadium for the upcoming international match. (Stadyumu yaklaşan uluslararası maç için hazırlıyorlar.)
- The upcoming leadership workshop will develop management skills. (Yaklaşan liderlik çalıştayı yöneticilik becerilerini geliştirecek.)
- We are looking forward to participating in the upcoming marathon. (Gelecek maratona katılmayı dört gözle bekliyoruz
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder