16 Mayıs 2026 Cumartesi

 ZIRHI GÜÇLENDİRMEK: TECAVÜZ KALKANI KORUMALARININ

HUKUK DAVALARINA GENİŞLETİLMESİ
Patrick J. Hines

GİRİŞ

Toplum olarak tecavüz faillerinin ağır şekilde cezalandırılmasını isteriz. Ancak mesele yalnızca bundan ibaret değildir. Her mağdurun yaşadığı deneyim farklı olsa da ortak bir anlatı ortaya çıkar. Olaydan aylar sonra, bir tecavüz mağdurunun saldırganı yargılanmaktadır. Savunma tarafı, mağdurun daha önce birçok cinsel partneri olduğuna, o gece bir barda tahrik edici biçimde dans ettiğine ve aynı akşam başka bir adamı öptüğüne ilişkin tanık ifadelerini mahkemeye sunmak ister. Eyaletin delil kurallarına göre bu ifadeler kural olarak dışlanır ve saldırgan mahkûm edilir. Fail hapse girer; fakat hikâye burada sona ermez.

Mağdurun hayatı darmadağın olmuştur. Hastaneden çıktıktan sonra aylar boyunca uyuyamaz; olayı zihninde sürekli yeniden yaşar. Sürekli yorgun olduğu ve dikkatini toparlayamadığı için çalışamaz. İşini kaybeder. Destek almak için partnerine yönelir; ancak saldırganından cinsel yolla bulaşan bir hastalık kaptıkları ortaya çıkınca partneri onu terk eder. Sonunda kendisini işsiz, evsiz ve tedavi masraflarını karşılayamaz durumda bulur.

Adalet arayışı içinde saldırganına karşı maddi tazminat davası açar. Ancak bu kez savunma tarafının onun özel yaşamını geniş ölçüde sorgulamasına izin verilir. Keşif aşamasında kaç cinsel partneri olduğunu ve ilişkilerinin en mahrem ayrıntılarını açıklamaya zorlanır. Duruşmada savunma, daha önce cinsel istismar mağduru olduğuna ilişkin deliller de dahil olmak üzere bu ayrıntıları sunar ve saldırganın verdiği zararın, mağdurun iddia ettiğinden daha az olduğunu ileri sürer; çünkü mağdurun daha önce benzer deneyimleri olmuştur. Savunma ayrıca ceza yargılamasında reddedilen aynı tanık ifadelerini tekrar sunmak ister. Mağdurun avukatı itiraz eder; ancak mahkeme, hukuki ilgililik eşiğinin düşük olduğunu ve mağdurun başka kişilerle geçmişte rıza göstermiş olmasının, saldırganla da rıza göstermiş olmasını daha olası hale getirdiğini kabul eder. Mahkeme ayrıca, mağdurun önceki istismarlarından kaynaklanan psikolojik zararların, saldırganın neden olduğu manevi zarar nedeniyle talep ettiği tazminatı azaltmak bakımından ilgili olduğuna karar verir. Birçok eyaletin hukuk mahkemelerinde tecavüz mağdurlarının karşı karşıya kaldığı durum budur.

Nevada Yüksek Mahkemesi yakın zamanda, federal karşılığının aksine, Nevada’nın “tecavüz kalkanı” (rape shield) yasasının yalnızca ceza yargılamalarına uygulanacağını hükme bağlamıştır. Bununla birlikte mahkeme, Federal Hukuk Muhakemeleri Usulü Kuralı 26(c)(1)’in Nevada’daki karşılığına dayanarak, hukuk davalarında davacının cinsel geçmişine ilişkin keşif faaliyetlerini sınırlandırmıştır. Söz konusu düzenleme, mahkemenin “rahatsızlık, utandırma, baskı veya aşırı külfet ya da masrafı” önlemek amacıyla koruyucu kararlar verebilmesine olanak tanımaktadır. Mahkeme bu yaklaşımıyla, kişinin özel yaşamına ilişkin ilgisiz ve önyargı yaratıcı ayrıntıları açıklamak zorunda bırakılmasının doğurduğu utancın yalnızca ceza kovuşturmalarını değil, meşru hukuk davalarını da engelleyebileceğini zımnen kabul etmiştir.

Bu kabul, tecavüz kalkanı yasalarının önemli amacını ortaya koymaktadır: mağdurların utanma korkusunu azaltarak suç duyurusunda bulunmalarını teşvik etmek ve cinsel saldırıya ilişkin yanlış inanışlara dayanılmasını önlemek. Bu amaç doğrultusunda federal hükümet ile eyaletlerin neredeyse tamamı, ceza yargılamalarında tecavüz mağdurları için bir tür delil koruması benimsemiştir; ancak yalnızca birkaç yargı çevresi hukuk davalarındaki davacılar için de benzer korumalar getirmiştir.

Bu çalışma, tecavüz kalkanı yasalarının amacının, korumaların yalnızca ceza yargılamalarındaki şikâyetçilerle sınırlı kalmamasını ve hukuk davalarına da uygulanmasını gerektirdiğini savunmaktadır. Ceza kovuşturmaları, başarılı olduklarında bile, çoğu zaman mağdurlar için yeterli giderim sağlamamaktadır. Buna karşılık hukuk davaları, mağdurların cinsel saldırı ve diğer cinsel kötü davranışlar nedeniyle uğradıkları özgün zararların telafi edilmesine yardımcı olabilecek çeşitli imkânlar sunmaktadır. Tecavüz kalkanlarının hukuk davalarına genişletilmesi, mağdurların şikâyette bulunmalarını teşvik ederek ve sanıkların mahkemeler ile jüriler tarafından benimsenmiş yanlış tecavüz mitlerine dayanarak sorumluluktan kaçmalarını önleyerek, faillerin hesap vermesi amacını güçlendirmektedir.

Bu Not’un birinci bölümü, Amerika’daki tecavüz hukukunun tarihine ve önceki cinsel geçmiş delillerinin serbestçe kabul edilmesine yol açan mitler ile kültürel önyargılara kısa bir genel bakış sunmaktadır. Ardından, önce ceza hukuku bağlamında, daha sonra da federal kuralların hukuk davalarına genişletilmesi bağlamında, tecavüz kalkanı yasalarının kabul edilmesinin gerekçeleri ve politika amaçları incelenmektedir.

İkinci bölüm, tecavüz mağdurlarının maruz kaldığı özel zararları ve ceza hukukunun bu zararları yeterli şekilde giderme konusundaki sınırlı kapasitesini ele almaktadır. Sonrasında ise hukuk davalarının, mağdurların yalnızca maddi veya ihtiyati taleplerde bulunmalarına değil, aynı zamanda ceza hukukunun cezalandırıcı amaçlarını tamamlamalarına da nasıl önemli fırsatlar sunduğunu göstermektedir.

Üçüncü bölüm, hukuk yargılamalarının da ceza yargılamaları kadar tecavüz mitlerinden etkilenmeye açık olduğunu ve tecavüz kalkanı korumalarının yokluğunun mağdurları hak aramaktan caydırabileceğini ortaya koymaktadır. Ardından, önceki cinsel geçmişe ilişkin delillerin kabul edilmesi nedeniyle geleneksel tecavüz mitleriyle şekillenen davalara ilişkin somut örnekler verilmektedir. Bu çalışma, belirli istisnalar dışında, böyle bir geçmişin sorumluluğun tespiti ve zarar miktarının hesaplanması bakımından hukuken ilgisiz sayılması gerektiğini savunmaktadır. Sonuç olarak, hukuk yargılamalarında devletlerin, sanıkların mağdurları utandırmak veya jüriyi yanıltıp önyargıya sevk eden tecavüz mitlerini kullanarak haksız fiil hukukunun amaçlarını zedelemelerini engellemesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mezunlar derneği saçmalığı

  Mezunlar derneği toplantısı olacakmış, İzzet, Cumhur, Gül, Murat çağrılmış. Fıkra bu kadar... Selçuk Üniversitesi neden Türkiye'de cid...

TIBBİ ETİK