10 Eylül 2026 Perşembe

Kişinin kendi muvazaasına dayanarak tapu iptal tescil davası açması estoppel midir?

 Evet, bu durum işlevsel olarak estoppel (daha doğru Türkçe karşılığıyla çelişkili davranış yasağı / venire contra factum proprium) niteliğindedir.

Açıklama:

Kişi, bizzat kendisi muvazaalı (danışıklı) bir satış yaparak taşınmazı devretmişse, daha sonra “bu satış muvazaalıydı, o yüzden tapu kaydını iptal edin” diyerek dava açamaz.

Türk hukukunda bu engel şu ilkelere dayanır:

  • Kimse kendi muvazaasına dayanamaz ilkesi
  • Çelişkili davranış yasağı (venire contra factum proprium)
  • Türk Medeni Kanunu m. 2 (dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması)

Bu ilke, Anglo-Amerikan hukukundaki estoppel doktrininin Türk hukukundaki karşılığıdır. Yani kişi, daha önce kendi iradesiyle yarattığı bir görünüşe (muvazaalı satışa) sonradan aykırı davranarak bundan menfaat elde edemez.

Yargıtay’ın yaklaşımı:

Yargıtay kararlarında açıkça belirtilir ki:

  • Satış sözleşmesinin tarafı olan kişi, kendi yaptığı muvazaalı işlemi ileri sürerek lehine sonuç çıkaramaz.
  • Özellikle “ben bu satışı muvazaalı yaptım, şimdi iptal edilsin” şeklindeki talepler, çelişkili davranış yasağı nedeniyle reddedilir.

İstisna var mı?

  • Eğer muvazaa iddiasını üçüncü kişiler (mirasçılar, alacaklılar vb.) ileri sürüyorsa, durum farklıdır. Onlar kendi muvazaalarına dayanmadıkları için dava açabilirler.
  • Ancak işlemi bizzat yapan satıcının kendisi bu iddiayı ileri süremez.

Sonuç:
Kişinin kendi muvazaalı satışına dayanarak açtığı tapu iptali davası, Türk hukukunda doğrudan “estoppel” olarak adlandırılmasa da, estoppel’in işlevsel karşılığı olan çelişkili davranış yasağı nedeniyle dinlenmez.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Stoic facade: metanetli duruş

  İçinde "stoic facade" (stoacı maske, metanetli dış görünüş, duygularını belli etmeyen yüz ifadesi) ifadesi geçen, farklı bağlam...

TIBBİ ETİK