MORİTANYA'DA TÜRK VARLIĞI
Sahra'nın Ötesinden Türkiye'ye Uzanan Tarihî ve Kültürel Bağ
Afrika'nın batısında, Sahra Çölü'nün Atlantik Okyanusu'na ulaştığı yerde bir ülke bulunur: Moritanya.
Adı Türkiye'de çoğu zaman çöl, Sahra, göçebe topluluklar, demir cevheri ve balıkçılıkla birlikte anılır. Oysa Moritanya, Türkiye açısından bundan çok daha ilginç bir coğrafyadır.
Çünkü Türkiye ile Moritanya arasındaki ilişki yalnızca modern diplomatik ilişkilerden ibaret değildir. İki ülkenin tarihî bağları, İslâm dünyasının ortak hafızası, Osmanlıların Kuzey ve Batı Afrika'daki etkisi, Moritanyalıların Osmanlı Devleti'ne yönelik destekleri ve günümüzde Türkiye'nin eğitim, sağlık, kalkınma ve ticaret alanlarında artan faaliyetleri üzerinden okunabilecek daha geniş bir hikâye vardır.
Ancak bu hikâyeyi anlatırken önemli bir tarihî gerçeği baştan belirtmek gerekir:
Moritanya hiçbir zaman Osmanlı Devleti'nin doğrudan yönetimi altında bulunan bir ülke olmamıştır.
Dolayısıyla Moritanya'daki Türk varlığından söz ederken, bunu bir “Osmanlı sömürgesi” veya “Osmanlı eyaleti” şeklinde sunmak tarihî açıdan doğru değildir.
Asıl ilginç olan da zaten budur.
1. MORİTANYA NEREDEDİR?
Moritanya, Afrika'nın kuzeybatısında, Mağrip ile Sahraaltı Afrika'nın kesişme noktasında yer alır.
Başkent:
Nuakşot (Nouakchott)
Ülkenin yüzölçümü yaklaşık 1.030.700 km², nüfusu ise Dışişleri Bakanlığı'nın ülke künyesinde yaklaşık 4,5 milyon olarak verilmektedir.
Batısında Atlas Okyanusu, kuzeyinde Batı Sahra ve Cezayir, doğusunda Mali, güneyinde ise Senegal bulunur.
Bu coğrafi konum Moritanya'yı son derece önemli bir geçiş alanı haline getirir:
Mağrip → Sahra → Batı Afrika
Bu nedenle Moritanya tarih boyunca yalnızca bir çöl ülkesi değil, Afrika'nın kuzeyi ile güneyini birbirine bağlayan bir kavşak olmuştur.
2. MORİTANYA OSMANLI TOPRAĞI MIYDI?
Hayır.
Bu noktanın özellikle altını çizmek gerekir.
Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki doğrudan hâkimiyeti esas olarak:
Cezayir,
Tunus,
Trablusgarp
üzerinden gelişmiştir.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nin Mağrib maddesi de Osmanlıların Cezayir, Tunus ve Trablusgarp'taki hâkimiyetini anlatırken, Fas ve daha batıdaki bölgelerin Osmanlı idarî sistemi içinde aynı şekilde yer almadığını ortaya koymaktadır. Moritanya ise Fransız sömürge hâkimiyetine kadar farklı yerel ve bölgesel siyasî yapıların etkisi altında kalmıştır.
Bu nedenle:
“Osmanlı Moritanya'yı yönetti.”
demek yanlış olur.
Fakat bundan:
“Osmanlı ile Moritanya arasında hiçbir tarihî ilişki yoktu.”
sonucu da çıkmaz.
Tam tersine, İslâm dünyasının geniş ticaret, ilim, hac, denizcilik ve askerî ağları sayesinde Mağrip ile Osmanlı coğrafyası arasında çeşitli temaslar bulunuyordu.
3. SAHRA'NIN DİĞER TARAFINDAKİ TÜRKLER
Moritanya'nın Türkiye açısından ilginç taraflarından biri, Osmanlıların Kuzey Afrika'daki varlığının Sahra'nın güney ve batısındaki Müslüman toplumlarla oluşturduğu geniş etkileşim alanıdır.
Moritanya'nın İslâm tarihi de son derece eskidir.
Sahra'nın kervan yolları üzerinde bulunan Şinkît (Chinguetti), tarih boyunca önemli bir ilim ve ticaret merkezi olmuştur.
Moritanya'nın İslâmî kimliği güçlü bir şekilde gelişirken, Kuzey Afrika, Sahra ve Akdeniz dünyası arasında sürekli insan, mal, fikir ve dinî bilgi dolaşımı gerçekleşmiştir.
Bu nedenle Türkiye ile Moritanya arasındaki tarihî bağları yalnızca:
“Osmanlı Moritanya'ya geldi mi?”
sorusuyla açıklamak yetersizdir.
Daha doğru soru şudur:
“Osmanlı-Türk dünyası ile Moritanya'nın içinde bulunduğu Sahra ve Mağrip İslâm dünyası hangi kanallardan temas etti?”
Bu temasın cevabı ise ticaret, din, denizcilik, askerî ilişkiler ve ortak İslâmî kültür başlıklarında aranmalıdır.
4. MORİTANYALILARIN OSMANLI DEVLETİ'NE DESTEĞİ
Türkiye'nin Nuakşot Büyükelçiliği'nin resmî mesajında oldukça dikkat çekici bir tarihî iddia yer almaktadır.
Büyükelçilik, Moritanya halkı ile Türk halkı arasındaki ilişkilerin uzun bir geçmişe dayandığını belirterek, Moritanyalı askerlerin Trablusgarp Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti'ne destek verdiğini ifade etmektedir.
Bu anlatı, Moritanya-Türkiye ilişkilerinin resmî Türk diplomatik hafızasında önemli bir yere sahiptir.
Ancak burada akademik bir ihtiyat gereklidir:
Bu tür tarihî iddiaların ayrıntıları, kişi, birlik, tarih ve askerî harekât düzeyinde ayrıca arşiv belgeleriyle araştırılmalıdır.
Başka bir ifadeyle, “Moritanya'dan Osmanlı ordusuna şu kadar asker geldi” gibi kesin rakamlar, sağlam birincil kaynak gösterilmeden verilmemelidir.
Buna rağmen Türkiye'nin Nuakşot Büyükelçiliğinin bu tarih anlatısını resmî biçimde vurgulaması, iki ülkenin diplomatik hafızasında bu bağın önemini göstermektedir.
5. İLGİNÇ BİR İSİM: MEZEMORTA HÜSEYİN PAŞA
Moritanya ile Osmanlı tarihi arasında kurulabilecek en ilginç şahsiyet bağlantılarından biri:
Mezemorta Hüseyin Paşa
Osmanlı donanmasının ünlü kaptan-ı deryalarından Mezemorta Hüseyin Paşa'nın kökeni kesin olarak bilinmemektedir.
Fakat TDV İslâm Ansiklopedisi'nde, onun Moritanyalı veya Mayorka asıllı olduğunun ileri sürüldüğü belirtilmektedir.
Bu bilgi son derece ilginçtir.
Çünkü eğer Moritanya kökeni doğruysa, Sahra'nın batısındaki bir coğrafyadan gelen bir denizcinin:
Cezayir → Akdeniz → Osmanlı donanması
hattında ilerleyerek Osmanlı İmparatorluğu'nun en üst denizcilik makamlarından biri olan Kaptan-ı Deryalık makamına kadar yükselmiş olması söz konusu olur.
Fakat burada tekrar dikkat:
“Mezemorta Hüseyin Paşa kesinlikle Moritanyalıydı.”
demek bilimsel açıdan doğru değildir.
Doğru ifade:
“TDV İslâm Ansiklopedisi, menşei kesin olmamakla birlikte Moritanyalı veya Mayorka asıllı olduğunun ileri sürüldüğünü belirtmektedir.”
şeklindedir.
Bu ayrıntı, Moritanya-Türk ilişkilerinin tarihini araştırırken başlı başına ayrı bir araştırma konusu yapılabilecek kadar ilginçtir.
6. TÜRKİYE-MORİTANYA İLİŞKİLERİNİN MODERN DÖNEMİ
Moritanya 1960 yılında Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
Türkiye-Moritanya ilişkilerinin modern dönemdeki önemli gelişmelerinden biri ise 2010-2011 dönemidir.
Moritanya Cumhurbaşkanı Mohamed Ould Abdel Aziz'in 2010 yılında Türkiye'yi ziyaretinin ardından iki ülke karşılıklı büyükelçiliklerini açtı.
Türkiye'nin Nuakşot Büyükelçiliği Nisan 2011'de faaliyete başladı.
Bu gelişme ilişkilerde gerçek bir dönüm noktasıdır.
Çünkü bundan sonra Türkiye'nin Moritanya'daki varlığı:
diplomasi,
ticaret,
eğitim,
sağlık,
kalkınma,
kültür,
güvenlik
gibi çok farklı alanlara yayıldı.
7. ERDOĞAN'IN 2018 MORİTANYA ZİYARETİ
28 Şubat 2018 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Moritanya'ya resmî ziyarette bulundu.
Bu ziyaret, Türkiye'den Moritanya'ya cumhurbaşkanı düzeyindeki ilk resmî ziyaret olması bakımından tarihî önem taşımaktadır.
Ziyaret sırasında iki ülke arasında çeşitli alanlarda işbirliği anlaşmaları imzalandı.
Böylece ilişkiler yalnızca diplomatik nezaket düzeyinde kalmadı; ekonomik, eğitimsel ve teknik işbirliği boyutları daha da güçlendi.
8. MORİTANYA'DA TÜRKİYE'NİN EĞİTİM VARLIĞI
Bugünkü Türk varlığının en görünür unsurlarından biri Türkiye Maarif Vakfıdır.
Maarif Vakfı Moritanya'da eğitim kurumları işletmektedir.
Vakıf 2022 yılında Moritanya'da anaokulu, ortaokul ve lise düzeylerinde toplam 9 okulda 1.324 öğrencinin eğitim gördüğünü açıklamıştır.
Bu okullar:
Nuakşot,
Nuadhibu
gibi merkezlerde eğitim faaliyetleri yürütmektedir.
Maarif Okullarının önemli bir özelliği, yalnızca Türkçe eğitim vermek değildir.
Asıl amaç:
Moritanya'nın kendi eğitim sistemiyle Türkiye'nin eğitim tecrübesi arasında bir köprü oluşturmak
olarak değerlendirilebilir.
Okullarda ülke müfredatının yanı sıra Türkçe de yabancı dil olarak öğretilmektedir.
9. TÜRKÇE ÖĞRENEN MORİTANYALI SUBAYLAR
Türk varlığının sadece okullarla sınırlı olmadığını gösteren ilginç bir örnek de askerî eğitim alanındadır.
Yunus Emre Enstitüsü, 2021 yılında Moritanya Jandarma Komutanlığı'nda görev yapan subaylara yönelik altı aylık Türkçe kursu düzenledi.
Kursu tamamlayan Moritanyalı subaylara Türkçe sertifikaları verildi.
Bu gelişme sembolik açıdan da önemlidir.
Çünkü Türkçe:
yalnızca kültür ve edebiyat dili olarak değil, iki ülke arasındaki askerî ve kurumsal iletişimin araçlarından biri
haline gelmektedir.
10. TÜRKİYE'NİN MORİTANYA'DAKİ KALKINMA FAALİYETLERİ
Türkiye'nin Moritanya'daki varlığının önemli aktörlerinden biri:
TİKA
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığıdır.
TİKA'nın faaliyetleri:
sağlık,
eğitim,
tarım,
kamu yönetimi,
meslekî eğitim,
gıda güvenliği,
teknik kapasite geliştirme
gibi alanlara yayılmaktadır.
Örneğin 2025 yılında TİKA ve Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle Nuakşot'ta turizm eğitimi programı gerçekleştirildi ve Moritanya'daki turizm sektörü çalışanlarından 61 kişi 40 saatlik eğitim aldı.
2026 yılında ise TİKA tarafından desteklenen Toksikoloji ve Ölçüm Laboratuvarları Nuakşot'taki Moritanya Ulusal İş Sağlığı Merkezi bünyesinde hizmete açıldı.
Bu projeler, Türkiye'nin Moritanya'daki varlığının yalnızca sembolik olmadığını gösteriyor.
11. SAĞLIK ALANINDA TÜRK VARLIĞI
Türkiye'nin Moritanya'daki sağlık işbirliği de dikkat çekicidir.
2024 yılında TİKA'nın katkılarıyla Nuakşot'ta düzenlenen 2. Ulusal Çocuk Cerrahisi Kongresi kapsamında 80 Moritanyalı sağlık çalışanına eğitim verildi.
Kongre sırasında Hacettepe Üniversitesi'nden bir öğretim üyesi tarafından gerçekleştirilen bronkoskopik müdahale, Moritanya'da bu yöntemin ilk kez uygulanması açısından da önem taşıdı.
Bu tür çalışmaların anlamı yalnızca:
“Türkiye yardım yaptı.”
şeklinde değerlendirilmemelidir.
Daha kalıcı sonuç:
bilginin aktarılması ve yerel uzmanlık kapasitesinin geliştirilmesi
dir.
12. TÜRKİYE'NİN MORİTANYA'DAKİ EKONOMİK VARLIĞI
Moritanya'nın Türkiye açısından ekonomik bakımdan en önemli sektörlerinden biri:
balıkçılık
tır.
Moritanya'nın Atlas Okyanusu'ndaki zengin balık kaynakları, Türk yatırımcılarının özellikle bu sektöre ilgi göstermesine neden olmaktadır.
Dışişleri Bakanlığı da Türk yatırımcılarının Moritanya'da özellikle balıkçılık sektörüne ilgi gösterdiğini belirtmektedir.
İki ülke arasındaki ticaret hacmi de özellikle 2020 sonrasında dikkat çekici seviyelere ulaşmıştır.
Dışişleri Bakanlığı verilerine göre:
2020: 146 milyon dolar
2021: 673 milyon dolar
2022: 476 milyon dolar
ticaret hacmine ulaşılmıştır.
Dolayısıyla Moritanya, Türkiye'nin Afrika açılımı bakımından yalnızca diplomatik değil, ticari ve yatırım açısından da önemli bir ülke haline gelmiştir.
13. TÜRKİYE'NİN MORİTANYA'DAKİ “VARLIĞI” NE KADAR?
Burada önemli bir soru ortaya çıkıyor:
Moritanya'da kaç Türk yaşıyor?
Kamuya açık ve güvenilir güncel kaynaklarda Moritanya'da sürekli ikamet eden Türk vatandaşlarının toplam nüfusuna ilişkin düzenli, ayrıntılı bir resmî istatistik bulunmamaktadır.
Bu nedenle:
“Moritanya'da şu kadar Türk yaşamaktadır.”
şeklinde kesin bir rakam vermek doğru değildir.
Bununla birlikte Türkiye'nin Nuakşot Büyükelçiliği, Moritanya'daki Türk iş insanları, öğrenciler ve diğer Türk vatandaşlarına yönelik konsolosluk hizmetleri yürütmektedir. Türk vatandaşları için seyahat ve vize düzenlemeleri de ayrıca uygulanmaktadır.
Dolayısıyla Moritanya'daki Türk varlığını yalnızca:
“orada yaşayan Türklerin sayısı”
üzerinden ölçmek eksik olur.
Daha doğru bir ölçüm:
diplomatik temsil + Türk vatandaşları + yatırımcılar + eğitim kurumları + öğretmenler + akademisyenler + sağlık çalışanları + kalkınma projeleri + Türkçe öğrenen Moritanyalılar + Türkiye'de eğitim görmüş Moritanyalılar
şeklinde yapılmalıdır.
14. TÜRKİYE'DE EĞİTİM GÖREN MORİTANYALILAR
Türk varlığının başka bir boyutu da aslında Moritanya'dan Türkiye'ye uzanmaktadır.
Türkiye'nin burs programları sayesinde Moritanyalı öğrenciler Türkiye'de yükseköğrenim görmektedir.
Maarif Vakfı'nın Moritanya'daki okullarından mezun olan öğrenciler arasında Türkiye'de eğitimine devam edenler de bulunmaktadır. Örneğin 2020 yılında Moritanya üniversite giriş sınavında birinci olan Maarif mezunu Halid Muhammed el-Muhtar Sidi Ahmed, Türkiye'de tıp eğitimi için burs kazanmıştır.
Bu öğrenciler mezun olduklarında iki ülke arasında doğal bir:
insan köprüsü
oluşturmaktadır.
15. TÜRKİYE'NİN MORİTANYA'DAKİ VARLIĞI NEDEN ÖNEMLİ?
Çünkü Moritanya yalnızca bir Batı Afrika ülkesi değildir.
Moritanya:
Mağrip + Sahra + Atlantik + Sahraaltı Afrika
kavşağında bulunmaktadır.
Bu nedenle Türkiye açısından:
1. Afrika'ya açılan kapıdır.
2. Atlantik kıyısında stratejik bir ülkedir.
3. Balıkçılık bakımından büyük ekonomik potansiyele sahiptir.
4. Demir cevheri ve madencilik açısından önemlidir.
5. İslâm dünyasının tarihî ve kültürel ağlarının bir parçasıdır.
6. Sahel bölgesindeki gelişmeler bakımından stratejik öneme sahiptir.
7. Türkiye'nin Afrika'daki diplomatik ve ekonomik açılımının bir parçasıdır.
16. MORİTANYA'DA TÜRK VARLIĞI: SÖMÜRGECİLİK DEĞİL, İŞBİRLİĞİ MODELİ
Türkiye'nin Moritanya'daki varlığını tarihsel olarak değerlendirirken önemli bir fark ortaya çıkar.
Moritanya uzun süre Fransız sömürge yönetimi altında kaldı ve 1960'ta bağımsızlığını kazandı.
Türkiye ise Moritanya'da:
büyükelçilik,
okul,
kalkınma projesi,
sağlık eğitimi,
ticaret,
yatırım,
kültürel faaliyet
üzerinden varlık göstermektedir.
Bu nedenle günümüzdeki ilişkiyi:
“sömürgecilik”
kavramından ziyade:
“diplomatik ortaklık ve kalkınma işbirliği”
çerçevesinde değerlendirmek daha doğru olacaktır.
Elbette bu ilişki biçiminin ekonomik ve jeopolitik boyutları ayrıca eleştirilebilir veya tartışılabilir; ancak mevcut kurumların faaliyet alanı esas itibarıyla eğitim, kalkınma, ticaret, sağlık ve diplomasi eksenindedir.
17. 2026'DA İLİŞKİLER YENİ BİR BOYUTA ULAŞIYOR
Türkiye-Moritanya ilişkilerinin yalnızca geçmişte kalmadığını gösteren güncel gelişmelerden biri de yükseköğretim işbirliğidir.
Temmuz 2026'da Moritanya Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Yacoub Ould Moine'nin Türkiye'yi ziyareti sırasında Türkiye Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile görüşmeler gerçekleştirilmiş ve iki ülke arasında akademik işbirliğini güçlendirmeye yönelik bir mutabakat imzalanmıştır.
Bu gelişme önemli bir dönüşümü gösteriyor:
İlişki artık yalnızca “yardım alan ülke – yardım eden ülke” ilişkisi değildir.
Bunun yerine:
eğitim + akademi + araştırma + teknoloji + insan kaynağı
temelinde daha kurumsal bir ortaklık kurulmaya çalışılmaktadır.
18. MORİTANYA'DA TÜRK VARLIĞININ EN İLGİNÇ BOYUTU
Belki de bütün bu hikâyenin en ilginç tarafı şudur:
Moritanya'da büyük bir Türk nüfusu bulunmasına gerek yoktur.
Çünkü bir ülkenin başka bir ülkedeki varlığı yalnızca nüfusla ölçülmez.
Bir ülkede:
bir okul,
bir hastane projesi,
bir büyükelçilik,
bir Türkçe kursu,
bir burs programı,
bir yatırım,
bir akademik işbirliği,
bir sağlık eğitimi,
bir kalkınma projesi
bazen binlerce kilometre uzaktaki iki toplum arasında kalıcı bağlar oluşturabilir.
Moritanya'daki Türkiye varlığı da bugün büyük ölçüde böyle bir kurumsal ve kültürel ağ niteliğindedir.
SONUÇ
Moritanya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin tarihi, “Osmanlı Moritanya'yı yönetti mi?” sorusundan çok daha geniştir.
Osmanlı Devleti'nin Moritanya üzerinde doğrudan egemenliği olmamıştır.
Fakat Moritanya'nın içinde bulunduğu Mağrip-Sahra-İslâm dünyası ile Osmanlı dünyası arasında tarih boyunca çeşitli temaslar meydana gelmiştir.
Türkiye'nin resmî diplomatik hafızasında, Moritanyalıların Trablusgarp ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti'ne destek verdiğine ilişkin anlatı önemli bir yer tutmaktadır.
Mezemorta Hüseyin Paşa'nın menşei konusunda ileri sürülen Moritanya kökeni iddiası ise bu tarihî bağlantının araştırılması bakımından son derece ilginç bir başka başlıktır; fakat kesinleşmiş bir bilgi olarak sunulmamalıdır.
Günümüzde ise Türkiye'nin Moritanya'daki varlığı çok daha görünür durumdadır:
Büyükelçilik → Maarif Okulları → TİKA → Yunus Emre Enstitüsü → Türk iş insanları → sağlık ve eğitim projeleri → Türkiye bursları → akademik işbirliği → ticaret ve yatırım.
Bütün bunların sonucunda Moritanya, Türkiye'nin Afrika'daki dış politika ve işbirliği ağında giderek daha önemli bir konuma gelmektedir.
Belki de Moritanya-Türkiye ilişkilerini en güzel anlatan ifade şudur:
Sahra'nın batısında başlayan yol, İstanbul'a kadar uzanıyor.
Ve bu yolun üzerinde yalnızca diplomasi değil; tarih, İslâm kültürü, eğitim, ticaret, bilim ve insan ilişkileri de bulunuyor.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder