FULSOME: “BOL VE DOLU”DAN “AŞIRI VE YAPMACIK ÖVGÜ”YE
1. Fulsome ne demektir?
Fulsome /ˈfʊlsəm/ bir sıfattır.
Kelimenin bugün başlıca iki anlam alanı vardır:
- aşırı, ölçüsüz, abartılı, özellikle samimiyetsiz övgü veya teşekkür içeren
- bol, kapsamlı, eksiksiz, ayrıntılı, geniş
Bununla birlikte özellikle İngiliz İngilizcesinde birinci anlam çok daha belirgindir. Oxford, kelimeyi özellikle “birini överken, teşekkür ederken veya özür dilerken gereğinden fazla cömert davranmak ve bu nedenle samimi görünmemek” şeklinde tanımlar. Örneğin:
a fulsome apology
aşırı/abartılı ve samimiyetsiz bir özür
fulsome praise
aşırı, ölçüsüz, dalkavukça övgü
He was fulsome in his praise of the Prime Minister.
Başbakanı överken aşırıya kaçtı.
Cambridge de özellikle fulsome praise kalıbını “çok fazla hayranlık veya övgü ifade eden ve bu nedenle samimi görünmeyen” sözler için verir.
Dolayısıyla Türkçede bağlama göre:
fulsome = aşırı övgü dolu, dalkavukça, yağcı, abartılı, yapmacık, ölçüsüz, aşırı cömert, çok kapsamlı, bol, ayrıntılı
şeklinde karşılanabilir.
2. Asıl ilginç tarafı: Kelime neden böyle?
Burada kelimenin hikâyesi başlıyor.
Fulsome, Orta İngilizcedeki fulsom / fulsǒm kelimesinden gelir.
Middle English Dictionary kelimeyi şu anlam sıralamasıyla gösteriyor:
- abundant, plentiful → bol, bereketli
- well-fed, plump → iyi beslenmiş, tombul
- arousing disgust → tiksinti uyandıran, iğrenç
Kelimenin yapısı kabaca:
ful + -some
şeklindedir.
Buradaki ful, modern İngilizcedeki full ile bağlantılıdır.
-some ise İngilizcede bir niteliği “belirgin ölçüde taşıyan” sıfatlar meydana getiren eski bir ektir.
Dolayısıyla kelimenin ilk mantığı:
full + some → “çok dolu / bol / dolgun”
gibi düşünülebilir.
Etymonline da kelimenin Orta İngilizce fulsom biçiminden geldiğini ve başlangıçta “abundant, plentiful” yani “bol, bereketli” anlamında kullanıldığını belirtir.
3. Peki “fulsome” nasıl oldu da “iğrenç” anlamına geldi?
İşte kelimenin en güzel hikâyesi burada.
Bir şeyin aşırı derecede dolu olması, özellikle yiyecek ve bedenle ilgili bağlamlarda, zamanla “fazla dolu, tıka basa, aşırı” fikrini doğurmuştur.
Böylece:
full → çok dolu → aşırı dolu → rahatsız edici derecede fazla → iğrenç
şeklinde bir anlam zinciri ortaya çıkmıştır.
Middle English dönemindeki kullanımlarda kelime “well-fed, plump” yani “iyi beslenmiş, tombul” anlamına da geliyordu. Daha sonra “arousing disgust”, yani “tiksinti uyandıran” anlamını kazandı.
Bu anlam gelişimi aslında insanın aşırı yemekten duyduğu fiziksel rahatsızlığa benzetilebilir:
full → overfull → sickening
Yani kelime adeta:
“fazlasıyla dolu” → “artık hoş olmayan derecede dolu”
noktasına geldi.
4. “Foul” kelimesinin etkisi
Burada başka bir ilginç etimolojik gelişme daha vardır.
Orta İngilizcede kelimenin foulsome biçimine de rastlanır.
Bazı etimoloji kaynakları, kelimenin olumsuz anlamlarının foul (“pis, iğrenç, kötü”) kelimesiyle olan ses ve anlam çağrışımından da etkilenmiş olabileceğini belirtir.
Dolayısıyla tarih içerisinde:
fulsome
ile
foulsome
arasında bir anlam ve biçim yakınlığı oluşmuştur.
Bu da kelimenin “bol”dan “iğrenç”e doğru kaymasını kolaylaştırmış olabilir.
5. “Fulsome praise” neden bu kadar ilginç?
Bugün kelimenin en meşhur kullanım alanı:
fulsome praise
kalıbıdır.
Bu ifade son derece ilginçtir; çünkü iki farklı şekilde anlaşılabilir.
Birinci yorum:
fulsome praise = bol, kapsamlı, coşkulu övgü
İkinci yorum:
fulsome praise = aşırı, yapmacık, dalkavukça övgü
Merriam-Webster tam da bu nedenle kelimenin modern İngilizcede bir anlam çatışması yarattığını söylüyor. “Fulsome praise” ifadesini gören bir kişi bunun “çok büyük övgü” mü yoksa “aşırı ve dalkavukça övgü” mü olduğunu bağlama göre anlamak zorunda kalabilir.
Bu nedenle özellikle akademik veya hukuki yazıda fulsome kullanırken dikkatli olmak gerekir.
Örneğin:
The court gave a fulsome explanation of its decision.
Burada yazarın kastı:
“Mahkeme kararını ayrıntılı ve kapsamlı biçimde açıkladı.”
olabilir.
Fakat bazı okuyucular kelimeyi olumsuz anlamıyla algılayabilir.
6. Kelimenin anlamının tersine dönmesi
Fulsome'un tarihini şöyle özetleyebiliriz:
| Dönem | Anlam |
|---|---|
| 13. yy. | bol, bereketli |
| 14. yy. | dolgun, iyi beslenmiş |
| 14–15. yy. | aşırı, tiksindirici |
| 15. yy. | kötü/hoşa gitmeyen |
| 17. yy. | aşırı övgü, dalkavukça övgü |
| 19. yy. | özellikle olumsuz: aşırı ve samimiyetsiz |
| 20–21. yy. | yeniden “bol, kapsamlı, ayrıntılı” anlamı da yaygınlaşıyor |
Merriam-Webster'a göre 19. yüzyılda fulsome esas olarak aşırı ve dalkavukça övgüyü eleştiren edebî bir terim haline gelmişti. 20. yüzyılın başlarından itibaren ise “abundant, copious” yani “bol, kapsamlı” anlamı yeniden güç kazandı.
Bu nedenle fulsome, İngilizcede anlam değişiminin çok güzel örneklerinden biridir.
7. Shakespeare “fulsome” kullanmış mı?
Evet, hem de oldukça dikkat çekici biçimde.
Shakespeare'de kelime bugünkü olumlu “kapsamlı” anlamından ziyade eski “iğrenç, tiksindirici, nahoş” anlamıyla kullanılır.
Örneğin King John'da:
“fulsome dust”
ifadesi geçer.
Othello'da Othello, Iago'nun anlattığı şey karşısında:
“Zounds, that's fulsome!”
der.
Ayrıca Richard III ve Twelfth Night eserlerinde de kelime kullanılmıştır. Shakespeare's Words sözlüğü bu kullanımların kelimenin “distasteful, nauseating, repulsive” anlamındaki eski kullanımına ait olduğunu gösteriyor.
Özellikle Twelfth Night örneği çok güzel:
“It is as fat and fulsome to mine ear / As howling after music”
Buradaki fulsome, “kulağa aşırı derecede nahoş gelen, rahatsız edici” anlamındadır.
Yani Shakespeare bize kelimenin modern anlamından çok farklı bir tarihsel yüzünü gösteriyor.
8. Gulliver's Travels'da da karşımıza çıkıyor
Jonathan Swift'in Gulliver's Travels adlı eserinde de kelime kullanılmıştır.
Wiktionary'nin tarihsel örnekleri arasında Swift'in 1726 tarihli eserindeki fulsome kullanımı yer alıyor.
Bu da kelimenin 18. yüzyılda artık belirgin biçimde olumsuz anlam alanına yerleştiğini gösteren güzel örneklerden biridir.
9. Tarihe mal olmuş kişiler tarafından kullanılmış mı?
Kesinlikle.
Özellikle Abraham Lincoln hakkında yazılan tarihî metinlerde kelimeyi görmek mümkün.
Lincoln üzerine yazılmış bir eserde:
“his fulsome eulogists”
ifadesi kullanılmıştır.
Buradaki anlam:
“onu ölçüsüz biçimde öven, aşırı övgüler düzen kişiler”
şeklindedir.
Daha da ilginci, Lincoln dönemine ilişkin başka bir tarihsel metinde:
“fulsome praise”
ifadesi geçer ve bunun tarihsel gerçekleri çarpıtacak ölçüde aşırı övgü anlamında kullanıldığı görülür.
10. Churchill'de de “fulsome” var
Winston Churchill çevresindeki tarihî ve edebî metinlerde de kelimeye rastlanıyor.
Örneğin Churchill hakkında yazılan bir metinde “a fulsome tribute” ifadesi kullanılmıştır.
Daha da ilginç olanı, Colin Coote'nin Churchill'in kurduğu The Other Club hakkında yazdığı kitabın adı:
Neither Fulsome Nor Fulminating
olmuştur.
Bu başlık kelime oyunu açısından mükemmeldir:
fulsome ↔ fulminating
Üstelik kitap, Churchill tarafından kurulan yemek/dostluk kulübünün tarihini anlatmaktadır.
11. “Fulsome” bir deyim veya atasözü mü?
Burada dikkatli olmak gerekiyor.
Fulsome'un Türkçedeki “etekleri zil çalmak”, “burnundan solumak” gibi yerleşik bir deyime doğrudan denk gelen meşhur bir İngiliz atasözü bulunmuyor.
Ancak son derece güçlü collocation'ları var.
Bunların başında:
fulsome praise
aşırı / coşkulu / dalkavukça övgü
fulsome apology
çok kapsamlı / aşırı / yapmacık özür
fulsome tribute
coşkulu veya aşırı övgü dolu anma/övgü
fulsome support
kapsamlı veya güçlü destek
fulsome account
ayrıntılı, kapsamlı anlatım
geliyor.
Oxford özellikle fulsome praise ve fulsome apology örneklerini veriyor.
12. Hukuk dilinde “fulsome” özellikle ilginç
Senin hukuk çalışmaların bakımından burası ayrıca önemli.
İngilizce hukuk metinlerinde:
a fulsome explanation
a fulsome analysis
a fulsome account
a fulsome response
gibi kullanımlar görülebiliyor.
Burada çoğu zaman kelime:
kapsamlı + ayrıntılı + bütün yönleriyle ele alınmış
anlamına yaklaşıyor.
Fakat fulsome apology dendiğinde kelime tekrar eski olumsuz anlamına kayabiliyor:
“aşırı ve samimiyetsiz özür”
Bu nedenle hukuki çeviride fulsome kelimesini otomatik biçimde “kapsamlı” diye çevirmek bazen tehlikeli olabilir.
13. Fulsome hangi alanlarda daha çok kullanılıyor?
Bugünkü kullanımda kelime özellikle şu alanlarda görülüyor:
1. Gazetecilik
fulsome praise
fulsome tribute
fulsome support
Gazetecilikte kelime oldukça canlıdır. Dictionary.com da özellikle gazetecilikte “extremely complimentary” ve “full, rich, abundant” anlamlarının görülebildiğini belirtir.
2. Siyaset
Özellikle politikacıların birbirleri hakkında yaptıkları açıklamalarda:
fulsome praise
çok sık karşımıza çıkar.
3. Hukuk
fulsome explanation
fulsome analysis
fulsome response
gibi kullanımlar.
4. Akademik yazı
Özellikle:
a fulsome discussion of...
a fulsome account of...
kalıpları.
5. Diplomasi
fulsome support
fulsome apology
fulsome tribute
gibi ifadeler.
14. “Fulsome” günümüzde hangi İngilizcede daha fazla?
Burada Amerikan ve Britanya İngilizcesi arasında ilginç bir fark vardır.
Britanya İngilizcesinde kelimenin:
excessive / insincere
yani “aşırı ve samimiyetsiz” anlamı daha güçlüdür.
Amerikan İngilizcesinde ise copious / comprehensive / abundant anlamlarının yeniden canlandığı görülmektedir.
Bu nedenle:
a fulsome report
Amerikan bağlamında:
“kapsamlı rapor”
anlamına gelebilir.
Ama Britanyalı bir okuyucu bunu daha farklı algılayabilir.
Bu anlam karmaşası İngilizce kullanım kılavuzlarında özellikle tartışılmıştır.
15. “Fulsome” ile ilgili kitap var mı?
Evet. Kelimenin kendisini başlığa taşıyan ve kelimenin anlamını içeren çeşitli yayınlar bulunuyor.
Özellikle çok güzel bir örnek:
Neither Fulsome Nor Fulminating
Colin Coote'nin The Other Club tarihidir. The Other Club, Winston Churchill ve F. E. Smith tarafından 1911'de kurulan bir yemek kulübüdür.
Bu kitap bizim makale açısından çok güzel bir örnek çünkü:
FULSOME + FULMINATING
aynı başlıkta bulunuyor.
16. Dergi ve gazetelerde kullanılıyor mu?
Evet; hatta kelime özellikle gazetecilik dilinde oldukça canlıdır.
Cambridge'in verdiği örneklerde gazetecilik kaynaklarından:
fulsome tributes
gibi kullanımlar bulunuyor.
Ayrıca kelime üzerine doğrudan dilbilimsel tartışmalar yayımlayan yayınlar da var. Örneğin Christian Science Monitor, kelimenin Shakespeare'deki kullanımından modern “fulsome praise” tartışmasına kadar uzanan özel bir dil yazısı yayımlamış.
17. Sinema, tiyatro, futbol takımı, şehir veya işletme adı mı?
Burada yaptığım taramada kelimenin tek başına yaygın ve tanınmış bir şehir, futbol kulübü veya büyük bir sinema/tiyatro yapımının adı olarak öne çıktığına dair güçlü bir örnek bulamadım.
Buna karşılık kelime:
- tiyatro metinlerinde,
- Shakespeare'de,
- edebî eserlerde,
- gazetelerde,
- akademik metinlerde,
- siyasi konuşma ve yazılarda,
- kitap başlıklarında
çok daha belirgin bir varlık gösteriyor.
Yani “Fulsome” bir özel isimden ziyade güçlü bir edebî ve retorik kelime.
18. Kelimenin en güzel paradoksu
Fulsome once meant “full”; then it came to mean “too full”; then “disgusting”; then “excessively flattering”; and today it can once again mean “full, complete, or abundant.”
Türkçeye kabaca:
“Fulsome” önce “dolu ve bol” demekti; sonra “fazlasıyla dolu”, ardından “iğrenç”, daha sonra “aşırı övgü dolu ve dalkavukça” anlamına geldi; bugün ise yeniden “kapsamlı, eksiksiz ve bol” anlamlarını kazanmıştır.
Bu nedenle kelimeyi “anlam değişiminin tarihsel bumerangı” olarak nitelendirmek bile mümkün.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder