24 Şubat 2024 Cumartesi

KURİL ADALARI SORUNU rus YAYILMACILIĞI

 

KURİL ADALARI SORUNU

Günümüzde Rusya 17.098.246 km2’lik yüzölçümü ile dünyanın en geniş ülkesidir ve toprakları dünyanın sekizde birine, karasal bölgelerin ise %10’una karşılık gelmektedir. Yayılmacılık siyasetinin halen devam ettiği Rusya’nın 1338 adası bulunmaktadır. 16 ülke Rusya ile sınırdır. Bu ülkeler Belarus, Letonya, Litvanya, Moğolistan, Finlandiya, Çin, Estonya, Kazakistan, Kuzey Kore, Polonya, Ukrayna, Azerbaycan, Gürcistan, Norveç, Japonya, ABD’dir.

Kuril Adaları, Asya’nın en kuzeydoğusunda Rusya’nın Kamçatka Yarımadası ile Japonya’nın Hokkaido Adası arasında 1.200 km’lik hat boyunca uzanan 56 adadan oluşan adalar topluluğudur. Toplam yüzölçümü 15.500 km2 olan adalarda yaklaşık 20.000 kişi yaşamaktadır.

Komşularının hemen hemen tamamında yayılmacı eğilimlerini gördüğümüz Rusya, benzer sorunları Japonya ile yaşamakta ve sorunların çözümlenmesi için II. Dünya Savaşı ile Japonya’nın atom bombası ile yaşadığı korkunç yıkımdan yararlanarak işgal ettiği Japon topraklarını terk etmemektedir. Okhotsk Denizi ile Kuzey Pasifik Okyanusu’nu ayıran boğaz konumunda olması nedeniyle stratejik öneme sahiptir. Adalar, münhasır ekonomik bölgeye sahip olduğu gibi Renyum, Sülfür, Petrol, Altın, Demir, Titanyum, Argentum bakımından oldukça zengindir.

1855 yılında imzalanan Şimoda Anlaşması ile İturup Adası’nın kuzeyindeki adalar ile Sahalin adası Rusya’ya güneyindeki adalar ise Japonya’ya bırakılmıştır. 1904-1905 Rus-Japon savaşı sonrasında, Kuril adaları ve Sahalin adasının güney yarısı ile bitişik adalar Japonya’ya bırakılmıştır.

1945 yılında SSCB, ABD, İngiltere arasında düzenlenen Yalta konferansında SSCB; Kuril Adaları ile Sahalin adasının kendisine bırakılmasını talep etmiş bu talep kabul edilmeyince anlaşmalara katılmamıştır.

1956 yılında Rusya-Japonya arasında imzalanan ortak bildiri ile Rusya; Şikotan ve Hobomai adalarının Japonya’ya bırakılmasını kabul etmiş ise de devir gerçekleşmemiştir.  

Bildirinin yeniden görüşülmesi için 2018-2019 yılında Putin ile Şinzo bir araya gelmiş ve 1956 bildirgesi esas alınarak barış anlaşmasının imzalanması için müzakereler yapılması kararlaştırılmış ise de 2022 yılı Şubat ayında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik başlattığı savaşla ilişkiler yeniden gerginleşmiştir.

Ruslar, söz konusu adaların kendileri için stratejik bir önemi bulunduğunu belirtmektedir.

1856 yılında Kırım Savaşı’nı kaybeden Rusya, yayılmacılık politikasını Orta Asya ve Sibirya’ya yönlendirmiştir.

1639 yılında misyonerlik çalışmalarının da etkisiyle batıyla iletişimi bulunmayan Japonya; ABD’nin zorlamasıyla sisteme dahil edilmeye çalışılmıştır. Bu anlamda Japonya batı ile yeniden ticari ilişkilerini geliştirmeye başladığında Rusya ile de ilişkiler geliştirmiştir.

Rusya, doğuda gemileri için liman ihtiyacı bulunduğu gerekçesiyle Japonya ile anlaşmaya çalışmış ancak Japonya söz konusu talepleri karşılamamıştır.

Ruslar, yayılmacı amaçlarına uygun olarak gezgin görünümüyle bir kısım maceracıları görevlendirmiştir. Bunlardan İ.P. Kozirevski ve Antsiferov, 1713 yılında Kuril Adaları’na gelerek, bu adaların hiçbir devletin egemenliğinde olmadığını ülkelerine bildirmiştir.

Rusya’nın Kuril Adaları ile Sakhalin’e olan işgal eğilimleri, 1806-1807 yıllarında Japonların bir dizi güvenlik önlemi almalarına neden olmuştur.

Meiji dönemi (1868-1912) ile birlikte Japonya’da modernleşme adımları atılmaya başlanmış ve Japonya dış politikada daha aktif bir rol oynamaya başlamıştır.

1874 yılında Enomoto Takeaki, Rusya ile müzakerelere katılmak için Saint Petersburg’a gönderilmiş ve Sahalin ile Kuril adalarının takas edilmesi kararının uygulanabilmesi için Petersburg Anlaşması imzalanmıştır. Petersburg Anlaşması ile Sahalin Adası Rusya’ya, Kuril Adaları ise Japonya’ya bırakılmıştır.

Japonya, Sahalin Adası’nda yapılan binaların bedellerini dahi Rusya’ya iade etmiş, halka ise adada kalma ya da adayı terk etme seçeneklerini sunmuştur.

1904-1905 Rus Japon Savaşı

İki ülkenin yayılmacı yaklaşımları savaşın nedenini oluşturmuştur. Savaş 1 yıl 6 ay sürmüş ve Japonya savaştan galip ayrılmıştır. ABD’nin arabuluculuğunda imzalanan Portsmout Anlaşması ile Japonya, Liaodong Yarımadası’nın Lüshun’a giden Güney Mançurya Demiryolunu ve Sahalin Adası 50. paralel üzerinden ikiye bölünerek yarısını ele geçirmiş, Rusya ise Mançurya’nın kuzeyinde etki alanı oluşturmuştur.

I.Dünya Savaşı

I. Dünya Savaşı döneminde her iki ülke de itilaf devletleri arasında yer almış ise de Japonya büyük ölçekli bir savaşa katılmamıştır. Japonya; Uzak Doğu’da yer alan Alman bölgelerini ele geçirmiş ve 2 Eylül 1914’te Çin’in Shandong eyaletine girmiş, 7 Kasım 1914’te Tsingtao kuşatması sonrasında Almanlar teslim olmuştur.

Rusya’da, I. Dünya Savaşı sırasında yaşadığı mağlubiyetler nedeniyle oluşan kargaşa ortamında 1917 yılında Çarlık rejimi yıkılarak Bolşevik rejimi kurulmuştur.

1917 yılında Bolşevik yönetiminin, Çarlık rejiminin imzaladığı gizli anlaşmaları açıklaması Japonya hükümeti ile Bolşevik yönetiminin arasının gerginleşmesine neden olmuştur.

3 Mart 1918 tarihinde SSCB, ittifak devletleriyle imzalanan antlaşma ile I.Dünya Savaşı’ndan çekilmiş ve Bolşevik rejimi, Japon hükümeti tarafından tehdit olarak algılanmıştır.

Rusya’nın I. Dünya Savaşı’ndan çekilmesinden sonra Japonya, Sahalin’den Baykal’a kadar olan bölgeye askeri yığınak yapmaya başlamıştır. Bu bölgelerden 1922 yılından çekilmiş ise de Sahalin’de 1925 yılına kadar kalmıştır.

20 Ocak 1925 tarihinde Japonya, SSCB’yi tanımıştır. SSCB 1917 Ekim ayına kadar imzalanan anlaşmaların gözden geçirilmesini istemiş; 1925 yılında Kuzey Sahalin’de Japonya’ya kömür ve petrol ayrıcalıkları verilmiş, 1928 yılında ise balıkçılık konusunda anlaşma yapılmıştır.

1932-39 yıllarında sürekli sınır anlaşmazlıkları ve Khasan Gölü Muharebesi dışında küçük çaplı sınır çatışmaları yaşanmıştır.

1941 yılında SSCB ile Japonya arasında taraf olmama anlaşması imzalanmış, 13 Nisan 1945’te SSCB anlaşmanın yenilenmeyeceğini bildirmiştir.

II. Dünya Savaşı sonuna doğru SSCB Yalta Konferansı’nda alınan kararla Japonya’ya savaş ilan etmiş, Japonya’ya atılan atom bombasından yararlanarak Mançurya bölgesini ve 5 Eylül 1945 tarihinde Kuril Adalarını işgal etmiş; Kuril Adalarında yaşayan Japon halkını, Japonya’ya göndermiştir.

II. Dünya Savaşı sonrasında müttefikler ile Japonya arasında 8 Eylül 1951’de San Francisco Barış Anlaşması imzalanmış, SSCB; Japonya’nın dört ada üzerindeki haklarından vazgeçmesini talep etmiş, SSCB talebinin kabul edilmemesi üzerine SSCB anlaşmayı imzalamamış; ancak Japonya ile 19 Ekim 1956 tarihinde savaş durumunu sona erdiren bildirge imzalanmıştır. Bildirgede Japonya’ya Şikotan ve Homobai takımadalarının teslimi kabul edilmiştir. Ancak bu adalar işgal edilen Kuril Adalarının sadece %7’sini oluşturmaktadır.

Tokyo Bildirgesi

ABD Devlet Başkanı Bill Clinton’ın girişimleri ile Yeltsin döneminde Japonya ile ilişkiler geliştirilmiştir.

13 Ekim 1993’te Japonya ile Rusya arasında imzalanan Tokyo Bildirgesi ile ekonomik, bilimsel ve teknik işbirliği konularında çalışmalar yapılması konusunda anlaşılmıştır.

Moskova Bildirgesi

13 Kasım 1998’de imzalanan Moskova Bildirgesi ile taraflar karşılıklı yarar, güven, uzun vadeli beklentiler ve ekonomik işbirliği konularında ortak çalışma kararı almışlardır.

Dünyada barış ve istikrarın sağlanması konularına da değinilmiştir.

Vladimir Putin ve Medvedev Dönemi Rus Japon İlişkileri

8 Mayıs 2000’de başlayan Putin dönemi ile Rusya ekonomik olarak güçlenmiş ve saldırgan politikalarını artırmıştır.

Putin, 1956 müşterek bildirgenin esas alınacağı görüşmelerle sınır sorunlarının çözümlenmesi teklifi Japonya’da olumlu karşılanmıştır.

2009 yılında Medvedev’in Japonya ziyareti olumlu bir hava oluşturmuş ise de “Kuzey Toprakları Meselesi’nin Çözümü ile İlgili Özel Tedbirler Yasası”nın kabulü ve Ulaştırma Bakanı’nın Kunaşir adası ziyareti ilişkilerde gerginleşmeye yol açmıştır.

11 Mart 2011’de yaşanan Japonya depremi sonrasında Rus yardımları ilişkilerde yumuşamalara neden olmuştur.

7 Mayıs 2012 tarihinde başlayan ikinci Vladimir Putin dönemi ile yeni ve olumlu bir işbirliği dönemi başlamıştır.

2013-2019 yılları arasında iki ülkeleri arasında ekonomik, insani etkileşim gelişmiştir. 2019 yılı Eylül ayında Putin ve Şinzo Abe, Vladivostok’ta Doğu Ekonomik Forum’unda bir araya gelmişler ve Japonya’da sorunların çözümlenebileceği konusunda iyimserlik havası oluşmuştur. Ancak 2021 yılında Rusya’nın Kuril Adalarında tatbikatlar yapması sorunu içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Buna karşılık Japonya da bölgede geniş çaplı bir tatbikat gerçekleştirmiştir.

8 Temmuz 2022 tarihinde Nara kentinde uğradığı saldırı sonucu Şinzo Abe öldürülmüş; suikast Duma’da Sergey Karginov tarafından Rus-Japon ilişkilerine yönelik terör saldırısı olarak nitelendirilmiştir.

Şinzo Abe sonrası başbakan olan Fumio Kişida’nın Rusya siyasetini Rusya’nın Ukrayna saldırısı belirlemiştir. Rus hükümetinin Luhanks ve Donetsk bölgelerini resmen tanıma kararı, Japonya tarafından sert bir şekilde kınanmıştır.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Kişida hükümeti tarafından ulusal güvenlik açısından kesinlikle kabul edilemez kabul edilmiş ve uluslararası yaptırımlara katılınmıştır. Rusya, bu yaptırımlar karşısında Japonya’ya karşı barış anlaşması müzakerelerini askıya aldığını duyurmuş; ayrıca Hokkaido açıklarında bulunan adalara Japonların vizesiz giriş hakkını askıya almıştır. Söz konusu gerginliği Rusya, Kuril Adalarından tatbikatlar düzenleyerek daha da artırmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

İllerin ünlü markaları

 


Adana: Adana Adliyesi 

19 Şubat 2024 Pazartesi

Çeçen kadivov 19 etnik kökenden rus askeri paylaşımı

 Ondan fazlası öpöz Türk. 

Neyin etnik kökeni...

ruslar Türk topraklarını işgal etmiş oluşumlar...

Topraklarının yarıdan fazlası Türklere ait...

Tarihi Türk soyunun soykırımlarıyla dolu bir oluşum...

Ne rusu...

Tarih kitaplarını okumayanlar, 

Yok olmaya mahkumdurlar...



18 Şubat 2024 Pazar

BAM SORUNLARI

 Gerek BAM ceza daireleri, gerekse BAM hukuk daireleri sürekli olarak hukuka aykırı gerekçelerle dosyaları ilk derece mahkemesine göndermekteler. 

Dosyada değerlendirilecek başka bir husus bulunmadığında HMK m. 353/1-a-6 yapamazsın...

Kendin kararı düzeltebilirsin...

Harç alınmamış düzeltebilirsin. 

Taraf gösterilmemiş sen gösterebilirsin...

Dosya üzerinden karar vermeye kanunen zorunlusun. 

Ancak ilk derece mahkemesine göndermek daha kolay geliyor...

Umarım teftişte dikkat edecek birileri çıkar...

3 Şubat 2024 Cumartesi

Uzaktan kontrol edilebilen mayın

 Dedektörü, kamerası ve çoklu patlayıcısı olan uzaktan kontrol edilebilen, hareketli mayınlar yapılamaz mı? 

22 Ocak 2024 Pazartesi

18 Ocak 2024 Perşembe

YARGITAY ADETA HAKİMİ DÖVMÜŞ

 YARGITAY

18. Hukuk Dairesi


ESAS NO : 2010/12107 

KARAR NO : 2010/15483

Y A R G I T A Y   İ L A M I


MAHKEMESİ : Afşin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 13/07/2009

NUMARASI : 2007/894-2009/1310

DAVACI

DAVALI



     Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.


Y A R G I T A Y   K A R A R I



Dairenin 03.06.2010 günlü geri çevirme kararının 1. bendinde davalıya Tebligat Yasasının 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüzlüğüne değinilmesine karşın adı geçen davalıya yönteme uygun tebligat yapılmadan dosyanın gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle bir önceki geri çevirme kararının dikkatlice okunup dava dilekçesinin yöntemince tebliğ edildiği adrese (mahalle ve sokak adı da yazılmak suretiyle) mahkeme kararının ve temyiz dilekçesinin Tebligat Yasasının 35. maddesi uyarınca tebliğ edilip temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden sonra istenilen hususların yerine getirildiğinin mahkeme hakimince denetlenmesinden sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. 


13 Ocak 2024 Cumartesi

Soytarının araması

Düğün değil bayram değil...

Soytarı neden aradı

Komik kıyafetler giyip...

Devlet dairesinde fink atan...

Onun bunun...

Soytarı neden beni aradı...

Schwiegervater: kayınbaba

 »Herr Doktor, Sie müssen mir helfen. Mein Schwiegervater wird langsam senil. 

Er sitzt den ganzen Tag in der Badewanne und spielt mit einem Quietscheentchen.

« »Aber lassen Sie doch dem alten Mann dieses harmlose Vergnügen.


« »Nein, verdammt noch mal! Es ist mein Quietscheentchen!«

In ordnung papa; pekala baba

 „Ist der Stille Ozean immer still, Papa?“ „Stell nicht so dumme Fragen.“ „In Ordnung Papa, woran ist denn dann das Tote Meer gestorben?“

Chirurg

 Ich habe Sie so gern, ich möchte nie mehr gesund werden«, sagt der Patient zur hübschen Krankenschwester. »Keine Angst, mein Mann hat gesehen, wie Sie mich gestern geküsst haben.« »Na und?«, wundert sich der Patient. »Er ist der Chirurg, der Sie morgen operieren wird!«

Schade; ne yazık,

 Fragt der Arzt den Patienten mit dem starken Husten: »Rauchen Sie etwa?« »Nein, noch nie!« »Schade, sonst hätte ich es Ihnen verbieten können!«

Bu ameliyat gerekli mi?

 Herr Doktor«, fragt der Patient, »ist diese OP wirklich nötig? Ich habe zu Hause drei Kinder zu ernähren!« »Tja, mein Lieber, ich auch!

O kadar çok alman var ki aynısıyla tekrar içmeye gerek yok

 An American, a German and someone from Tyrol (in Austria) are sitting in a ski hut. When the American finishes his glass of Budweiser, he throws it in the air, takes out his revolver and shoots the glass into a thousand pieces before saying, ‘we have so much money in America, we don’t drink from the same glass twice’.

The German orders his glass of Warsteiner, drinks it, throws it in the air, steals the American’s revolver and shoots the glass into a thousand pieces. ‘In Germany’, he says, ‘we have so much money we also don’t need to drink from the same glass twice’.

Not wanting to be left out, the local Tyroler drinks his Gösser, steals the American’s gun, shoots the German and says, ‘In Tyrol, we have so many Germans, we don’t have to drink with the same one twice’.

Bu daha iyiymiş,

 A German and an American are building houses. They place a bet on whose house will be finished first. After four weeks, the American announces triumphantly, ‘Only 14 days and I’m finished!’ to which his German friend excitedly replies, ‘Only 14 more forms to fill out and then I can get started?!’

İlginç alman fıkrası

 — What is the difference between a Turk and a Bavarian?


— The Turkish person can speak better German.


(Bavaria has a very strong dialect that is a sort of middle point between Hochdeutsch and Swiss German.)

Belki Musul-Kerkük için tam zamanıdır.

12 Ocak 2024 Cuma

Cumhur Şahin emekli

HSYK'ya nasıl bir katkısı oldu bilmiyorum...

Gördüğüm kadarıyla olmadı. 

Dilerim akademisyenlerden HSK üyesi yapılması uygulamasından vazgeçilir.  

Bilinen hiçbir kitabı yoktu...

Esaslı bir makalesi de olmadı..

Emekli profesör...

Avukatlık yapsa kim dosya verir? 

hiç kimse...

8 Ocak 2024 Pazartesi

Atsız'ın Şiiri

 ey benito musolini! ey gayet yüce,

italyanlar başvekili muhterem duce!
duydum ki, yelkenleri edip de fora
gelecekmiş orduların yeşil bosfora.
buyursunlar… bizim için savaş düğündür;
din arabın, hukuk sizin, harp türklüğündür.
açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa
türk eri de öyle gider kanlı savaşa.
hem karadan, hem denizden ordular indir!
çarpışalım, en doğru söz süngülerindir!
kalem, fırça, mermer nedir? birer oyuncak!
şaheserler süngülerle yazılır ancak!
çağrı beğ’le tuğrul beğ’in kurduğu devlet
italyalı melezlerden üstündür elbet;
bizim eski uşakları alda yanına
balkanlardan doğru yürü er meydanına;
çelik zırhlı kartalları göklere saldır…
fakat zafer sizin için söz ve masaldır…
dirilerek başınıza geçse de sezar
yine olur anadolu size bir mezar.
belki fazla bel bağladın şimal komşuna,
biz güleriz cermenliğin kuduruşuna,
tanıyoruz atilla’dan beri cermeni,
farklı mıdır prusyalı yahut ermeni?
senin dostun cermanyaya biz nemşe deriz,
bir gün yine bec önünde düğün ederiz.
söyle, kara gömlekliler etmesin keder;
ölüm-dirim savaş bir gün mukadder!
gerçi bugün eskisinden daha çok diksin;
fakat yine biz osmanlı, sen venediksin!
tarihteki eski roma hoş bir hayaldir,
hayal bütün insanlarda olan bir haldir.
bu hayaller zamanları hızla aşmalı,
gök türklerle romalılar karşılaşmalı!
görmüyorsan gönlümüzün içini, körsün!
kılıçlarımız kınlarından çıkmayagörsün!
top sesleri, bomba sesi bize saz gelir;
17’ye karşı 44 milyon az gelir.
arnavudu yendim diye kendini avut,
yiğit türkle bir olur mu soysuz arnavut?
kayalara çarpmalıdır korkunç türküler!
dalmalıdır gövdelere çelik süngüler!
sert dipçikler ezmelidir nice başları!
ecel kuşu ayırmalı arkadaşları!
en yiğitler serilmeli en önce yere!
kızıl kanlar yerde taşıp olmalı dere!
ülkü denen nazlı gelin erde şan ister!
büyük devlet kurmak için büyük kan ister.
damarında var mı senin böyle bol kanın?
türk’ün kanı bir eşidir lavlı volkanın!
tarihteki eski roma hoş bir hayaldir,
kurulacak yeni roma boş bir hayaldir,
karşısında olmasaydı şanlı “türk budun”
belki gerçek olacaktı bir gün umudun,
insan oğlu ümitlerle dolup taşmalı,
aryalarla turanlılar karşılaşmalı.
tabiatın yürüyüşü belki yavaştır;
hız verecek biricik şey ona savaştır!
keskin olur likörlerden ayranla kımız,
karnerayı yere serer tekirdağlımız.
yurdumuzun çok tarafı olsa da kuru
makarnadan kuvvetlidir yine bulguru…
biz güleriz façyoların felsefesine,
dayanır mı kırkı bir tek türk efesine?
bizim yanık fuzuli’miz engin bir deniz!
karşısında bir göl kalır sizin danteniz!
bizler ulu bir çınarız, sizler sarmaşık!
“general”ler “paşa” larla atamaz aşık!..
ey italyan başvekili! ey musolini!
iki ırkın kabarmalı asırlık kini…
hesabını göreceğiz elbette yarın
yedi yüzlü, yedi dilli italyanların!
ırkınızı hiçe saydı hazreti fatih.
biraz daha yaşasaydı hazreti fatih
ne venedik kalacaktı, ne floransa…
hoş geldiniz diyecekti bize fransa!
haydi, hamle kafirindir… ilkönce sen gel
ecel ile zaman bize olmadan engel!
burada tanklar yürümezse etme çok tasa;
süngülerle çarpışmadır savaşta yasa.
olma boyle sinsi çakal, yahut engerek!
bozkurt gibi, kartal gibi döğüşmek gerek!
kılıç arslan öldü sanma, yaşıyor bizde!
atilla’nın ateşi var içimizde!
kanije’nin gazileri daha dipdiri!
sınırdadır plevne’nin kırkbir askeri!
edirne’de şükrü paşa bekliyor nöbet!
dumlupınar denen şeyi bilirsin elbet!
şehitlerden elli milyon bekçisi olan
aşılmaz bir kayadır bu ebedi vatan!

6 Ocak 2024 Cumartesi

Serebro, Zhuravli

Ochi Chyornie

Как люблю я вас,

 как боюсь я вас, Знать увидел вас я не в добрый час.

Ochi Chernye - Ivan Rebroff

Dalida - Le temps des fleurs (Mary Hopkins - Those were the days)

Those were the days (Original) Russian - Дорогой длинною (English Lyrics)

Anton Geraschenko'nun ilginç x mesajı Ukrayna İçişleri Bakanlığı Danışmanı

 Reuters'in Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın açıklamasına dayandırdığı haberine göre Türkiye, Birleşik Krallık'ın Ukrayna'ya teslim ettiği iki mayın tarama gemisinin Karadeniz'e giderken kendi sularından geçişini yasaklayacağını duyurdu.

Açıklamada, bir NATO üyesi olan Türkiye'nin, Ukrayna'daki savaş devam ederken gemilerin İstanbul ve Çanakkale boğazlarını kullanmasına izin vermeyeceğini müttefiklerine bildirdiği belirtildi. Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'da geniş çaplı bir işgal başlatması üzerine Türkiye 1936 Montrö Sözleşmesini devreye sokarak savaşan tarafların savaş gemilerinin geçişini fiilen engellemişti. Sözleşme hükümleri, üslerine dönen gemiler için bir istisna içeriyor. Türkiye Montrö Sözleşmesi'nin dokunulmazlığı konusunda oldukça geniş bir mutabakata sahip, dolayısıyla İngiltere tarafından Ukrayna'ya teslim edilen iki mayın tarama gemisinin geçişine izin verme ihtimali neredeyse hiç yok. Ancak Orta Doğu Araştırmaları Merkezi Direktörü Ihor Semyvolos bir anlaşma için seçenekler olduğunu söylüyor. Uzmana göre İngiltere ile Romanya ya da Bulgaristan arasında çok taraflı bir anlaşma yapılabilir ve bu ülkeler söz konusu gemileri İngiltere'den satın alıp Ukrayna'ya bir Grivna karşılığında verebilir ya da satabilir. "Eğer bu gemiler Romen ya da Bulgar olsaydı kimse onları durdurmazdı, çünkü bu ülkeler savaş halinde değil. O zaman Türklerle zorluk yaşayabiliriz ama onlarla bu düzenleme üzerinde anlaşırsak, temelde Montrö Sözleşmesi resmen ihlal edilmemiş olur," diyor Semyvolos. Abonelerim arasında bu durumu profesyonelce analiz edebilecek ve pratik tavsiyelerde bulunabilecek uzmanlar var mı? Şimdiden teşekkür ederim!

30 Aralık 2023 Cumartesi

Usulsüz tebligat nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin tamamlanmadığı değerlendirmesi ve iddianamenin iadesi

 

Uzlaştırma tebligatı bilinen adrese yapılmalıdır:

            *CMK m. 253’te belirtilen suçlarda uzlaştırma muhakeme şartıdır. Muhakeme şartı olan suçlarda sanık hakkında yargılama yapılabilmesi için uzlaştırma işlemi yapılması ancak bu uzlaştırma işleminde sanık ya da mağdura çıkartılan tebligatın usulüne uygun olması gerekir. Yargıtay 11.CD’nin uzlaştırma işleminde yapılan tebligatın usulsüzlüğünü bozma nedeni yaparak esastan inceleme aşamasına geçmediği gözlenmektedir. Uzlaştırma işleminde de sanığın doğrudan mernis adresine tebligat çıkartılması usulsüz olup, öncelikle bilinen adrese tebligat çıkartılmalıdır.[1]Üstelik sanığın cezaevinde bulunması halinde uzlaştırma işlemleri için vasiye tebligat çıkartılması gerektiği değerlendirmesiyle ceza soruşturmalarının, belirsiz zaman süresince kesinleşmesinin mümkün olmadığı ve dosyada zamanaşımı süresinin gerçekleştiği yönünde 11.CD kararları bulunmaktadır.[2] Bu durumda, uzlaştırmaya tabi suçlarda ilk derece mahkemesince uzlaştırmacı tarafından çıkartılan uzlaştırma teklif formu tebliğinin usulüne uygun olup olmadığının incelenmesi şarttır. Söz konusu usulsüzlük belirlendiğinde CMK m. 174 gereğince iddianamenin iadesi yoluna gidilmelidir. Çünkü CMK m. 174/3 fıkrası gereğince uzlaştırma hükümlerinin yerine getirilmemesi iddianamenin iadesi nedenidir.[3]



[1] “OLAY VE OLGULAR

1. Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre dava konusu olay; suç tarihinde sanığın İstinye Park alışveriş merkezi içinde bulunan mağdur  Seda'nın müdürü olduğu Couget  ve mağdur Asuman'ın müdürü olduğu Accessorize mağazalarına girerek düşük miktarlı ürün satın almak üzere kasaya gittiğinde mağdurlara ücret vermediği halde, vermiş gibi para üstü ve iade istemek suretiyle yoğunluk içerisindeki mağdurlardan hileyle 200,00 TL ve 80,00 TL menfaat temin ettiğine ilişkindir.

2. Mahkemenin kabulüne esas teşkil eden, mağaza güvenlik kayıtları, mağdur beyanları, sanık savunmaları ve ilgili bilgi ve belgelerin dosya arasında bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik  5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin uzlaştırma raporu düzenlendiği anlaşılmıştır.

4. Mahkemece, sanık hakkında, sübutu kabul edilen hileli davranışlarda bulunarak mağdurlardan menfaat temin etmek şeklindeki eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartılması, tebligat yapılmadan iade edilmesi durumunda muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; bozma kararı sonrasında, yargılama konusu suçun 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamına alınmış olması sebebiyle dosyanın uzlaşma işlemleri için uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırma raporu ve eklerinin incelenmesinde, mağdur ...n'ın şartsız olarak uzlaşmayı kabul ettiğini bildirdiği,  uzlaştırma teklif formunun mağdur …'e bilinen son adreslerine doğrudan MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre gönderildiği, sanık için ise tutuklu olarak bulunduğu Silivri 5 Nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna uzlaştırma teklif formunun gönderildiği ancak sanığın tahliye edilmesi nedeniyle, mağdurun ise bilinen son  adresinde bulunamaması nedeniyle uzlaştırma sağlanamadığı belirtilmiş ise de; uzlaşma teklifinin yukarıda açıklandığı üzere uzlaştırma bürosu aracılığıyla ilk olarak bilinen son adrese çıkarılması, bu adrese tebliğ edilememesi halinde 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre  MERNİS  adresine yapılması gerekirken uzlaşma tekliflerinin usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmakla, usulüne aykırı olarak düzenlenen uzlaştırma raporu esas alınarak yargılamaya devamla mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.” 11.CD. 24/10/2023 gün, 2022/2297 Esas, 2023/7442 Karar; “02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklindeki,

Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez."  şeklindeki,

Aynı Yönetmeliğin 29/7. maddesinde yer alan, "Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." şeklindeki,

Anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, "uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır." şeklindeki,

Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/5. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir." şeklindeki,

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde yer alan, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır."  şeklindeki,

Aynı Kanun'un 21/1-2. maddesinde yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde;

Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın mernis adresinin tespitini yaparak, mernis adresi ile bilinen en son adresin aynı olduğunun anlaşılması halinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince işlem yapılması, mernis adresinin farklı bir adres olduğunun anlaşılması durumunda ise mernis adresine aynı Kanun'un 10/1. maddesi gereğince tebligat yapılması gerektiği,

Somut olayda, uzlaştırmacı tarafından "Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla çıkarılan davet mektubunun iade gelmesi sebebiyle uzlaşma sağlanamamıştır" şeklinde rapor düzenlenmiş ise de; uzlaştırmacının bürodan sanığın bilinen son adresine tebligat yapılmasını talep ettiği, Uzlaştırma bürosu tarafından sanığın bilinen son adresi olan "Şirinevler Mah. Koca Sinan Cad. No:34/7 Bahçelievler/İstanbul" adresine gönderide bulunulduğu, anılan gönderinin iade gelmesi üzerine yukarıda anlatıldığı şekliyle mernis adresi bulunup bulunmadığı sorularak mernis şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince tebliğ yapılması gerekirken, sanığa yapılan tebliğin iade gelmesi üzerine dönüş yapılmadığından bahisle uzlaşma sağlanamadığı şeklinde rapor düzenlendiği, uzlaşma sağlanamadığı şeklinde düzenlenen raporun usulünce tanzim edilmediği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından  görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe  yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde  bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.", aynı Kanun'un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. ..."

Hükümleri yer almaktadır.

2. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında,  "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.

" denilmektedir.

3. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ve aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası da; (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır."

Şeklinde düzenlenmiştir.

4. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartması, tebligatın iade edilmesi durumunda da muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık Şadi Kaya'nın bilinen en son adresinin sorgusunda bildirdiği Yenice Mah. 46. Sk. Toptepe Evleri 20/6 Urla/İzmir olmasına rağmen davet mektubunun doğrudan MERNİS adresi olan Şirinevler Mah. Kocasinan Cad. No:34/7 Bahçelievler/İstanbul adresine gönderildiği ve bu adreste de tebliğ işlemi gerçekleşmediğinden, sanığa ulaşılamadığından bahisle uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun usulünce tanzim edilmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.”11.CD. 23/10/2023 gün, 2023/3917 Esas, 2023/7414 Karar, Aynı yönde 11.CD. 19/10/2023 gün, 2021/27964 Esas, 2023/7375 Karar,

[2] “Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/257 Esas, 2022/15623 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün "Somut olayda, başka bir suçtan hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan sanık için vasi atama kararı bulunup bulunmadığı araştırılıp, bulunması halinde vasi aracılığıyla uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerektiği gözetilmeden uzlaştırma görüşmelerinin doğrudan cezaevinde bulunan sanık ile yapılıp uzlaştırma teklif formunun geri gönderilmemesi ve katılanın bilinen son adresi olan 12.07.2018 tarihli duruşmada bildirdiği adresten başka bir adrese tebligat çıkartılıp ulaşılamaması gerekçeleriyle uzlaşma sağlanamadığı şeklinde düzenlenen uzlaşma raporu esas alınarak yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine yapılan yargılamada, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Mahkemece dosyanın ikinci bozma kararı akabinde uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra ilk uzaklaştırma teklifinin yapıldığı 15.12.2022 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 07.02.2023 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu ve suç tarihinin de 12.07.2011 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın yargılama konusu dolandırıcılık suçu için, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihi olan 12.07.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.” 11.CD. 19/10/2023 gün, 2023/2315 Esas, 2023/7366 Karar,

[3] “Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartması, tebligatın iade edilmesi durumunda da muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi, MERNİS adresinin bulunmaması halinde ise kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğ işlemi yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

 Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; uzlaştırma işlemleri için katılana gönderilen uzlaştırma teklif formunun gönderildiği adresin katılanın bilinen son adresi olmadığı gibi tebliğ mazbatasında tebliğ tarihinin "1/3/..." olarak yazıldığı, 02.03.2018 tarihinde ise uzlaşmanın sağlanamadığına dair raporun düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; uzlaşma teklifinin ve prosedürünün usulüne uygun şekilde yapılmadığı, bu nedenle uzlaştırmacıda geçen sürelerin 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası uyarınca dava zamanaşımı durdurmayacağı kabul edilmiştir.

2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü  zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.”, 11.CD. 05/10/2023 gün, 2022/3173 Esas, 2023/6857 Karar,

Japonya'da insanlar neden "buharlaşıyor?" | Johatsu nedir?

27 Aralık 2023 Çarşamba

17 Aralık 2023 Pazar

Büyüme: Türkiye ekonomisi gerçekten büyüyor mu?



Yaklaşık bir yıl öncesinin videosu. Değerlendirmeler, düşük katma değerli ürünlerin ihracatının çok fazla artırılmasının tercih edilmesi ile aslında bütün dünyanın tercih ettiği yüksek katma değerli ve teknoloji ağırlıklı ürünlerin üretilmesinden, ihracatından, geliştirilmesinden vazgeçilerek büyümenin tercih edildiği yönünde. 
Videoda gösterilen grafiklere göre Türkiye'deki üniversiteler, geliştirilmeleri için bütççeden ayrılan pay gerçekten dünyanın önde gelen ülkeleriyle aynı. Ancak üniversitelerin bilime ve üretime katkısı, dünyanın en geri kalmış ülkeleri gibi. 
O halde üniversitelerdeki akademik kadroların elemine edilmesi gerekir. 
Biz hukuk fakültelerinin ne halde olduğunu görüyoruz. 
Dünyanın önde gelen akademik çevreleri de Türk üniversitelerinin ne kadar geride olduğunu gösteriyor. Acilen yök başta olmak üzere bütün üniversite kaynaklarının gözden geçirilmesi gerekli. 
Türkiye'nin büyümesine ilişkin değerlendirmelerde, düşük katma değerden, teknoloji ve argeye yönelen sektörlere yönelimin olduğunu söylemek gerekir. Bu nedenle videoda oluşturulan genel yargı bir yıl içerisinde ya değişmiştir ya da baştan beri video söz konusu önyargıyla oluşturulmuştur. 
Öte yandan gelişmiş ülkelerin vazgeçtiği başta tekstil gibi düşük katma değere sahip sektörlerin, salt istihdam oluşturmak amacıyla teşvik ve geliştirilmeleri hatalı görünmektedir. 
Herkes de teknisyen ya da mühendis olamayacağına göre istihdam sorununun, kalifiye ara eleman oluşturularak çözümlenmesi gerekir. Bu ara elemanların başka ülkelerde oluşan istihdam açıkları nedeniyle yurt dışında çalışma imkanı bulabilmeleri de mümkündür. 

16 Aralık 2023 Cumartesi

Muhatap adına tebligat evrakını kabul edebilecek kişiler;

 


i-Muhatabın adresine çıkartılan tebligatlarda, adreste bulunmadığı takdirde kendisi ile aynı konutta oturan kişilerden veya hizmetçilerinden biri.

ii-Hükmi şahıslarda, öncelikle yetkili temsilci; bunlar iş saatinde bulunmadıkları ya da evrakı bizzat alamayacak halde bulundukları takdirde orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden biri.

iii- Asker kişilerde eratsa en yakın üst; erat dışındaki kişiler ile astsubaylar için öncelikle bizzat, bizzat yapılamadığı takdirde nöbetçi amir ya da subay.

iv- Sefer halinde en yakın üst.

v- Meslek ve sanat erbabı yönünden bu kişiler adreste bulunmadığı takdirde daimi memur veya müstahdemlerinden biri; bu kişiler meslek ve sanatı konutta icra ediyorsa, memur veya müstahdemi yoksa aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerden birine yapılır.

Kritik Gün Yaklaşıyor... "KAAN" Uçmaya Hazırlanıyor! Milli Uçak "KAAN"ın...

Herkes İçin Türkiye Ekonomisi Seminerleri: Refet Gürkaynak ve Hakan Kara

fark burada

Ben istenmeden de veririm,
Sen istense de vermezsin...
Ben her yerde yerimi bulurum...
Sen...

1572 Molodi Savaşı

  MOLODI SAVAŞI (1572): KIRIM HANLIĞI'NIN MOSKOVA SEFERİ, RUS SAVUNMASI VE XVI. YÜZYIL DOĞU AVRUPA'SINDA GÜÇ DENGELERİNİN DEĞİŞİMİ Ö...

TIBBİ ETİK