21 Temmuz 2023 Cuma

 We learn to love you

Aprendimos a quererte From the historical height Desde la historica altura Where the sun of your bravery Donde el sol de tu bravura He put a fence around death Le puso un cerco a la muerte Here is the clear Aquí se queda la clara The endearing transparency La entrañable transparencia Of your dear presence De tu querida presencia Commander Che Guevara Comandante Che Guevara You come burning the breeze Vienes quemando la brisa With spring suns Con soles de primavera To plant the flag Para plantar la bandera With the light of your smile Con la luz de tu sonrisa Here is the clear Aquí se queda la clara The endearing transparency La entrañable transparencia Of your dear presence De tu querida presencia Commander Che Guevara Comandante Che Guevara As a revolutionary Como revolucionario Who led new company Que conducía nueva empresa Where the firm waits Donde espera la firmesa From your libertarian arm De tu brazo libertario Here is the clear Aquí se queda la clara The endearing transparency La entrañable transparencia Of your dear presence De tu querida presencia Commander Che Guevara Comandante Che Guevara We will keep going Seguiremos adelante As we continue with you Como junto a tí seguimos And with Fidel we tell you Y con Fidel te decimos Until always Commander Hasta siempre Comandante Here is the clear Aquí se queda la clara The endearing transparency La entrañable transparencia Of your dear presence De tu querida presencia Commander Che Guevara Comandante Che Guevara "That hour will grow with each passing day "Esa hora irá creciendo cada día que pase That hour won't stop anymore " Esa hora ya no prará más"

18 Temmuz 2023 Salı

Haksız bir şekilde büyüdün içimde...

 Gelmedin...

Görmedim...

Sayamadım bile kaç kez...

Ezdin...

Yıktın...

Yokmuşum gibi davrandın kaç kez...

Sayamadım bile...

Gereksiz, ölçüsüz, anlamsız bir şekilde büyüdün içimde...

Haksız...

Sıradanlaşmandı tek isteğim...

Olmadın işte...

16 Temmuz 2023 Pazar

Yeni adli tatilde hedef 5. dil olarak İSPANYOLCA

 

40 günlük tatil süresi bittiğinde; 

1.800 ispanyolca sözcük, 

6 basit ve ikinci derece fono kitapları bitiş. 


24 Haziran 2023 Cumartesi

soytarı

Renkli takım giyer, 

Elde tespih,

yakada mendil, 

bir karış sakalla soytarı...

ne idüğü bilinmez

menfaatsiz iş yapmaz

çevrimiçi taciz mesajları yazar soytarı...

öğleden önce işe gelmez..

ona göre 

kimse ondan vazgeçemez..

soruşturma geçirir 

kimseyi beğenmez soytarı...

iyi kıdemli yoktur

... ona göre..

dürüst avukat da yoktur biline..

personel işi satar

amirler aptal..

herkes boştur ona göre 

ama bana göre...

o tam bir soytarı...


Sibel Can - Bence Talih (Official Audio)

Sana dava açacağım...

 

Beni düşündürdüğün için, 

Sürüm sürüm süründüreceğim seni, 

Uykularımı mahvettiğin için...

Şikayet edeceğim savcılığa...

Pelli perişan ettiğin için...

Tazminat alacağım...

Canımı acıttığın için...

Uzlaşmayıp, arabulucuya da gitmeyeceğim...

Savcılar, adliyeler, hakimler bıkacak benden...

Seni benden dinledikleri için...

İlamsız takipler başlatacağım...

İlan edilmemiş aşkın yüzünden..

Küstüreceğim seni hayata...

Sırf adliye kapılarından ayrılamadığın için...



18 Haziran 2023 Pazar

Şikayet hakkı ve Yargıtay 4. CD. Level atlanmış

 ***Bazı Yargıtay kararlarında isnat olunan suça konu sözlerin yer almadığı görülmektedir:

4.CD. 24/3/2021 gün, 2020/10891 Esas, 2021/10818 Karar

“Sanığın suçlamayı kabul etmemesi, tanıklar … ve …'ın da sanık savunmasını doğrulamaları karşısında, katılanlar ve tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, hangi anlatımına  ve hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılıp, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve sanığın, hastanedeki işlemler bitmesine rağmen ring aracı içerisinde bekletilmesinden sorumlu olduğu düşüncesiyle, devriye komutanı olan katılana söylediği kabul edilen sözlerinin Anayasal şikayet hakkını kullanacağını bildirme niteliğinde olduğu ve hakaret suçunu oluşturmadığı gözetilmeden yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,…”

****İlk derece mahkemesi kararına göre sabit olan sözler şu şekildedir:

“Sanık savunması, katılanların beyanları, tanık ifadeleri, tutanak bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın tedavisi için Ordu Devlet Hastanesine götürüldüğü, tedavisi yapıldıktan sonra diğer mahkumların tedavi ve muayene işlemleri için beklediği sırada sanığın katılanlardan kabinin içerisinin havasız olduğunu, klimanın açılmasını ve kelepçelerin bileklerini sıktığını söylediği, kabinin açılması üzerine sanığın ayağını kabin kapısının aralığına koyduğu, bu sırada katılanların sanığı kabine sokmaya çalıştıkları sırada katılan Hasan'ın elinin kapıya sıkışarak basit şekilde yaralandığı, sanığın küçük kabinde 6 kişi bulunduğu ve  klimanın çalışmadığı ortamda dışarı çıkmak istemesinde direnme kastının bulunmadığı, kısa süren arbedede yerine oturtulduğu, sanığın direnme kastının yoğun olmadığı, atılı suçun sabit görülmediği, sanığın ellerindeki kelepçe gevşetilirken katılan Yıldırım'a hitaben "lokantaya gidiyorsun, seni savcıya sinkaf ettireceğim" diyerek hakarette bulunduğunun sabit olduğu, eylemine uyan TCK 125/1-3-a maddesi uyarınca cezalandırılmasına, her ne kadar sanık hakkında Görevi Yaptırmamam İçin Direnme suçundan TCK 265/1, 43/2 maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de atılı suçun unsurları oluşmadığından  CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir.” Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 25/3/2015 gün, 2014/148 Esas, 2015/136 Karar

***Yukarıdaki Yargıtay kararını, oluşa ve kanuna uygun kabul edebilmek imkansızdır. Şikayet hakkının bu şekilde kullanılacağı ihtarı, hukuk tarihine geçebilecek türdendir.  

14 Haziran 2023 Çarşamba

Sen gidersin gönlün kalır buralarda,

 Benimse aklım gider ardından, 

Gitme kal diyemesem de, 

Ne kadar sevdiğimi anlatamasam da, 

Yokluğunda ölür kaybolurum...

Bakışların deler geçer içimden...

Görmeden gidişlerin bitirir beni...

Yine git öyle...

22 Mayıs 2023 Pazartesi

21 Mayıs 2023 Pazar

Leş gibi çeviri:

 "Mahkemenin, uluslararası ceza hukuku bakımından çok önemli bir katkısı, Tadic davasına ilişkin İstinaf dairesi kararında, uluslararası olmayan silahlı çatışmalarda uygulanabilir bazı kuralların ihlallerinin de savaş suçu teşkil edeceğini tespit etmesi olmuştur."

Tezcan/Erdem/Önok, s. 351. 

Kısaca: 

İç çatışmalarda da savaş suçuna ilişkin hükümler uygulanabilir. 

20 Mayıs 2023 Cumartesi

Son çalışmanın önsözü

 

Bu çalışmayı öncelikle bir hakemli makale olarak hazırlamıştım. Yaklaşık 6 hakemden geçti. Bir kısmından olumlu rapor almasına rağmen çalışmayı çektim. Bir kısım hakem değerlendirmelerini ise kişisel ve bilimsellikten uzak değerlendirdiğim için çalışmayı göndermiş olduğum dergiden çektim. Aralarında 45 kaynak kullanarak gönderdiğim makaleyi, “kaynak sayısı bakımından yetersiz” değerlendireninden, yabancı dil özetinin, gramer açısından sorunlu olduğuna ilişkin değerlendirmeler bulunmaktaydı. Tarih bölümüne atıf yapmamı talep edenler olduğu gibi 2005 yılında hazırladığı doktora tezine atıf yapmamı bekleyenler dahi vardı. Aynı sayfasında birbiriyle çelişki taşıyan ve uluslararası literatüre uygun düşmeyen anlatımlarla hazırlanmış çalışmalara atıf yapmamın istenmesi de ayrı bir tuhaflıktı.

Bu çalışma bütün bu eleştirilerin karşılandığı ve karşılığının Türk kamuoyundan beklendiği bir çalışma haline getirilmiştir. Öte yandan hakemli makale yazımına ilişkin uluslararası ölçekte başarı kazanmış üniversitelerin, atıf ve intihal konularının, konuyla ilgili hakemlik yapmaya hevesli yazarlarımızca okunması konuya ilişkin eleştirileri azaltacaktır. Özellikle belirteyim:

i-Çok sayıda temel kitapta aynı olarak anlatılan konulara atıf yapılmaz.

ii-Tarihçeye atıf yapılmaz.

iii-Amaca uygun kaynak kullanımı zamandan ve zihinsel uğraşıdan tasarruf sağlar.

13 Mayıs 2023 Cumartesi

Öküz

 




Müdür? 


    Emekli olmuş da siyaset yapıyormuş, 



:)      :)      :)

9 Mayıs 2023 Salı

Doçentlik başvurusu,

 En adaletsiz ve en basiretsiz olan üzerinden oyun kurmuştum. 

Olmadı...

Muhtemelen haberleşme programları üzerinden diğerlerini ayarttı basiretsiz adaletsiz eleman, 

Ama oyun bitmedi. 

Başta A.G. hepsinin gerçekte adliyede mübaşir kadar bile bilgilerinin olmadığını gösterme zamanı...


7 Mayıs 2023 Pazar

Bu da Yurtcan'ın Türkçesi,

 Aldatma, ifade veren ya da sorguya çekilen kişiye karşı hukuka ay­kırı yöntemler kullanılarak onun kendi özgür iradesi ile düşünüp karar vererek bunu uygulamanın etkilenmesi anlamına gelir.

Yurtcan, s. 173. 

DURUŞMA VE ÖZTÜRK İLE DİĞERLERİ

 

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için mahkeme yalnız failin kişiliğine ve duruşmadaki tutum ve davranışlarına dayanabileceğinden, bunun dışındaki bir neden örneğin suçun işlenmesindeki özellikler, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine ya da verilmemesine dayanak yapılamaz. Duruşmada hazır bulunmaması ya da sıklıkla hâkimlerin değişmesi hallerinde duruşmadaki tutum ve davranış konusundaki kanaatin nasıl elde edileceği Öztürk vd. tarafından sorgulanmakta olup,[1] CMK m. 221/1-b gereğince duruşmanın seyri tutanaklarla tespit edilmektedir. Duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir tavrı bulunmadığı takdirde duruşmadaki tutum ve davranış tutanak içeriklerinden anlaşılabilmektedir.



[1] Öztürk vd., s. 647.

Uygulamada(!)

 

Öztürk vd., uygulamada ikrar temin etmek, öç almak veya devletin gücünü göstermek veya sanığın kulağına küpe olmasını temin için korkutmak, toplumsal infiali yatıştırmak amacıyla tutuklama kararı verildiğini öne sürmektedir.[1]Belirtilen nedenlerle tutuklama yapılması, TCK m. 109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve TCK m. 257 gereğince görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturur. Eğer somut bir olaya ilişkin böyle bilgi var ve suç duyurusunda bulunulmuyorsa, TCK m. 278 gereğince suçu bildirmeme suçu oluşmaktadır. Aksi halde ise –somutlaştırılamadığı için eleştiri kapsamında kabul edilmesi mümkün olmayan bu tip eylemler- TCK m. 301 kapsamında, devletin kurum ve organlarını aşağılama kapsamında değerlendirilebilir niteliktedir.



[1] Öztürk vd., s. 462.

YORUMLU-YORUMSUZ

 Öztürk vd., s. 415. 

Sonuç olarak, Anayasa ve CMK’da yer verilen delil yasaklarına ilişkin düzenlemeler hem karşılaştırmalı hukuktaki düzenlemeler ve hem de AİHM içtihatlarından daha ileri düzeydedir. Uygulamanın da bu konuda gerekli titizliği göstermesi, adil yargılama ilkesine uygun bir ceza muhakemesinin oluşturulmasına önemli katkı sağlayacaktır.


Aslında düzenlemenin neden hatalı olduğunu anlatmış. AİHM bile bu kadar ileri gitmedi demek istemiş...

BİNBİR GÜÇLÜKLE İKRARA HAZIRLAMAK, KÖŞEYE SIKIŞMAK?

 

Gerçekten örneğin, sanığı, binbir güçlükle tam ikrara hazırlamışken elinde kovası ve süpürgesi ile temizlikçi kadının içeri gir­mesi veya çaycının çay bardaklarını toplaması veya başka bir meslektaşın bir konuda soru sormaya gelmesi, veya telefonun çalması o ana kadar yapılmış bulunan ve belki de saatlerce sürmüş bulunan bir işi berbat edebilir. Bu tür ta­lihsiz olaylar, köşeye sıkıştığı için ikrar etmeye razı olan ve suçu nasıl işlediğini anlatmaya başlayan sanık için bu durumdan kurtulmasını temin edecek yeni bir bahane bulabilmesi bakımından büyük bir fırsattır. Bu fırsatı ona hiç bir zaman vermemek lazımdır. Bu nedenle sorgu odasının dış etkilerden uzak bir yerde bulunması ve buraya her isteyenin girememesi gerekir.


Öztürk vd. s. 370. 

Sorgu

 Sorgu işlemini yapan yetkilinin etrafına ve sorguya çektiği şahsa karşı DAVRANIŞI, TUTUMU; kaba veya nazik, güler yüzlü veya asık suratlı, taraflı veya tarafsız, saygılı veya saygısız olması sorgu işlemi bakımından son derece önemlidir. Sorgunun başarılı olmasını isteyen yetkili sorgu sırasında TABİİ OLMALI; SUNÎ DAVRANIŞLARDAN KESİNLİKLE KAÇINMALIDIR. Sanığa kural olarak, NAZİK, GÜLER YÜZLÜ, SAYGILI VE TARAFSIZ dav­ranmaya çalışılmalıdır. Ancak, sorguya çeken ile çekilen arasında daima bir MESAFE bulunmalı; sanıkla kesinlikle yüz göz olunmamahdır. Sanığa gerekti­ğinden fazla yakın ve anlayışlı davranılması onu YALAN söylemeye de itebilir. Fakat mesafeli davranırken de sanıktan tamamen uzaklaşılmamalıdır. SORGU, SANIKLA İYİ İLETİŞİM KURULABİLDİĞİ, SORGUDA GÜVEN ORTAMI YARATILABİLDİĞİ ÖLÇÜDE BAŞARILI OLUR. Sorguya çeken yetkili, gerektiğinde, aşağıda ele alacağımız TAKTİKLERDEN hangisinin seçildiğine bağlı olarak KARARLI VE SERT BİR TUTUM İÇİNE DE girebilmelidir. 

Öztürk vd., s. 365. 

Kaç kez sorgu yaptınız,

Kaç ifade aldınız, 

Hiç mi duruşmaya çıkmadınız, 

Hiç mi sanık görmediniz, 



Türk hakimlerini geçtim, İspanyol hakimlerin hazırladıkları Türkçe kitaplar var hiç olmazsa bunları inceleyin bu çalışmaları ondan sonra yapın...

Çok komik, "Sorguda katip bakımlı olmalı",

 

Sorgu işlemi sırasında bir ZABIT KATİBİ de görev yapıyorsa, dış gö­rünüş bakımından sorgu işlemi yapan yetkili için söylenenler onun için de geçerlidir; yani o da her yönden bakımlı olmalıdır. Ayrıca, zabıt katibinin, sorgu işleminin kesintiye uğramasına, konsantrasyonun bozulmasına, sorgu merasiminin ciddiyetinin kaybolmasına yol açacak davranışlardan kesinlikle kaçınması; yapılan beyanlara hiçbir tepki göstermemesi gerekir. Örneğin, zabıt kâtibinin sanıkla konuşması veya onun sözlerine gülmesi asla kabul edilemez.


Öztürk vd., s. 366. 

Konuyu anlatsam mı anlatmasam mı tarzı çalışma;

 

İkrarın gerçek dışı olması ihtimali, bunun geri alınmasını gündeme getir­mektedir. Bu, bizim uygulamamızda da sık rastlanan bir olaydır. Fakat unutul­mamalıdır ki, ikrar nasıl gerçek dışı olabiliyorsa onun geri alınması veya geri alınmaması da öyle olabilir. Öyle durumlar olur ki, ikrar gerçekte doğrudur; ancak doğru olmadığı ileri sürülerek geri alınır. Bazı durumlarda ise ikrar ger­çek dışı olmakla birlikte geri alınmak istenmez; bazı durumlarda da ikrar gerçek dışıdır ve bu nedenle haklı olarak geri alınır.

Yukarıda ikrar konusunda çıkabileceğine işaret ettiğimiz sorunlar, ikrarın geri alınması veya alınmamasında da söz konusu olabilir. Sorgu işlemi yapan yetkili bu konuda son derece dikkatli olmak durumundadır[

Öztürk vd., s. 365. 

6 Mayıs 2023 Cumartesi

İkrar ve Öztürk vd., ekibi...

 

Sanığın yalan söylemesi de her zaman suçlu olduğunu göstermez. Konuyla ilgili bölümde daha ayrıntılı değerlendirme yapılacaktır. Fail, bir çok nedenle yalan söylemiş olabilir. Ancak ikrarın gerçek olup olmadığı konusunda muhatap değerlendirme yapmalıdır. Öte yandan Öztürk vd.’nin ileri sürdüğü gibi ikrar elde edebilmek için, ilgilerin hangi yöntemlere başvurdukları dikkate alındığında maddi gerçeğe ulaşmada ne büyük bir tehlike olduğunun anlaşıldığı eleştirisine katılabilmek mümkün değildir.[1]Maddi gerçeğe, ikrarla ulaşılabiliyorsa, bunda hiçbir sorun yoktur. Hukukta olağan durumun aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. İşkence, zor kullanma, aldatma gibi yasak sorgu yöntemleri olağan bir durum değildir. Olağan olmayan durumların somut olayda gerçekleşeceği zannıyla ikrarın dışlanmasının hiçbir mantıklı izahı yoktur. Söz konusu durumun olağan bir durum olmadığının –işkence-zor kullanma-ilaç kullanma gibi hallerin ifade almada olağan olduğunu kabul etmenin- iddia ya da kabulü için suç örgütleriyle benzer düşüncelere sahip olmak ya da uygulamadan, hayatın olağan akışından habersiz olmakla açıklanması gerekir.



[1] Öztürk vd., s. 364.

E İÇERİĞİN UYUMSUZ OLMASI,

 

Öztürk, Bahri vd. s. 360 vd. 

Yukarıda açıkladığımız gibi, sanık açıklamaları (ikrar), DOĞRU OLDU­ĞUNDA, son derece kıymetlidir. Ne var ki ikrar uygulamada çeşitli sebeplerle her zaman doğru olamamaktadır. Bu sebeplerin en önemlileri bize göre ana başlıklar halinde şunlardır:

     Her insan sıkıntıdan, mahrumiyetten, acıdan, eziyetten kaçar. Mahkûm ol­ma korkusu genellikle sanığı yalan söylemeye iter. Bilindiği gibi, bu gerçe­ği dikkate alan kanun koyucu sanığın esasa ilişkin olarak yalan söylemesini cezalandırmamıştır.

     Uygulamada SORGU TEKNİK VE TAKTİKLERİNİN BİLİNMEMESİ; bazı yerlerde bilinse dahi çeşitli sebeplerle tatbik edilememesi, sanıktan sağlıklı beyanlar elde edilmesine engel olmaktadır. Bu teknik ve taktikler olmadan SANIĞIN YALAN SÖYLEYİP SÖYLEMEDİĞİNİ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR; daha doğrusu tesadüflere bağlıdır.

     Yine bu teknik ve taktikler olmadan SANIĞIN GERÇEĞİ SÖYLEMEME yolundaki DİRENCİNİN, İNSAN HAKLARI İHLÂL EDİLMEDEN, KI­RILMASI OLANAKSIZDIR.

     Bu teknik ve taktiklerin bilinmemesi; bilinse de uygulanamaması kovuş­turma makamlarını ZORA (ŞİDDETE) BAŞVURMAYA itmektedir. ZORLA ALINAN BEYAN GENELDE DOĞRU OLMAMAKTADIR. Çünkü sanığın oradaki yegâne düşüncesi kovuşturma makamlarının arzusu doğrultusunda bir beyanda bulunmak suretiyle o anda çektiği sıkıntı, korku, eziyet, acı ve ızdıraptan kurtulmak olmaktadır.

     İFADE ALMA VE SORGU, HEM DELİL ELDE ETME VE HEM DE SAVUNMA ARACI OLMALARI sebebiyle bir hukuk devletinin ceza muhakemesinde vazgeçilemeyecek iki işlemdir. BU İŞLEMLERİN ÖZ­GÜR İRADEYE DAYANMAMALARI durumunda fonksiyonlarını ifa edebilmeleri; iyi bir delil elde etme aracı olabilmeleri mümkün değildir. İyi bir delil elde etme aracı olamazlar; çünkü, bu suretle elde edilen delil, kural olarak, gerçeği yansıtmaz. İyi bir savunma aracı da olamazlar; çünkü, zora, şiddete başvurulduğunda esasen savunma söz konusu olmaz.

Sebep mi anlatıyor, aynı şeyleri mi tekrarlıyor, ne istiyor ne anlatıyor? 

İkrar ve Öztürk vd.,

 

Öztürk vd., tevilli ikrarla mahkumiyet hükmü kurulmasını eleştirmektedir.[1] Söz konusu değerlendirmeyi bütün suçlar açısından kabul etmek mümkün değildir. Öyle suç tipleri vardır ki ancak sanığın beyanı ile aydınlanabilir. Salt mağdurun anlatımlarına dayalı olarak hüküm kurulabilen dolandırıcılık suçu ile cinsel suçlar da sanığın anlatımları kendisi için olumlu sonuç doğurabilecektir. Bu nedenle mağdurun, suçun nitelikli halleriyle yapmış olduğu anlatıma istinaden hüküm kurulması gerekirken, sanığın suçun basit halini ikrar eden veya tevilli ikrarı ile sabit olan hali sanık lehine de sonuç doğuracağından tercih edilebilir değerlendirmedir.



[1] Öztürk vd., s. 297.

Bu da öztürk vd. Türkçesi

 

Keza, bir hâkimin zimmet suçuna ilişkin gerekçeli kararında, zimmete geçi­rilen parayı Devlete geri ödemek için anlaşma yapmak suçu tevilli yoldan ikrar etmektir demesi, halinde; aynı durumda olan başka sanıkların davasına baka- maz. Uygulamada baktığı vardır.


Öztürk vd., s. 183. 


Daha doğru düzgün Türkçe ifade edemeyenlerin, öğrencilerinin dava dilekçelerinin iyi olmamasına şaşmamak lazım...

Anlatım tarzı hem paranın zimmete geçirildiğini kabul eder hem de sanığın kabul anlamına gelen davranışını da gerekçesinde belirten hakimin; aynı durumdaki diğer sanıklar yönünden ihsası reyde bulunduğu değerlendirmesini içermektedir. Ancak bu anlatım tarzı kurumları esaslı olarak birbirine karıştırmaktadır. 

Üstüne üstelik bu anlatım "tarafsızlığı şüpheye düşüren durumlar" kısmında. 

Kısaca, Öztürk ve diğerlerine göre etkin pişmanlık hükümlerini uygulayan hakim, aynı dosyada diğer sanıkların dosyasına bakamaz....TARAFSIZLIĞI ŞÜPHEYE DÜŞER...


2 Mayıs 2023 Salı

Bu nasıl bir Türkçe?

 Sanığın veya ilk derece Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunda tartış­ma konusu yapmadıkları maddi tespitlerin istinafta tekrar incelenmesi de engel­lemez.

Yenisey/Nuhoğlu, s. 866 CMK 

30 Nisan 2023 Pazar

Bu nedir yaaaa!

 Kilise Hukukunda, ölülere karşı ceza koğuşturması sıklıkla uygulanmıştır. Ör. 896 yılında Papa olan Stefano VI, kendinden önceki Papa Formoso’nun cesedini mezardan çıkartarak kilise mahkemesi huzurunda kendisine bir müdafi tayin etmiş ve cesedin susması ikrar sayılarak onun bir gasıp olduğu hükmen sabit olmuş; sonuç olarak, Papa Formoso’nun başmın ve takdis için kullandığı sağ elinin üç parmağının ke­silmesine karar verilmiş ve bu hüküm infaz edilerek, ceset Tevere nehrine atılmıştır. Fransa’da da 1572 Saint Barthelmy gecesinde öldürülen Amiral Coligny’nin vatan haini olduğu sonradan kurulan bir mahkemece karara bağlanmış ve Amiral Coligny’nin resmi asılmak ve evi yakılmak suretiyle hüküm infaz edilmiştir. Fran­sa’da 1670 yılında yürürlüğe giren bir kararnamede cesetler hakkında davaların nasıl açılacağını gösteren hükümler bulunmaktaydı. 


Demirbaş, Timur, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 488. 

26 Nisan 2023 Çarşamba

MEDENİ USUL HUKUKU. - ppt indir

MEDENİ USUL HUKUKU. - ppt indir: Bu sunumun hazırlanmasında şu eserlerden yararlanılmış, eserlere metin içinde ayrıca atıf yapılmamıştır: Kuru, Arslan, Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ankara Pekcanıtez, Atalay, Özekes, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ankara Alangoya, Yıldırım, Deren – Yıldırım, Medeni Usul Hukuku Esasları, 7. Baskı, İstanbul Bilge Umar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara Abdurrahim Karslı, Medeni Muhakeme Hukuku Ders Kitabı, 2. Baskı, İstanbul Timuçin Muşul, Medeni Usul Hukuku, 3. Baskı, Ankara 2012.

12 Nisan 2023 Çarşamba

Kapak mektubu

 

To whom it may concern,

I wish to apply for the post of researcher which you advertised in internet on 12/04/2023.

Currently I am working for Ministry of Justice as a judge and my responsibilities include making decision in criminal cases.

I am particularly interested in this job, as criminal court judge and criminal law authorship.

My strengths are language skills and research authorship. My Turkish KPDS exam score in English 79 for 2006, in French for 2007, and Deutsch 41.

I would be well suited to the position because I am ambitious and hardworking and I have enough experiences on criminal law as a judge and author.

Although I have no previous experience in areal working, I have had judging experience about 21 years.

My professional qualifications / skills appear to be well suited to your company's requirements.

During my time as a criminal law researcher, I improved my knowledge of refugees criminal tendency, refugees criminal

My area of expertise is criminal and refugee law.

Whilst working at court I became highly competent in Turkey and Middle East Public Administration Institute Public Administration Master Program in 2005 and graduated in 2006; and then Konya Selçuk University Public Law Department PhD Program in 2007 and graduated in 2011. My doctoral thesis is the principle of non-refoulement of refugees and asylum seekers in international law.

After my doctorate, I published 8 peer-reviewed, 6 non-peer reviewed article and 53 book studies.

I have worked in all areas of Turkish Criminal Law. General Criminal Law, Private Criminal Law, Execution law, Execution criminal law, Crimes in Special Laws.

Even when working at high speed, I do not neglect accuracy and would therefore be particularly suitable for the demands of working as post doctoral researcher.

I have a lively interest in criminal law and would appreciate the opportunity to broaden my knowledge by working with you.

As you can see from my enclosed résumé, my experience and qualifications match this position's requirements.

My current position as a judge for Ministry of Justice has provided me with the opportunity to work in a high-pressure, team environment, where it is essential to be able to work closely with my colleagues in order to meet deadlines.

In addition to my responsibilities as judge I also developed academic skills.

My native language is Turkish, but I can also speak intermediate French and A2 level Deutsch and A1 level Russian.

 I have an excellent command of English.

I have a working knowledge of refugee and criminal law.  I have 32 years experience of working on public sector and 21 years of this is a judge.

I am an experienced user of Microsoft Word. I have excellent communication skills, deduction reasoning, logical thinking and analytical, good interpersonal,negotiation and presentation skills.

I am highly motivated and look forward to the varied work which a position in your institute would offer me.

Yours faithfully.

 

                                                                                              Dr. Gökhan Taneri

                                                                                                                                                                                                                                gokhantaneriemre@gmail.com

10 Nisan 2023 Pazartesi

Komikimsi...

 


Ceza yargılamasında mahkemelerin yetkilerini azaltmaya çalışırken, 

                                                                                İcra hukukunda artırmaya çalışmak....


Ev hacizlerinde, "Konut olduğu" kararı m. 79/a ile başımıza gelen felaket, yıllık +2000 iş yükü demek...

1 Nisan 2023 Cumartesi

Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'na İtiraz Dilekçesi

 

Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’na

Ankara

Olumsuz sonuçlanacağını bilerek/düşünerek dava ve kamuoyu süreçlerini başlatmak adına başvuruyu yapmayı zorunlu görmekteyim.

1-Hakkımda düzenlenen doçentlik raporlarını kabul edebilmem mümkün değildir. Düzenlenen doçentlik raporları, rapor sahiplerinin unvanlarına, hukuk mesleğinin gerektirdiği hakkaniyete, eşitlik ilkesine ve hatta kamu düzenine aykırı olduğu gibi önyargılarla dolu ve hiçbir bilimsel değer taşımayan niteliktedir.

2-2016 yılında doçentlik sınavına girdim ve yine 4-1 başarısız sonuçlandı. O zamanki raporun da bugünkü rapordan farkı yoktu. Ancak 6 yıldan beri yapmış olduğum çalışma sayısı, nitelikleri doçentlik için gereken şartları fazlasıyla sağladığımı düşündürmektedir.

3-Hazırlanan doçentlik raporları, sunulan çalışmalarla mütenasip olmadığı gibi anayasal eşitlik ilkesini de ihlal eder niteliktedir. Aynı dönem doçentlik unvanını kazanan kişilerin çalışma sayıları, topladıkları puanları ve dahi doçentlik raporlarını düzenleyen kişilerin, doçentlik unvanını kazandıkları dönem topladıkları başvuru puanlarıyla karşılaştırılmasını istemekteyim.

4- Raporlar önyargı ile doludur. Başvuru süreçleri tamamlanmak adına Hâkimler Savcılar Kurulu’ndan izin alınmış, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği yüksek tempoda ilgili okullarda yoğun tempo ders müfredatına dâhil olunmuş, gereken ve sonradan oluşturulan koşullar sağlanmıştır. Bu nedenle, hazırlanan raporlar Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile Adalet Bakanlığı’nca da değerlendirmeye alınmak üzere incelenmek üzere gönderilmelidir.

5-Başvuran 25 yıllık ceza hâkimi olup, bilindiği üzere hâkimlik mesleğini yürüten kişilerin, doktrinde yer alanlarla karşılaştırıldığında birikim, konuya hâkimiyet bakımından yeterliği tartışmasızdır. Başvuranın mesleğinde birinci sınıf hâkim olup, meslektaşlarından ve doktrinde yer alanlardan farklı olarak ceza hukukunun her alanında (genel hükümler, özel hükümler, özel kanunlarda yer alan suçlar, idari yaptırımlar, ceza usul hükümleri, icra suçları, yapay zekâ suçları) eserler üretmiştir.

6-Raporlar o kadar önyargılarla doludur ki, yapılan yüksek lisans dahi eleştirilmiş, yüksek lisansın Türkiye’nin tek yazılı ve ulusal çapta ÖSYM tarafından hazırlanan sınavla alınan, REFERANS gerektirmeyen/aranmayan, yapıldığı dönemde Türkiye’nin en kaliteli yüksek lisansı olduğu dikkate alınmamıştır. Bu dönemde yapılan “İstinaf” isimli çalışmanın, hukuk alanında olmadığını ileri sürenler bulunduğu gibi TODAİE eğitimin örgün/devam gerektiren bir program olduğu dikkate alınmamıştır. Müfredatta bulunan derslerdeki ceza muhakemesi hukuku, insan hakları hukuku, idare hukuku, anayasa hukuku gibi derslerin bulunduğu dikkate alınmamış, dersleri sunan akademisyenler hiçe sayılmıştır.

Tez programı bir kısım raporlarda belirtildiği gibi ikinci öğretim de değildir.

7-Raporlardaki ön yargılar o kadar fazladır ki, hazırlanan doçentlik tezinin ismine aldanarak uluslararası hukuk alanında olduğu ileri sürüldüğü gibi Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tek ana bilim dalının Kamu Hukuku ABD olduğu dikkate alınmamış, tezde ilgili bölümlerde özellikle belirtilen hususun da gözlerden kaçırıldığı anlaşılmıştır.

8-Raporlardaki önyargı o kadar fazladır ki sunulan çalışmalar kıyasıya eleştirilmiş, amaca uygun sayıda kaynakçadan yararlanılmış olması ve verilmek istenilen savla mütenasip kaynak çalışması bulunduğu dikkate alınmamış, eleştirilmiştir. Tüketilmediği ileri sürülen kaynakçaların bir kısmının konuyla ilgisi bulunmadığı gibi çalışma açısından değerlendirilmesinin gerekli olmadığı da dikkate alınmalıdır. Doçentlik tezinin dahi, yüksek lisans ve lisans sırasında alınan dersler arasında bulunduğu lise eğitiminin dahi doçentlik tezinin alt yapısına ilişkin olduğu dikkate alınmamıştır.

9-Raporlardaki ön yargı o kadar fazladır ki Seçkin yayınevinin uluslararası bir yayın kuruluşu olduğu, yayın kurulu onayı almayan hiçbir çalışmayı basmadığı, Yetkin yayınevinin ülkemizin en saygın yayınevlerinden birisi olup, ancak belirli çalışmaları bastığı dikkate alınmamıştır.

Raporda belirtilen diğer çalışmalar örneğin tebliğlerin sayısı da içeriği de dikkate alınmamış, kanun ve Yargıtay eleştirisi olan çalışmalarda dahi kaynakça bulunması gerektiği, ayrı makale olması gerektiği ileri sürülmüş; çalışmaların hakem değerlendirmesinden geçtiği dikkate alınmamıştır.

Yukarıdan beri belirtilen hususlar özetle aleyhime düzenlenen doçentlik raporları;

i-Anayasal eşitlik ilkesine aykırıdır (Raportörlerin kendi doçentlik başvuru puanlamaları ile aynı dönem başvuranların başvuru beyannameleriyle kıyaslanamaz farklılıklar vardır).

ii-Kamu düzenine aykırıdır. (25 yıla yakın birinci sınıf hâkimlik mesleği, Hâkimler Savcılar Kurulu izni ile ne yapılırsa yapılsın önyargının kırılamayacağına/objektif ve hakkaniyetle davranılamayacağına ilişkin yaygınlaştırılan ve hukuk devleti ilkesini hiçe sayan yaklaşım),

iii-Kamu yararına aykırıdır. (Başvuranın, kamuya sunulan çalışma sayılarını dikkate almayan başka alanda başvuru yapmaya zorlayan, diğer çalışanların şevkini kırıcı ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu iznini de hiçe sayan niteliği)

iv-Yetki ve konu bakımından hukuka aykırıdır (Raportörler, ancak hakem tarafından ileri sürülmesi gereken bir kısım hususlarla çalışmaları eleştirmişlerdir. Bu anlamda yetki sınırları aşılmış, çalışmaların özgünlüğü dikkate alınmamıştır. Bu anlamda mevzuata aykırı düzenlenmiş olmaları nedeniyle konu bakımından da hukuka aykırıdır.)

v-Amaç bakımından hukuka aykırıdır. Her tarafı önyargılarla doludur.

vi-Şekil bakımından hukuka aykırıdır. (Raporlar, hazırlayanların sahip oldukları unvanla mütenasip değildir).

Belirtilen nedenlerle,

Hakkımda düzenlenen raporların dikkate alınmaması,

Farklı bir jüri heyeti tarafından değerlendirilmesi,

Doçentlik raporlarının, ayrıca ileride müdahil olabilmelerini ve konuyla ilgili çalışmalar yapılmasını sağlamak adına; Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na ve Adalet Bakanlığı’na tebliğini,

Benzer durumların yaşanmasının önlenmesi adına alınacak kararların ulusal bir yayın kuruluşunda ilanını

Saygılarımla arz ederim. (01/04/2023)

                                                                                                     

makaleyi çekme yazısı

 Gönderdim dergiye.  Hakemin birisi hukuka yenilik getirmediğini yazmış buna istinaden bütün yasama üyelerinden halihazırda mevcut ceza huku...

TIBBİ ETİK