We learn to love you
Aprendimos a quererte From the historical height Desde la historica altura Where the sun of your bravery Donde el sol de tu bravura He put a fence around death Le puso un cerco a la muerte Here is the clear Aquí se queda la clara The endearing transparency La entrañable transparencia Of your dear presence De tu querida presencia Commander Che Guevara Comandante Che Guevara You come burning the breeze Vienes quemando la brisa With spring suns Con soles de primavera To plant the flag Para plantar la bandera With the light of your smile Con la luz de tu sonrisa Here is the clear Aquí se queda la clara The endearing transparency La entrañable transparencia Of your dear presence De tu querida presencia Commander Che Guevara Comandante Che Guevara As a revolutionary Como revolucionario Who led new company Que conducía nueva empresa Where the firm waits Donde espera la firmesa From your libertarian arm De tu brazo libertario Here is the clear Aquí se queda la clara The endearing transparency La entrañable transparencia Of your dear presence De tu querida presencia Commander Che Guevara Comandante Che Guevara We will keep going Seguiremos adelante As we continue with you Como junto a tí seguimos And with Fidel we tell you Y con Fidel te decimos Until always Commander Hasta siempre Comandante Here is the clear Aquí se queda la clara The endearing transparency La entrañable transparencia Of your dear presence De tu querida presencia Commander Che Guevara Comandante Che Guevara "That hour will grow with each passing day "Esa hora irá creciendo cada día que pase That hour won't stop anymore " Esa hora ya no prará más"Sayfalar
- HAKİMLİK SINAVI
- YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SINAVI
- ÖZEL KANUNLARDA SUÇLAR
- KİTAP ÇALIŞMALARI
- GÜNCEL SORUNLAR
- AKADEMİK SORUNLAR
- YAYINEVLERİ SORUNLARI
- İCRA HUKUKU
- Kimdir?
- Fotoğraf albümü
- Güveni Kötüye Kullanma Suçu TCK m. 155
- Hakaret Suçunun Kamu Görevlisine Karşı İşlenmesi
- GÜNLÜK
- İCRA NOTLARI
- TIBBİ ETİK
- ANA SAYFA
- 6284 SAYILI YASA GEREĞİNCE SÜREKLİ TEDBİR İSTEYENL...
- ALMANYA BULAŞICI HASTALIKLAR İZLEM AĞI
- İCRA HUKUKU
- POSTA PULLARINDA İBN-İ SİNA
- HUKUK GENEL KURULUNA GÖRE MENFİ TESPİT DAVASI (İİK...
21 Temmuz 2023 Cuma
18 Temmuz 2023 Salı
Haksız bir şekilde büyüdün içimde...
Gelmedin...
Görmedim...
Sayamadım bile kaç kez...
Ezdin...
Yıktın...
Yokmuşum gibi davrandın kaç kez...
Sayamadım bile...
Gereksiz, ölçüsüz, anlamsız bir şekilde büyüdün içimde...
Haksız...
Sıradanlaşmandı tek isteğim...
Olmadın işte...
16 Temmuz 2023 Pazar
Yeni adli tatilde hedef 5. dil olarak İSPANYOLCA
40 günlük tatil süresi bittiğinde;
1.800 ispanyolca sözcük,
6 basit ve ikinci derece fono kitapları bitiş.
14 Temmuz 2023 Cuma
12 Temmuz 2023 Çarşamba
Uyandın mı
Sabah oldu yine...
Yine aklımda sen olan bir başka gün sensiz devam edecek...
Aynı anda aynı yerde olmayacağız..
Ya sen kaçacaksın,
Ya ben uzaklaşacağım bulunduğun yerlerden...
Böyle bitecek, bitmeli...
Olmamalı...
Son gününe kadar...
Zaten ne kaldı ki son gününe...
10 Temmuz 2023 Pazartesi
8 Temmuz 2023 Cumartesi
7 Temmuz 2023 Cuma
4 Temmuz 2023 Salı
Git artık....
Dayanamıyorum...
Kayıtsız...
Umarsızsın...
Soytarıya meyleder...
Çileden çıkartırsın...
Git artık...
Olmadığım yerlerde...
Ne olduğu...
Zerresine...
Umurumda değil...
24 Haziran 2023 Cumartesi
soytarı
Renkli takım giyer,
Elde tespih,
yakada mendil,
bir karış sakalla soytarı...
ne idüğü bilinmez
menfaatsiz iş yapmaz
çevrimiçi taciz mesajları yazar soytarı...
öğleden önce işe gelmez..
ona göre
kimse ondan vazgeçemez..
soruşturma geçirir
kimseyi beğenmez soytarı...
iyi kıdemli yoktur
... ona göre..
dürüst avukat da yoktur biline..
personel işi satar
amirler aptal..
herkes boştur ona göre
ama bana göre...
o tam bir soytarı...
Sana dava açacağım...
Beni düşündürdüğün için,
Sürüm sürüm süründüreceğim seni,
Uykularımı mahvettiğin için...
Şikayet edeceğim savcılığa...
Pelli perişan ettiğin için...
Tazminat alacağım...
Canımı acıttığın için...
Uzlaşmayıp, arabulucuya da gitmeyeceğim...
Savcılar, adliyeler, hakimler bıkacak benden...
Seni benden dinledikleri için...
İlamsız takipler başlatacağım...
İlan edilmemiş aşkın yüzünden..
Küstüreceğim seni hayata...
Sırf adliye kapılarından ayrılamadığın için...
23 Haziran 2023 Cuma
18 Haziran 2023 Pazar
Şikayet hakkı ve Yargıtay 4. CD. Level atlanmış
***Bazı Yargıtay kararlarında isnat olunan suça konu sözlerin yer almadığı görülmektedir:
4.CD. 24/3/2021 gün, 2020/10891 Esas,
2021/10818 Karar
“Sanığın suçlamayı kabul
etmemesi, tanıklar … ve …'ın da sanık savunmasını doğrulamaları karşısında,
katılanlar ve tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, hangi
anlatımına ve hangi gerekçe ile üstünlük
tanındığı Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılıp,
tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun
belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve sanığın, hastanedeki işlemler bitmesine
rağmen ring aracı içerisinde bekletilmesinden sorumlu olduğu düşüncesiyle,
devriye komutanı olan katılana söylediği kabul edilen sözlerinin Anayasal
şikayet hakkını kullanacağını bildirme niteliğinde olduğu ve hakaret suçunu
oluşturmadığı gözetilmeden yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar
verilmesi,…”
****İlk derece mahkemesi kararına
göre sabit olan sözler şu şekildedir:
“Sanık savunması, katılanların
beyanları, tanık ifadeleri, tutanak bir bütün halinde değerlendirildiğinde
sanığın tedavisi için Ordu Devlet Hastanesine götürüldüğü, tedavisi yapıldıktan
sonra diğer mahkumların tedavi ve muayene işlemleri için beklediği sırada
sanığın katılanlardan kabinin içerisinin havasız olduğunu, klimanın açılmasını
ve kelepçelerin bileklerini sıktığını söylediği, kabinin açılması üzerine
sanığın ayağını kabin kapısının aralığına koyduğu, bu sırada katılanların
sanığı kabine sokmaya çalıştıkları sırada katılan Hasan'ın elinin kapıya
sıkışarak basit şekilde yaralandığı, sanığın küçük kabinde 6 kişi bulunduğu
ve klimanın çalışmadığı ortamda dışarı
çıkmak istemesinde direnme kastının bulunmadığı, kısa süren arbedede yerine oturtulduğu,
sanığın direnme kastının yoğun olmadığı, atılı suçun sabit görülmediği, sanığın
ellerindeki kelepçe gevşetilirken katılan Yıldırım'a hitaben "lokantaya
gidiyorsun, seni savcıya sinkaf ettireceğim" diyerek hakarette
bulunduğunun sabit olduğu, eylemine uyan TCK 125/1-3-a maddesi uyarınca cezalandırılmasına,
her ne kadar sanık hakkında Görevi Yaptırmamam İçin Direnme suçundan TCK 265/1,
43/2 maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de atılı
suçun unsurları oluşmadığından CMK
223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir.” Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 25/3/2015
gün, 2014/148 Esas, 2015/136 Karar
***Yukarıdaki Yargıtay kararını, oluşa ve kanuna uygun kabul edebilmek
imkansızdır. Şikayet hakkının bu şekilde kullanılacağı ihtarı, hukuk tarihine
geçebilecek türdendir.
14 Haziran 2023 Çarşamba
Sen gidersin gönlün kalır buralarda,
Benimse aklım gider ardından,
Gitme kal diyemesem de,
Ne kadar sevdiğimi anlatamasam da,
Yokluğunda ölür kaybolurum...
Bakışların deler geçer içimden...
Görmeden gidişlerin bitirir beni...
Yine git öyle...
22 Mayıs 2023 Pazartesi
21 Mayıs 2023 Pazar
Leş gibi çeviri:
"Mahkemenin, uluslararası ceza hukuku bakımından çok önemli bir katkısı, Tadic davasına ilişkin İstinaf dairesi kararında, uluslararası olmayan silahlı çatışmalarda uygulanabilir bazı kuralların ihlallerinin de savaş suçu teşkil edeceğini tespit etmesi olmuştur."
Tezcan/Erdem/Önok, s. 351.
Kısaca:
İç çatışmalarda da savaş suçuna ilişkin hükümler uygulanabilir.
20 Mayıs 2023 Cumartesi
Son çalışmanın önsözü
Bu çalışmayı
öncelikle bir hakemli makale olarak hazırlamıştım. Yaklaşık 6 hakemden geçti. Bir
kısmından olumlu rapor almasına rağmen çalışmayı çektim. Bir kısım hakem
değerlendirmelerini ise kişisel ve bilimsellikten uzak değerlendirdiğim için
çalışmayı göndermiş olduğum dergiden çektim. Aralarında 45 kaynak kullanarak
gönderdiğim makaleyi, “kaynak sayısı bakımından yetersiz” değerlendireninden,
yabancı dil özetinin, gramer açısından sorunlu olduğuna ilişkin
değerlendirmeler bulunmaktaydı. Tarih bölümüne atıf yapmamı talep edenler
olduğu gibi 2005 yılında hazırladığı doktora tezine atıf yapmamı bekleyenler
dahi vardı. Aynı sayfasında birbiriyle çelişki taşıyan ve uluslararası
literatüre uygun düşmeyen anlatımlarla hazırlanmış çalışmalara atıf yapmamın
istenmesi de ayrı bir tuhaflıktı.
Bu çalışma
bütün bu eleştirilerin karşılandığı ve karşılığının Türk kamuoyundan beklendiği
bir çalışma haline getirilmiştir. Öte yandan hakemli makale yazımına ilişkin
uluslararası ölçekte başarı kazanmış üniversitelerin, atıf ve intihal
konularının, konuyla ilgili hakemlik yapmaya hevesli yazarlarımızca okunması
konuya ilişkin eleştirileri azaltacaktır. Özellikle belirteyim:
i-Çok sayıda
temel kitapta aynı olarak anlatılan konulara atıf yapılmaz.
ii-Tarihçeye
atıf yapılmaz.
iii-Amaca
uygun kaynak kullanımı zamandan ve zihinsel uğraşıdan tasarruf sağlar.
13 Mayıs 2023 Cumartesi
9 Mayıs 2023 Salı
Doçentlik başvurusu,
En adaletsiz ve en basiretsiz olan üzerinden oyun kurmuştum.
Olmadı...
Muhtemelen haberleşme programları üzerinden diğerlerini ayarttı basiretsiz adaletsiz eleman,
Ama oyun bitmedi.
Başta A.G. hepsinin gerçekte adliyede mübaşir kadar bile bilgilerinin olmadığını gösterme zamanı...
7 Mayıs 2023 Pazar
Bu da Yurtcan'ın Türkçesi,
Aldatma, ifade veren ya da sorguya çekilen kişiye karşı hukuka aykırı yöntemler kullanılarak onun kendi özgür iradesi ile düşünüp karar vererek bunu uygulamanın etkilenmesi anlamına gelir.
Yurtcan, s. 173.
DURUŞMA VE ÖZTÜRK İLE DİĞERLERİ
Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması için mahkeme yalnız failin kişiliğine ve duruşmadaki
tutum ve davranışlarına dayanabileceğinden, bunun dışındaki bir neden örneğin
suçun işlenmesindeki özellikler, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı
verilmesine ya da verilmemesine dayanak yapılamaz. Duruşmada hazır bulunmaması
ya da sıklıkla hâkimlerin değişmesi hallerinde duruşmadaki tutum ve davranış
konusundaki kanaatin nasıl elde edileceği Öztürk vd. tarafından sorgulanmakta
olup,[1] CMK m. 221/1-b gereğince duruşmanın
seyri tutanaklarla tespit edilmektedir. Duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz
bir tavrı bulunmadığı takdirde duruşmadaki tutum ve davranış tutanak
içeriklerinden anlaşılabilmektedir.
Uygulamada(!)
Öztürk
vd., uygulamada ikrar temin etmek, öç almak veya devletin gücünü göstermek veya
sanığın kulağına küpe olmasını temin için korkutmak, toplumsal infiali
yatıştırmak amacıyla tutuklama kararı verildiğini öne sürmektedir.[1]Belirtilen nedenlerle
tutuklama yapılması, TCK m. 109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
ve TCK m. 257 gereğince görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturur. Eğer somut
bir olaya ilişkin böyle bilgi var ve suç duyurusunda bulunulmuyorsa, TCK m. 278
gereğince suçu bildirmeme suçu oluşmaktadır. Aksi halde ise –somutlaştırılamadığı
için eleştiri kapsamında kabul edilmesi mümkün olmayan bu tip eylemler- TCK m.
301 kapsamında, devletin kurum ve organlarını aşağılama kapsamında
değerlendirilebilir niteliktedir.
YORUMLU-YORUMSUZ
Öztürk vd., s. 415.
Sonuç olarak,
Anayasa ve CMK’da yer verilen delil yasaklarına ilişkin düzenlemeler hem
karşılaştırmalı hukuktaki düzenlemeler ve hem de AİHM içtihatlarından daha
ileri düzeydedir. Uygulamanın da bu konuda gerekli titizliği göstermesi, adil
yargılama ilkesine uygun bir ceza muhakemesinin oluşturulmasına önemli katkı sağlayacaktır.
Aslında düzenlemenin neden hatalı olduğunu anlatmış. AİHM bile bu kadar ileri gitmedi demek istemiş...
BİNBİR GÜÇLÜKLE İKRARA HAZIRLAMAK, KÖŞEYE SIKIŞMAK?
Gerçekten örneğin, sanığı, binbir güçlükle tam ikrara
hazırlamışken elinde kovası ve süpürgesi ile temizlikçi kadının içeri girmesi
veya çaycının çay bardaklarını toplaması veya başka bir meslektaşın bir konuda
soru sormaya gelmesi, veya telefonun çalması o ana kadar yapılmış bulunan ve
belki de saatlerce sürmüş bulunan bir işi berbat edebilir. Bu tür talihsiz
olaylar, köşeye sıkıştığı için ikrar etmeye razı olan ve suçu nasıl işlediğini
anlatmaya başlayan sanık için bu durumdan kurtulmasını temin edecek yeni bir
bahane bulabilmesi bakımından büyük bir fırsattır. Bu fırsatı ona hiç bir zaman
vermemek lazımdır. Bu nedenle sorgu odasının dış etkilerden uzak bir yerde
bulunması ve buraya her isteyenin girememesi gerekir.
Öztürk vd. s. 370.
Sorgu
Sorgu işlemini yapan yetkilinin etrafına ve sorguya çektiği şahsa karşı DAVRANIŞI, TUTUMU; kaba veya nazik, güler yüzlü veya asık suratlı, taraflı veya tarafsız, saygılı veya saygısız olması sorgu işlemi bakımından son derece önemlidir. Sorgunun başarılı olmasını isteyen yetkili sorgu sırasında TABİİ OLMALI; SUNÎ DAVRANIŞLARDAN KESİNLİKLE KAÇINMALIDIR. Sanığa kural olarak, NAZİK, GÜLER YÜZLÜ, SAYGILI VE TARAFSIZ davranmaya çalışılmalıdır. Ancak, sorguya çeken ile çekilen arasında daima bir MESAFE bulunmalı; sanıkla kesinlikle yüz göz olunmamahdır. Sanığa gerektiğinden fazla yakın ve anlayışlı davranılması onu YALAN söylemeye de itebilir. Fakat mesafeli davranırken de sanıktan tamamen uzaklaşılmamalıdır. SORGU, SANIKLA İYİ İLETİŞİM KURULABİLDİĞİ, SORGUDA GÜVEN ORTAMI YARATILABİLDİĞİ ÖLÇÜDE BAŞARILI OLUR. Sorguya çeken yetkili, gerektiğinde, aşağıda ele alacağımız TAKTİKLERDEN hangisinin seçildiğine bağlı olarak KARARLI VE SERT BİR TUTUM İÇİNE DE girebilmelidir.
Öztürk vd., s. 365.
Kaç kez sorgu yaptınız,
Kaç ifade aldınız,
Hiç mi duruşmaya çıkmadınız,
Hiç mi sanık görmediniz,
Türk hakimlerini geçtim, İspanyol hakimlerin hazırladıkları Türkçe kitaplar var hiç olmazsa bunları inceleyin bu çalışmaları ondan sonra yapın...
Çok komik, "Sorguda katip bakımlı olmalı",
Sorgu işlemi sırasında bir ZABIT KATİBİ de
görev yapıyorsa, dış görünüş bakımından sorgu işlemi yapan yetkili için
söylenenler onun için de geçerlidir; yani o da her yönden bakımlı olmalıdır.
Ayrıca, zabıt katibinin, sorgu işleminin kesintiye uğramasına, konsantrasyonun
bozulmasına, sorgu merasiminin ciddiyetinin kaybolmasına yol açacak
davranışlardan kesinlikle kaçınması; yapılan beyanlara hiçbir tepki
göstermemesi gerekir. Örneğin, zabıt kâtibinin sanıkla konuşması veya onun
sözlerine gülmesi asla kabul edilemez.
Öztürk vd., s. 366.
Konuyu anlatsam mı anlatmasam mı tarzı çalışma;
İkrarın gerçek dışı olması ihtimali, bunun
geri alınmasını gündeme getirmektedir. Bu, bizim uygulamamızda da sık
rastlanan bir olaydır. Fakat unutulmamalıdır ki, ikrar nasıl gerçek dışı
olabiliyorsa onun geri alınması veya geri alınmaması da öyle olabilir. Öyle
durumlar olur ki, ikrar gerçekte doğrudur; ancak doğru olmadığı ileri sürülerek
geri alınır. Bazı durumlarda ise ikrar gerçek dışı olmakla birlikte geri
alınmak istenmez; bazı durumlarda da ikrar gerçek dışıdır ve bu nedenle haklı
olarak geri alınır.
Yukarıda ikrar konusunda çıkabileceğine işaret ettiğimiz sorunlar, ikrarın geri alınması veya alınmamasında da söz konusu olabilir. Sorgu işlemi yapan yetkili bu konuda son derece dikkatli olmak durumundadır[
Öztürk vd., s. 365.
6 Mayıs 2023 Cumartesi
İkrar ve Öztürk vd., ekibi...
Sanığın
yalan söylemesi de her zaman suçlu olduğunu göstermez. Konuyla ilgili bölümde
daha ayrıntılı değerlendirme yapılacaktır. Fail, bir çok nedenle yalan söylemiş
olabilir. Ancak ikrarın gerçek olup olmadığı konusunda muhatap değerlendirme
yapmalıdır. Öte yandan Öztürk vd.’nin ileri sürdüğü gibi ikrar elde edebilmek
için, ilgilerin hangi yöntemlere başvurdukları dikkate alındığında maddi
gerçeğe ulaşmada ne büyük bir tehlike olduğunun anlaşıldığı eleştirisine
katılabilmek mümkün değildir.[1]Maddi gerçeğe, ikrarla
ulaşılabiliyorsa, bunda hiçbir sorun yoktur. Hukukta olağan durumun aksini
iddia eden ispatla yükümlüdür. İşkence, zor kullanma, aldatma gibi yasak sorgu
yöntemleri olağan bir durum değildir. Olağan olmayan durumların somut olayda
gerçekleşeceği zannıyla ikrarın dışlanmasının hiçbir mantıklı izahı yoktur. Söz
konusu durumun olağan bir durum olmadığının –işkence-zor kullanma-ilaç kullanma
gibi hallerin ifade almada olağan olduğunu kabul etmenin- iddia ya da kabulü
için suç örgütleriyle benzer düşüncelere sahip olmak ya da uygulamadan, hayatın
olağan akışından habersiz olmakla açıklanması gerekir.
E İÇERİĞİN UYUMSUZ OLMASI,
Öztürk, Bahri vd. s. 360 vd.
Yukarıda açıkladığımız gibi,
sanık açıklamaları (ikrar), DOĞRU OLDUĞUNDA, son derece kıymetlidir. Ne var ki
ikrar uygulamada çeşitli sebeplerle her zaman doğru olamamaktadır. Bu
sebeplerin en önemlileri bize göre ana başlıklar halinde şunlardır:
•
Her insan sıkıntıdan,
mahrumiyetten, acıdan, eziyetten kaçar. Mahkûm olma korkusu genellikle sanığı
yalan söylemeye iter. Bilindiği gibi, bu gerçeği dikkate alan kanun koyucu
sanığın esasa ilişkin olarak yalan söylemesini cezalandırmamıştır.
•
Uygulamada SORGU
TEKNİK VE TAKTİKLERİNİN BİLİNMEMESİ; bazı yerlerde bilinse dahi çeşitli
sebeplerle tatbik edilememesi, sanıktan sağlıklı beyanlar elde edilmesine engel
olmaktadır. Bu teknik ve taktikler olmadan SANIĞIN YALAN SÖYLEYİP SÖYLEMEDİĞİNİ
ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR; daha doğrusu tesadüflere bağlıdır.
•
Yine bu teknik ve
taktikler olmadan SANIĞIN GERÇEĞİ SÖYLEMEME yolundaki DİRENCİNİN, İNSAN HAKLARI
İHLÂL EDİLMEDEN, KIRILMASI OLANAKSIZDIR.
•
Bu teknik ve taktiklerin
bilinmemesi; bilinse de uygulanamaması kovuşturma makamlarını ZORA (ŞİDDETE)
BAŞVURMAYA itmektedir. ZORLA ALINAN BEYAN GENELDE DOĞRU OLMAMAKTADIR. Çünkü
sanığın oradaki yegâne düşüncesi kovuşturma makamlarının arzusu doğrultusunda
bir beyanda bulunmak suretiyle o anda çektiği sıkıntı, korku, eziyet, acı ve
ızdıraptan kurtulmak olmaktadır.
•
İFADE ALMA VE SORGU,
HEM DELİL ELDE ETME VE HEM DE SAVUNMA ARACI OLMALARI sebebiyle bir hukuk
devletinin ceza muhakemesinde vazgeçilemeyecek iki işlemdir. BU İŞLEMLERİN ÖZGÜR
İRADEYE DAYANMAMALARI durumunda fonksiyonlarını ifa edebilmeleri; iyi bir delil
elde etme aracı olabilmeleri mümkün değildir. İyi bir delil elde etme aracı
olamazlar; çünkü, bu suretle elde edilen delil, kural olarak, gerçeği
yansıtmaz. İyi bir savunma aracı da olamazlar; çünkü, zora, şiddete
başvurulduğunda esasen savunma söz konusu olmaz.
Sebep mi anlatıyor, aynı şeyleri mi tekrarlıyor, ne istiyor ne anlatıyor?
İkrar ve Öztürk vd.,
Öztürk
vd., tevilli ikrarla mahkumiyet hükmü kurulmasını eleştirmektedir.[1] Söz konusu değerlendirmeyi
bütün suçlar açısından kabul etmek mümkün değildir. Öyle suç tipleri vardır ki
ancak sanığın beyanı ile aydınlanabilir. Salt mağdurun anlatımlarına dayalı
olarak hüküm kurulabilen dolandırıcılık suçu ile cinsel suçlar da sanığın
anlatımları kendisi için olumlu sonuç doğurabilecektir. Bu nedenle mağdurun,
suçun nitelikli halleriyle yapmış olduğu anlatıma istinaden hüküm kurulması
gerekirken, sanığın suçun basit halini ikrar eden veya tevilli ikrarı ile sabit
olan hali sanık lehine de sonuç doğuracağından tercih edilebilir
değerlendirmedir.
Bu da öztürk vd. Türkçesi
Keza, bir hâkimin zimmet suçuna ilişkin
gerekçeli kararında, zimmete geçirilen parayı Devlete geri ödemek için anlaşma
yapmak suçu tevilli yoldan ikrar etmektir demesi, halinde; aynı durumda olan
başka sanıkların davasına baka- maz. Uygulamada baktığı vardır.
Öztürk vd., s. 183.
Daha doğru düzgün Türkçe ifade edemeyenlerin, öğrencilerinin dava dilekçelerinin iyi olmamasına şaşmamak lazım...
Anlatım tarzı hem paranın zimmete geçirildiğini kabul
eder hem de sanığın kabul anlamına gelen davranışını da gerekçesinde belirten
hakimin; aynı durumdaki diğer sanıklar yönünden ihsası reyde bulunduğu
değerlendirmesini içermektedir. Ancak bu anlatım tarzı kurumları esaslı olarak
birbirine karıştırmaktadır.
Üstüne üstelik bu anlatım "tarafsızlığı şüpheye düşüren durumlar" kısmında.
Kısaca, Öztürk ve diğerlerine göre etkin pişmanlık hükümlerini uygulayan hakim, aynı dosyada diğer sanıkların dosyasına bakamaz....TARAFSIZLIĞI ŞÜPHEYE DÜŞER...
2 Mayıs 2023 Salı
Bu nasıl bir Türkçe?
Sanığın veya ilk derece Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunda tartışma konusu yapmadıkları maddi tespitlerin istinafta tekrar incelenmesi de engellemez.
Yenisey/Nuhoğlu, s. 866 CMK
30 Nisan 2023 Pazar
Bu nedir yaaaa!
Kilise Hukukunda, ölülere karşı ceza koğuşturması sıklıkla uygulanmıştır. Ör. 896 yılında Papa olan Stefano VI, kendinden önceki Papa Formoso’nun cesedini mezardan çıkartarak kilise mahkemesi huzurunda kendisine bir müdafi tayin etmiş ve cesedin susması ikrar sayılarak onun bir gasıp olduğu hükmen sabit olmuş; sonuç olarak, Papa Formoso’nun başmın ve takdis için kullandığı sağ elinin üç parmağının kesilmesine karar verilmiş ve bu hüküm infaz edilerek, ceset Tevere nehrine atılmıştır. Fransa’da da 1572 Saint Barthelmy gecesinde öldürülen Amiral Coligny’nin vatan haini olduğu sonradan kurulan bir mahkemece karara bağlanmış ve Amiral Coligny’nin resmi asılmak ve evi yakılmak suretiyle hüküm infaz edilmiştir. Fransa’da 1670 yılında yürürlüğe giren bir kararnamede cesetler hakkında davaların nasıl açılacağını gösteren hükümler bulunmaktaydı.
Demirbaş, Timur, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 488.
28 Nisan 2023 Cuma
26 Nisan 2023 Çarşamba
MEDENİ USUL HUKUKU. - ppt indir
25 Nisan 2023 Salı
12 Nisan 2023 Çarşamba
Kapak mektubu
To whom it may concern,
I wish to apply for the post
of researcher which you advertised in internet on 12/04/2023.
Currently I am working for
Ministry of Justice as a judge and my responsibilities include making decision
in criminal cases.
I am particularly interested
in this job, as criminal court judge and criminal law authorship.
My strengths are language
skills and research authorship. My Turkish KPDS exam score in English 79 for
2006, in French for 2007, and Deutsch 41.
I would be well suited to the
position because I am ambitious and hardworking and I have enough experiences on
criminal law as a judge and author.
Although I have no previous
experience in areal working, I have had judging experience about 21 years.
My professional
qualifications / skills appear to be well suited to your company's
requirements.
During my time as a criminal
law researcher, I improved my knowledge of refugees criminal tendency, refugees
criminal
My area of expertise is
criminal and refugee law.
Whilst working at court I
became highly competent in Turkey and Middle East Public Administration
Institute Public Administration Master Program in 2005 and graduated in 2006;
and then Konya Selçuk University Public Law Department PhD Program in 2007 and
graduated in 2011. My doctoral thesis is the principle of non-refoulement of
refugees and asylum seekers in international law.
After my doctorate, I
published 8 peer-reviewed, 6 non-peer reviewed article and 53 book studies.
I have worked in all areas of
Turkish Criminal Law. General Criminal Law, Private Criminal Law, Execution
law, Execution criminal law, Crimes in Special Laws.
Even when working at high
speed, I do not neglect accuracy and would therefore be particularly suitable
for the demands of working as post doctoral researcher.
I have a lively interest in criminal
law and would appreciate the opportunity to broaden my knowledge by working
with you.
As you can see from my enclosed
résumé, my experience and qualifications match this position's requirements.
My current position as a judge for
Ministry of Justice has provided me with the opportunity to work in a
high-pressure, team environment, where it is essential to be able to work
closely with my colleagues in order to meet deadlines.
In addition to my responsibilities
as judge I also developed academic skills.
My native language is Turkish, but
I can also speak intermediate French and A2 level Deutsch and A1 level Russian.
I have an excellent command of English.
I have a working knowledge of refugee
and criminal law. I have 32 years
experience of working on public sector and 21 years of this is a judge.
I am an experienced user of Microsoft
Word. I have excellent communication skills, deduction reasoning, logical
thinking and analytical, good interpersonal,negotiation and presentation
skills.
I am highly motivated and look
forward to the varied work which a position in your institute would offer me.
Yours faithfully.
Dr.
Gökhan Taneri
gokhantaneriemre@gmail.com
10 Nisan 2023 Pazartesi
Komikimsi...
Ceza yargılamasında mahkemelerin yetkilerini azaltmaya çalışırken,
İcra hukukunda artırmaya çalışmak....
Ev hacizlerinde, "Konut olduğu" kararı m. 79/a ile başımıza gelen felaket, yıllık +2000 iş yükü demek...
1 Nisan 2023 Cumartesi
Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'na İtiraz Dilekçesi
Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’na
Ankara
Olumsuz sonuçlanacağını
bilerek/düşünerek dava ve kamuoyu süreçlerini başlatmak adına başvuruyu yapmayı
zorunlu görmekteyim.
1-Hakkımda düzenlenen doçentlik
raporlarını kabul edebilmem mümkün değildir. Düzenlenen doçentlik raporları,
rapor sahiplerinin unvanlarına, hukuk mesleğinin gerektirdiği hakkaniyete,
eşitlik ilkesine ve hatta kamu düzenine aykırı olduğu gibi önyargılarla dolu ve
hiçbir bilimsel değer taşımayan niteliktedir.
2-2016 yılında doçentlik sınavına
girdim ve yine 4-1 başarısız sonuçlandı. O zamanki raporun da bugünkü rapordan
farkı yoktu. Ancak 6 yıldan beri yapmış olduğum çalışma sayısı, nitelikleri
doçentlik için gereken şartları fazlasıyla sağladığımı düşündürmektedir.
3-Hazırlanan doçentlik raporları, sunulan
çalışmalarla mütenasip olmadığı gibi anayasal eşitlik ilkesini de ihlal eder
niteliktedir. Aynı dönem doçentlik unvanını kazanan kişilerin çalışma sayıları,
topladıkları puanları ve dahi doçentlik raporlarını düzenleyen kişilerin,
doçentlik unvanını kazandıkları dönem topladıkları başvuru puanlarıyla
karşılaştırılmasını istemekteyim.
4- Raporlar önyargı ile doludur.
Başvuru süreçleri tamamlanmak adına Hâkimler Savcılar Kurulu’ndan izin alınmış,
hâkimlik mesleğinin gerektirdiği yüksek tempoda ilgili okullarda yoğun tempo
ders müfredatına dâhil olunmuş, gereken ve sonradan oluşturulan koşullar
sağlanmıştır. Bu nedenle, hazırlanan raporlar Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile
Adalet Bakanlığı’nca da değerlendirmeye alınmak üzere incelenmek üzere
gönderilmelidir.
5-Başvuran 25 yıllık ceza hâkimi
olup, bilindiği üzere hâkimlik mesleğini yürüten kişilerin, doktrinde yer
alanlarla karşılaştırıldığında birikim, konuya hâkimiyet bakımından yeterliği
tartışmasızdır. Başvuranın mesleğinde birinci sınıf hâkim olup,
meslektaşlarından ve doktrinde yer alanlardan farklı olarak ceza hukukunun her
alanında (genel hükümler, özel hükümler, özel kanunlarda yer alan suçlar, idari
yaptırımlar, ceza usul hükümleri, icra suçları, yapay zekâ suçları) eserler
üretmiştir.
6-Raporlar o kadar önyargılarla
doludur ki, yapılan yüksek lisans dahi eleştirilmiş, yüksek lisansın Türkiye’nin
tek yazılı ve ulusal çapta ÖSYM tarafından hazırlanan sınavla alınan, REFERANS
gerektirmeyen/aranmayan, yapıldığı dönemde Türkiye’nin en kaliteli yüksek
lisansı olduğu dikkate alınmamıştır. Bu dönemde yapılan “İstinaf” isimli
çalışmanın, hukuk alanında olmadığını ileri sürenler bulunduğu gibi TODAİE
eğitimin örgün/devam gerektiren bir program olduğu dikkate alınmamıştır.
Müfredatta bulunan derslerdeki ceza muhakemesi hukuku, insan hakları hukuku,
idare hukuku, anayasa hukuku gibi derslerin bulunduğu dikkate alınmamış,
dersleri sunan akademisyenler hiçe sayılmıştır.
Tez programı bir kısım raporlarda
belirtildiği gibi ikinci öğretim de değildir.
7-Raporlardaki ön yargılar o kadar
fazladır ki, hazırlanan doçentlik tezinin ismine aldanarak uluslararası hukuk
alanında olduğu ileri sürüldüğü gibi Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü’nde tek ana bilim dalının Kamu Hukuku ABD olduğu dikkate alınmamış,
tezde ilgili bölümlerde özellikle belirtilen hususun da gözlerden kaçırıldığı
anlaşılmıştır.
8-Raporlardaki önyargı o kadar
fazladır ki sunulan çalışmalar kıyasıya eleştirilmiş, amaca uygun sayıda
kaynakçadan yararlanılmış olması ve verilmek istenilen savla mütenasip kaynak
çalışması bulunduğu dikkate alınmamış, eleştirilmiştir. Tüketilmediği ileri
sürülen kaynakçaların bir kısmının konuyla ilgisi bulunmadığı gibi çalışma
açısından değerlendirilmesinin gerekli olmadığı da dikkate alınmalıdır.
Doçentlik tezinin dahi, yüksek lisans ve lisans sırasında alınan dersler
arasında bulunduğu lise eğitiminin dahi doçentlik tezinin alt yapısına ilişkin
olduğu dikkate alınmamıştır.
9-Raporlardaki ön yargı o kadar
fazladır ki Seçkin yayınevinin uluslararası bir yayın kuruluşu olduğu, yayın
kurulu onayı almayan hiçbir çalışmayı basmadığı, Yetkin yayınevinin ülkemizin
en saygın yayınevlerinden birisi olup, ancak belirli çalışmaları bastığı
dikkate alınmamıştır.
Raporda belirtilen diğer çalışmalar
örneğin tebliğlerin sayısı da içeriği de dikkate alınmamış, kanun ve Yargıtay eleştirisi
olan çalışmalarda dahi kaynakça bulunması gerektiği, ayrı makale olması
gerektiği ileri sürülmüş; çalışmaların hakem değerlendirmesinden geçtiği
dikkate alınmamıştır.
Yukarıdan beri belirtilen hususlar
özetle aleyhime düzenlenen doçentlik raporları;
i-Anayasal eşitlik ilkesine
aykırıdır (Raportörlerin kendi doçentlik başvuru puanlamaları ile aynı dönem
başvuranların başvuru beyannameleriyle kıyaslanamaz farklılıklar vardır).
ii-Kamu düzenine aykırıdır. (25
yıla yakın birinci sınıf hâkimlik mesleği, Hâkimler Savcılar Kurulu izni ile ne
yapılırsa yapılsın önyargının kırılamayacağına/objektif ve hakkaniyetle
davranılamayacağına ilişkin yaygınlaştırılan ve hukuk devleti ilkesini hiçe
sayan yaklaşım),
iii-Kamu yararına aykırıdır. (Başvuranın,
kamuya sunulan çalışma sayılarını dikkate almayan başka alanda başvuru yapmaya
zorlayan, diğer çalışanların şevkini kırıcı ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu iznini
de hiçe sayan niteliği)
iv-Yetki ve konu bakımından hukuka aykırıdır
(Raportörler, ancak hakem tarafından ileri sürülmesi gereken bir kısım
hususlarla çalışmaları eleştirmişlerdir. Bu anlamda yetki sınırları aşılmış,
çalışmaların özgünlüğü dikkate alınmamıştır. Bu anlamda mevzuata aykırı
düzenlenmiş olmaları nedeniyle konu bakımından da hukuka aykırıdır.)
v-Amaç bakımından hukuka aykırıdır.
Her tarafı önyargılarla doludur.
vi-Şekil bakımından hukuka
aykırıdır. (Raporlar, hazırlayanların sahip oldukları unvanla mütenasip
değildir).
Belirtilen nedenlerle,
Hakkımda düzenlenen raporların
dikkate alınmaması,
Farklı bir jüri heyeti tarafından
değerlendirilmesi,
Doçentlik raporlarının, ayrıca ileride
müdahil olabilmelerini ve konuyla ilgili çalışmalar yapılmasını sağlamak adına;
Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na ve Adalet Bakanlığı’na tebliğini,
Benzer durumların yaşanmasının
önlenmesi adına alınacak kararların ulusal bir yayın kuruluşunda ilanını
Saygılarımla arz ederim.
(01/04/2023)
makaleyi çekme yazısı
Gönderdim dergiye. Hakemin birisi hukuka yenilik getirmediğini yazmış buna istinaden bütün yasama üyelerinden halihazırda mevcut ceza huku...
TIBBİ ETİK
-
Yıldızlarla ilgili olanlar: 1-Geceleri fener, gündüzleri söner. 2-Biz biz idik, yüzbin tane kız idik. Gece oldu dizildik, gündüz ol...
-
SAHNE 1 “Bu sene edebiyatı sizin sınıfa ben okutacağım, adım Zühtü. Ben, “yeni” lafını kat'iyyen sevmem. Hele hele edebiyatta zinh...